DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde, kıymet takdir raporunun, satış ilanının usule uygun tebliğ edilmediğini, ayrıca satış ilanının ihaleden makul süre öncesinde de tebliğ edilmediğini, satış ilanında taşınmazın önemli özelliklerinin ve tapu kaydındaki şerhlerin yazılmadığını, taşınmazın aynından doğan vergi borcunun olup olmadığının araştırılmadığını, e ilan yapılmadığını, belediye panosunda ilan yapılmadığını, satış ilanını tüm ilgililere tebliğ edilmediğini iddia ederek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde , davacının iflasına karar verilmiş olması sebebiyle satış ilanı tebliğine dahi gerek olmadığını, tebliğin de usule uygun olduğunu, fesih sebebi bulunmadığını beyan etmiş, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de, tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan, taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir. 4.Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydından terkini mümkündür. 5.Tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhin lehtarına yöneltilmesi gerekir. 6....
DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; yapılan ihalede; taşınmaz açık artırma ilanında tapu kaydındaki şerhlerin açıkça gösterilmediğini, birden fazla taşınmazın aynı anda satışa çıkartılmasının rekabeti azaltabileceğini, davalı banka tarafından satışa çıkartılan bir ya da iki taşınmaz borcu karşılayabileceği halde 5 taşınmazın birden satışa çıkarılmasının kötüniyetli olduğunu, satış ilanında belirtilen %18 KDV'nin ihaleye katılımı olumsuz yönde etkileyecek derecede fahiş olduğunu, her bir satışın aynı icra dosyasında yapılıyor olmasının tebligatların da usulsüz olduğu sonucunu doğurduğunu, taşınmaz üzerindeki ipoteğin de usulsüz olup buna ilişkin davanın devam ettiği nedenlerine dayanılarak gerçekleşen ihalenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; yapılan ihalede; taşınmaz açık artırma ilanında tapu kaydındaki şerhlerin açıkça gösterilmediğini, birden fazla taşınmazın aynı anda satışa çıkartılmasının rekabeti azaltabileceğini, davalı banka tarafından satışa çıkartılan bir ya da iki taşınmaz borcu karşılayabileceği halde 5 taşınmazın birden satışa çıkarılmasının kötüniyetli olduğunu, her bir satışın aynı icra dosyasında yapılıyor olmasının tebligatların da usulsüz olduğu sonucunu doğurduğunu, taşınmaz üzerindeki ipoteğin de usulsüz olup buna ilişkin davanın devam ettiği nedenlerine dayanılarak gerçekleşen ihalenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/572 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve davacılar adına tescile, karar verildiği ve taşınmazın davacılar adına tescil edildiği, dava konusu şerhlerin davacıların değil dava dışı inşaat şirketinin borcundan kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, tapudaki sınırlandırıcı kayıtların kaldırılması yerine davanın reddine ilişkin hüküm tesisi yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/04/2017 tarih 2014/466 E. - 2017/53 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne; Kocaeli ili, Gölcük ilçesi, Dumlupınar Mahallesi, 10 ada, 40 parselde kayıtlı 100/1230 arsa paylı 1.kat 1 numaralı mesken vasıflı taşınmaz üzerinde davalılar lehine tesis edilen ipotek ve hacizlerin fekkine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından istinaf konusu yapılmayan bir hususun değerlendirilmesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ipotek tesisi için eşin yazılı ve açık muvafakatinin bulunması gerektiğini, taşınmaz üzerine kurulan dava dışı şirket lehine verilen ikinci ipotek sırasında taşınmazın tapu kaydındaki şerhlerin bilgi olarak gösterildiğini, müvekkilinin bu işlem ile davalı şirkete ait ipotekten haberdar olmasının iyi niyetini ortadan kaldırmayacağını, zira ipotek işleminde ayrı bur muvafakat alınması gerektiğini, dava açıldığı tarihte icra takibinin olup olmamasının da açık rıza işlemine bir etkisinin bulunmadığını, icra takibi nedeniyle işbu davanın açılmasının müvekkilinin iyi niyetli olmadığının göstermeyeceğini belirterek davanın reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
Hukuk Dairesinin 07/12/2017 tarih, 2017/2212 Esas ve 2017/2289 Karar sayılı ilamı ile, "...İlk derece mahkemesince asıl dava açısından davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli olmadığı, Bakanlar Kurulunun Yargıtay tarafından benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca taşınmazın arsa vasfında olup olmadığı yeniden araştırılmalı, taşınmazın burada belirtilen ilkelere göre arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre tapu iptali ve tescil kararının kesinleştiği tarihteki gerçek değeri tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ve Orman Yönetiminin karşılık davasında, el atmanın önlenmesi ve şerhlerin kaldırılması talepleri hakkında bir karar verilmediği.....
Genel Müdürlüğüne baş vurarak taviz bedeline tabi olmayan vakfa ait kaydın kaldırılmasını bu idareden talep eder veya yine aynı şekilde tapu siciline yazılan şerhin taviz bedeli ödenmesini gerektirmeyen vakıflardan olduğunu ileri sürerek bu istemini mahkemede dile getirebilir. Burada kayıtlarda bulunamayan vakıf şerhinin yazılması ayrı bir evre ve sebeplere, vakıf şerhinin kaldırılması da yazılmasından ayrı nedenlere dayanılarak dava konusu yapılabilir. Çünkü kayıtlara vakıf şerhi o vakfın sahih veya gayrisahih vakıf olduğuna bakılmaksızın (dava konusu olayda olduğu gibi) yazılabilir. Ancak kaldırılması ayrı nedenlere bağılı olduğundan bir tapu kaydındaki vakıf şerhinin taviz bedeli ödenmeksizin kaldırılması için o vakfın gayrisahih vakıf olduğunun saptanması gerekir. Tapu kayıtlarına vakıf şerhinin işlenmesinin hukuki nedenleriyle kayıtlardaki vakıf şerhinin kaldırılmasının hukuki nedenleri ayrı ayrı olacağından kesin hükümden sözedilemez....
Bodrum Kat ''B 028" no’lu bağımsız bölümün davalı Arsa Sahibi adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydındaki davalı Bankalar nezdinde olan ipotek vs. tüm kayıt ve şerhlerden mürekkep takyidatın terkinini, aksi halde HMK'nın 111. Maddesi uyarınca terdiden; satış bedeli davalı Arsa Sahibi ... A.Ş. lehine ... Bankası A.Ş'nin ilgili hesabına yatırıldığından satış bedeli için ödenen 3.894.000,00 TL (ÜçMilyonSekizYüzDoksanDörtBinTürkLirası) karşılığı olarak davalı ... A.Ş.'...
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davaların kabulüne dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan 15.02.1978 ve 19.01.1979 tarihli ipotek şerhlerinin kaldırılmasına dair verilen kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2011/8841 Esas -9278 Karar sayılı ilamıyla kararın onanmasına karar verilmiş ve karar kesinleştirilmiştir. Tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhin lehtarına yöneltilmesi gerekir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez....


