"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı taktirde tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tespit isteminin kabulüne dair verilen 12.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Mahallesi, 7909 ada, 11 parseldeki tapu kaydı maliklerinin iptali ile Hüseyin ve Fatma'dan olma 16.07.1954 doğumlu ... adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davalarının kabulü için aranacak ilk husus, sözleşmenin ifa olanağının bulunup bulunmadığıdır....
Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2014 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ıslah ile ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacıların ...'in mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin müşterek murisi ...'in davalı İ.. Ö..'...
a vekalet verdiği, davacılar dışındaki iştirak maliklerin dava dışı ...ediğini, vekil...ın vekaletnameleri kötüye kullanarak muvazaalı şekilde satış vaadi sözleşmeleri düzenlediği gerekçesiyle satış vaadi sözleşmelerinin iptaline karar verilmiş ise de satış vaadi sözleşmelerinin muvazaalı yapıldığı kanıtlanamamış soyut değerlendirmelerle sözleşmenin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Birleştirilen davadaki satış vaadi sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil talebine gelince, davaya konu taşınmaz asıl davanın davacıları ..., ..., dava dışı ..., ...., ..., ... ve H....in'in murisi... adına kayıtlıdır. Murisin satış vaadinde bulunmayan mirasçıları da mevcut olduğundan taşınmazdaki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete çevrilmeden sözleşmelerin ifa kabiliyeti yoktur. Bu nedenle de birleştirilen davanın davacısının satış vaadi sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil, müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.03.2015 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalıların murisleri ... adına kayıtlı olan dava konusu 9 ada 3, 5, 6, 8, 9; 10 ada 1 ila 36; 11 ada 2; 311 ada 1, 5, 6, 7, 8; 312 ada 1 ila 6 parsel sayılı taşınmazlardaki muris ve murisi evvellerinden gelen hisselerini, ... 4....
Davacı, dava konusu yerin 1959 yılında yapılan satış vaadi sözleşmesi ile murisince satın alınıp parasının ödendiğini, ancak davalılar adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı adına tescil edilmesini talep etmiş, satış vaadi sözleşmesi 1959 tarihli, kadastro ise 1966 yılı tarihli olduğundan, satış vaadi sözleşmesine dayalı talep kadastro öncesi sebep olup 3402 sayılı Yasa uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süreye tabidir ve kadastro öncesi sebebe dayalı davanın dilenebilmesi için kadastro tarihinden itibaren 10 yıllık süre içerisinde açılması gereklidir. Mevcut durumda hak düşürücü süre, 1976 yılında dolduğundan, davacının satış vaadi sözleşmesine dayanarak talep ettiği tapu iptal tescil talebi kabul görmemiş, TMK 713 üncü maddesinin değerlendirmesinde ise, davalıların mirasçısı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 26.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı ile davacılar murisi ...'ın... 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.05.2008 gününde verilen dilekçe ile satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir....
Satışı vaat edilen taşınmaz ile dava konusu taşınmazın aynı taşınmaz olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Davacının dayanağı satış vaadi sözleşmesi yukarıda açıklanan tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan geçerli bir sözleşme olup zilyetlik de sözleşme ile vaat alacaklısı davacıya devredilmiştir....


