Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Tescil" başlıklı 1008. maddesinde taşınmaza ilişkin olarak şerhlerin tapu kütüğüne tescil edilebileceği, 1014. maddesinde bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesinin, ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabileceği, 1023. maddesinde tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. Dava konusu somut olayda; bağımsız bölümler üzerindeki haciz şerhleri taşınmazlar dava dışı arsa sahibi... adına kayıtlı iken arsa sahibinin kefil olduğu dava dışı şirketlerin borçları nedeni ile şerh edilmiştir....
tapu kaydına göre davacı şirketin vergisi ihtilaflı taşınmaza 02/06/2008 tarihinde malik olduğu, taşınmazın 07/12/2007 tarih ve 1/1000 ölçekli, 30/09/2013 tarih ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave planlarında konut alanında kaldığı, sözkonusu taşınmazın tapu kaydına 05/04/2007 tarihinde T.C....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/481 E. sayılı dosyası ile tedbiren durdurulduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine taşınmaz üzerindeki haczin düşmediğini, davacı yanın muhdesatın aidiyetini ispat etmeden tescilini aldığı taşınmaza işlenen hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini, davacının kardeşi ile ilgili husumetlerinin müvekkili şirket tarafından bilinemeyeceğini, şerhin kaldırılması davalarında bedelden bahsedilemeyeceğinden tüm alacaklılara kusur atfedilerek müvekkil aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1009 uncu maddesi uyarınca; "...şerhedilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerhedilebilir....
Hukuk Dairesi'nin 12.10.2011 tarih ve 2010/3775 E, 2011/5854 K sayılı ilamıyla, davacılar vekilince 23.03.2010 tarihli dilekçe ile dava konusu 12 no'lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile tüm tahditlerinden ari şekilde tescilinin talep edildiği, bu isteme karşı davalı tarafça herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, 12 no'lu taşınmazın tapu kaydında lehine tahdit konulan gerçek ve tüzel kişilerin davanın tarafı olmalarının zorunlu olduğu, bu durumda bu kişiler hakkında dava açılması için davacılar vekiline süre verilmesi, açılan davanın eldeki dava ile birleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada verilen süre üzerine açılan birleşen davada davacılar vekilince, 12 no'lu bağımsız bölüm üzerindeki tahditlerin kaldırılması talep ve dava edilmiştir. Birleşen davada davalı Z. Bankası A.Ş. vekili, MDT İnş. Taah. İnş. Malz. Turz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'...
göre, arsa sahibinin tapu kaydındaki ipotek, tedbir ve hacizleri kaldırması gerektiği, aksi halde bu geçen sürenin de sözleşme sürelerine ilave edileceği, bugüne kadar belirtilen şerhlerin kaldırılmamasından dolayı kendilerinin uğrayacağı zararları tazmin etme haklarını saklı tuttukları..." nın bildirildiği, Beşiktaş .......
sayılı kararı ile; Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 119/1-ğ maddesi uyarınca dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun gösterilmesi zorunlu olduğu, davanın tapu iptali ve tescil davası ile el atmanın önlenmesi davası niteliğinde bulunduğu, tapu iptali ve tescil davaları, mülkiyet aktarımını sağlamaya yönelik davalar olup, dava sonunda davalı aleyhine hüküm verildiğinde kaybedilecek olan hakkın mülkiyet hakkı olduğu, taşınmazın tapu kaydında beyan ya da şerh bulunması durumunda, tapu kaydındaki belirtmeler veya şerhler nedeniyle şahsi hak sahibi olanlara husumet yöneltilerek, bu belirtme veya şerhlerin silinmesi istenilmediği sürece, salt iptal ve tescil hükmü nedeniyle bu hakların ortadan kaldırılması mümkün olmadığından iptal ve tescil istemi yönünden kendilerine husumet yöneltilmesine gerek bulunmadığı, kaldı ki, bir kimsenin, sahibi olmadığı bir hakka ilişkin olarak savunma yapması ve delil göstermesinin mümkün olmadığı gibi davanın aleyhine sonuçlanması durumunda, sahip...
sayılı emsal içtihatlarında da açıklandığı üzere, "Tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhin lehtarına yöneltilmesi gerekir." Yargıtay . HD.nin 21.02.2017 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere, "Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır... Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur."...
Öte yandan, tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhin lehtarına yöneltilmesi gerekir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya davetle zorunludur. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, dava konusu hisse üzerinde ... Tic. ve San. İşl. A.Ş lehine, 457.800 YTL değerinde ipotek şerhi bulunduğu anlaşılmıştır....
nin...Köyü 499 ada 5, 6, 7, 8 parseller...Köyü 497 ada 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılı parseller...Köyü 498 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 ve 19 sayılı parseller yönünden açmış olduğu tapu kaydında bulunan 2/B şerhinin silinmesi davasının kabulüne, 6) Davacı karşı davalı ...'nin...Köyü 497 ada 1 sayılı parselin 03/03/2010 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 93 m², 497 ada 2 sayılı parselin (A) harfiyle işaretli 273 m², 499 ada 3 sayılı parselin (A) harfiyle işaretli 33 m², 499 ada 4 parselin (A) harfiyle işaretli 347 m², 499 ada 9 sayılı parselin (A) harfiyle işaretli 347 m²'lik kısmının tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı ... ve davalı-karşı davacı ...arafından temyiz edilmiştir....
Bankası lehine 9.387,00 TL bedelli oldukları ve eski tarihli olduğunun görüldüğü, söz konusu şerhlerin kaldırılması yönünde satıcının yasaya uygun şekilde temerrüde düşürülmeksizin, davalının temerrüde bağlı hukuki sonuçlardan yararlanmasının mümkün olmadığı, diğer yandan taraflar arasındaki sözleşmede alıcının gayrimenkulü gördüğü ve gerekli yerlerden araştırdığı ve son hali ile almayı kabul ettiğinin belirtildiği, bu hali ile taşınmazın hukuki durumunun davalı tarafından araştırıldığı ve mevcut durum hakkında bilgi sahibi olduğu karinesinin göz ardı edilemeyeceği, bu çerçevede tapu kaydındaki şerh ve düzenlemelerin davalı tarafından satışa engel bir durum olarak ileri sürülmesinin dosya kapsamına uygun olmadığı, davacı vekili yanlar arasındaki sözleşmenin, bir sözleşme kurma taahhüdünü içermekte olduğu, amacın, taşınmaz devrini içerecek bir sözleşme yapılacağı konusunda mutabakat sağlamak olduğunu, davalının ise resmi şekle tabi asıl sözleşmenin yapılmasına yanaşmadığını belirterek sözleşmede...


