WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Sözleşmede gecikme tazminatı ödeneceğine dair hüküm bulunmasa dahi yüklenicinin teslimde gecikmesi halinde BK 106/II. maddesi hükmünce arsa sahibi yükleniciden, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde aylık rayiç kira bedelinden az olmamak üzere gecikme tazminatı isteyebilecektir. Sözleşmenin az yukarıda özetlenen maddesindeki 6 aylık süre feshedilemeyen süre olup sözleşmenin bu hükmü gereğince arsa sahipleri teslimde temerrütten itibaren 6 ay süre ile sözleşmeyi gecikme tazminatı alarak feshedemeyeceklerdir. Altı aylık sürenin bitiminden sonra sözleşmenin feshini talep etmeleri mümkün olmakla birlikte bu haklarını kullanmak zorunda değillerdir. Altı aylık sürenin geçmiş olmasına rağmen akdin ifasını bekleyerek gecikmeden doğan zararlarını talep etmeleri mümkündür. Sözleşme hükmünün sadece altı aylık süre için kira tazminatı istenebilecek şeklinde yorumlanması mümkün değildir....

Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında 20/12/2015 tarihinde taşınmaz satışına aracılık sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşme doğrultusunda, nihai alıcı dava dışı ... ile davacı arasında imzalanan 02/10/2016 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine davalının aracılık ettiği ve 8.260-USD komisyon bedeli aldığı, sonrasında davacı tarafça dava dışı nihai alıcı ile olan sözleşmenin feshedildiği hususlarında bir anlaşmazlık yoktur....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/309 Esas KARAR NO : 2023/204 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2014 KARAR TARİHİ : 05/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacılar vekili ......

KARAR Davacı, davalı ile arasında 23.07.2007 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimkenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını,taraflar arasında imzalanmış olan işbu sözleşmeye göre davalı tarafın kendisine 3 oda bir salon,mutfak ve banyodan müteşekkil anahtar teslim bir daire satmayı vaat ve taahhüt ettiğini,bu dairesinin tapusunun söz konusu yer için kat irtifakı kurulduktan sonra en geç üç ay içerisinde adına tescil ve teslim edileceği,yapmış oldukları araştırmalar neticesinde kat irtifakının kurulmasının üzerinden yıllar geçmesine ve uzun zamandır söz konusu blokta oturulmasına rağmen taşınmaz üzerinde inşaa edilmiş olan blokta bulunan davalı tarafa ait 3+1 dairenin teslim edilmediğini, dairenin tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tesciline, gecikme nedeniyle teslim edilmesi gereken tarihten itibaren şimdilik aylık 500,00 TL 12 aylık kira tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....

Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet geçirim borcu yüklenen satıcıdan, edimini yerine getirmediğinde dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanununun 716. maddesi (743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 642.md.) uyarınca açılacak tapu iptali ve tescil davası ile edimin hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davalarının kabulü için öncelikle aranacak unsurlardan birisi, sözleşmenin ifa olanağının bulunup bulunmadığının araştırılmasıdır. Ancak, Yüksek Özel Daire görev yönünü öncelikle incelediğinden, diğer yönler inceleme konusu yapılamamıştır. Bu nedenle sözleşmenin geçerlilik şartları irdelenmemiştir. Bilindiği üzere; mahkemelerin görevi kanunla belirlenir (Anayasa 142.md.; HUMK.md.1/1) HUMK. m. 1/2; "Görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin tespitinde, davanın açıldığı gündeki değer esas tutulmak üzere aşağıdaki maddeler hükümleri uygulanır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/957 Esas KARAR NO : 2021/339 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2020 KARAR TARİHİ : 18/03/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; mevcut borçların ,eksik işlerin ve bedellerinin belirlenerek Silivri .. Noterliğinin 13.07.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı İnşaat Sözleşmesi" nin VE ana sözleşmenin kısmi feshine dair Silivri ......

Davalı ------- tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı, --------- yevmiye sayılı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden-------satın aldığını, satış bedelinin tamamının ödendiğini ancak tapu devrinin yapılmaya yanaşılmadığını iddia ettiklerini, ancak belirtmek gerekir ki; ------- Bankamız arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin teminatı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde Bankamız lehine ------ Dereceden ipoteğinin mevcut olduğunu, ayrıca davalı ---------sahibi ile yüklenici arasında--------imzalanmış, ------------sahibi ----- ise düzenleme şeklinde hasılat paylaşımı karşılığında ----------satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını -------------müvekkil Banka'nın da aralarında bulunduğu davalı diğer Bankalara temlik ettiğini, görüleceği üzere dava konusu taşınmaz üzerine ipotek tesis tarihi davacı ile yüklenici davalı arasında imzalanan düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinden çok öncedir ve dava konusu ihtilaf davacı alıcı, davalı...

GEREKÇE: Dava; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olması gerekir. Eldeki dava gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı olup mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bir davanın nispi ticari dava niteliğinde olması için ise her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Davalılardan ... ... AŞ'nin tacir olduğunda şüphe yok ise de; davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı gibi davacı vekili duruşmadaki beyanında müvekkilinin emekli olduğunu ve yatırım amacıyla davaya konu taşınmazları satın aldığını beyan etmiş olup bireysel yatırımcılarca gerçekleştirilen işlemlerin de tüketici işlemi mahiyetinde olduğu nazara alınarak 6502 sayılı kanunun 3/l ve 73/1 maddeleri uyarınca görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir (aynı yönde İstanbul BAM 13....

Bu durumda mahkemece, yapı kullanma izin belgesinin alınıp alınmadığı alınmış ise hangi tarihte alındığının ilgili belediyeden sorulup belge suretleri getirdildikten sonra, davacıların icra takip talebindeki gecikme tazminatı istemlerinin başlangıç tarihlerinin 31.01.2008 olduğunu dikkate alarak davacıların karar düzeltme dilekçesindeki beyanlarına göre 10.02.2012 tarihine kadar gecikme tazminatı istedikleri gözetilerek davacıların talep ettiği tarihten 10.02.2012 tarihini geçmemek koşuluyla yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarihe kadar davacıların sözleşmeye göre kendilerine bırakılan bağımsız bölümler için istemekte haklı olduğu gecikme tazminatı miktarı konusunda hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken icra takibindeki gecikme tazminatının başlangıç tarihi ve davacıların teslim aldıkları kabul ettikleri tarih gözden kaçırılarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar...

Asıl davada davalılar-karşı davada davacılar vekili, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan borçlarını süresi içinde ve usulen yerine getirmediğini, sözleşme tarihinin 26.12.2006 olduğunu, sözleşmenin 4. maddesine göre taşınmaz üzerinde bulunan yapının 2 yıl içerisinde tamamlanması ve iskân ruhsatının alınması gerektiğini, buna karşın davacı tarafça yapının 27.06.2012 tarihinde bitirildiğini, sözleşmenin 19. maddesinde, yüklenicinin gecikme halinde rayiç kira bedeli ödeyeceğinin belirtildiğini, müvekkillerin yaklaşık 3,5 yıllık kira kaybının bulunduğunu, müvekkiller ile davacı taraf arasında Ankara Mamak Bostancık Mahallesi 37075 ada 40 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak, 20.06.2007 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve daire karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davacı tarafın sadece 37343 ada 6 parsel sayılı taşınmaz için dava açmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkillerin 40 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıdan kaynaklanan 3 yılı aşkın...

UYAP Entegrasyonu