WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, biçimine uygun düzenlenen 20.08.1999 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Vaat borçlusu davalı ve karşı davanın davacısı sözleşmenin hile ile yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, asıl davanın davacısı vaat alacaklısı temyiz etmiştir. Gerçekten, karşı davada davacı notere satış vaadi sözleşmesi yapmak üzere değil, taşınmazdaki kiracıların çıkardıkları problemleri gidermek üzere davalı-davacıya vekaletname verilmek üzere gidildiğini, ancak her nasılsa satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini ileri sürdüğünden davada hile iddiasına dayandığının kabulü gerekir....

Dava dilekçesinin içeriği davacı vekili tarafından verilen 14.02.2007 tarihli açıklayıcı beyanlarını içeren dilekçesi ve tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi davacı taraf, hem davalı ile aralarında yaptıkları 05.12.1994 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi nedeniyle davalıya murislerinden intikal eden taşınmazların davacılar adına tapuda intikal ettirilmemesinden doğan paylar yönünden oluşan alacak, hem de bu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden sonra davacılar tarafından diğer hissedarlardan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle alınan payların inanç sözleşmesi iddiasına dayalı olarak ve ayrıca vekaletname ile davalı adına tescil ettirmelerinden dolayı da alacak isteminde bulunmuştur. Mahkemenin, sadece taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunulduğu değerlendirilerek hüküm tesisi yerinde değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.12.2009 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ipotek ve haciz şerhlerinden muaf olarak tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalının paylı malik bulunduğu 266 parsel sayılı 120400.00 m2 tarla cinsli taşınmazda 28.01.2000 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 12500 m2'sini kendisine sattığını beyanla ipoteksiz ve haciz şerhsiz davacı adına hisseli olarak iptal ve tescilini istemiştir. Davalı vekili, zamanaşımı ve ifrazı mümkün olmadığı nedeniyle reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir....

Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi, tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa dahi, lehine satış vaat edilen kişi adına tescil işlemi gerçekleşmedikçe mülkiyetin intikalini sağlamaz. Yukarıda da belirtildiği gibi, Tapu Kanunu'nun 26.maddesi uyarınca; siciline şerh verilen satış vaadi sözleşmesi, 5 yıl süreyle 3.kişilere karşı ileri sürülebilir. Ancak bunun için, anılan süre içerisinde tescil davası açılması ve 3.kişi adına tescil işleminin tamamlanması zorunludur. Bu hak, yukarıda belirtildiği gibi tescil kararı alınıp, tapuya işlenmediği sürece ayni nitelik kazanmaz. Somut olayda; alacaklıların satış talebinin reddine karar verilen ve takip borçlusu adına tapuda kayıtlı bulunan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 767 Ada 3 Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre, dava ve takip dışı ... lehine 04.10.2002 tarih ve ... yevmiye ile satış vaadi şerhi verildiği, alacaklılar vekilinin ise 12.05.2015 tarihinde satış talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır....

Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesinde imzası bulunmayan kayıt maliklerinin de paylarının iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacıların kadastro tespit tutanağına itiraz ve askı süresi içerisinde dava ve talep hakları bulunmakta iken bu hususta herhangi bir itiraz ve davaları bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, uyuşmazlık satış vaadi sözleşmesinin taraflara etkisi ve geçerliliğine ilişkindir. 2....

Taşınmaz Mal Satış Vaadi Sözleşmeleri mülkiyeti geçirim borcunu doğuran akitlerden (T.M.Y.’nın 706. m.) olup, sözleşmede belirtilen miktar ve değerin hayatın ve günün olağan koşullarına uygun olmadığı gibi kamu düzenine ilişkin görev konusu taraf iradesine bırakılmakla sözleşmede belirtilen değerin harç kaybına neden olacağı da gözetilerek, Taşınmaz Mal Satış Vaadi Sözleşmelerine dayalı uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin dava tarihindeki değere göre belirlenmesi gerekir. Yargıtay H.G.K.'nun 29.03.2006 gün 2006/14-91-2006/115 sayılı kararında da taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil davaları ile benzer nitelikteki şufa ve tenkis davalarında da dava tarihindeki değerin esas alınması gerektiği kabul edilmiştir....

Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır. Ancak, bedelden ödenmeyen bir kısım var ise, bu bedel Borçlar Kanununun 81. maddesi uyarınca depo ettirilmelidir. ....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, muvazaa ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, davacıya verilen borcun geri ödenmediğini, satış vaadi sözleşmesinin borcun ödenmesi halinde sonuç doğuracağını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, hüküm yalnızca tazminat yönünden temyiz edildiğinden, 2797 sayılı Yargıtay K.nun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 13.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 21.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.11.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların, gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile sahibi ve hissedarı bulundukları 796 parsel ve 913 parsel sayılı taşınmazları müvekkiline sattıklarını ve bedellerini aldıklarını, iş bu satış vaadi sözleşmelerine göre; davalılardan ...'ın, ... 1....

UYAP Entegrasyonu