Somut olayda; idari işlem sonucu oluşan ve ilgilisine şahsi hak tanıyan bir zilyetlik belgesi olan davaya konu 13.02.1985 tarihli tapu tahsis belgesi dayanak yapılarak tapu kaydının iptali ve davacı adına tescil istenmektedir. İptal ve tescil isteminin dayanağı olan belgeye yönelik idari işlemin yerindelik denetimi idari yargının görev alanına girmekte ise de tapu iptali ve tescil istemi ancak adli yargıda görülebilir. Bu nedenle mahkemenin davanın esasını inceleyip sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı gerekçe ile yargı yolu bakımından davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.12.2008. tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/07/2013 NUMARASI : 2011/334-2013/259 Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkemenin gerekçesine göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-Mahkemece, dava konusu taşınmazlardaki davalı üzerindeki tapuların, davacının payı oranında iptali ile işbu payların davacı Osman oğlu S.....
Hükmü, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir. Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazine'nin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır. İmar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği; bu durumda; dayanıksız kalan tapu kaydının iptal edilerek kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyası şeklinde karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır....
Ancak Mahkemece; davacı tarafından tapu iptal ve tescil talebi yönünden verdiği red kararını “... halen iştirak halindeki mülkiyet müşterek mülkiyete çevrilmediğinden bu aşamada iptal tescil davası açmasında hukuki yararı olmadığı belirlenmiştir....
Ö..’e davayı yöneltmek suretiyle payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davanın kayıt malikine yöneltilip yöneltilmediği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Dosya arasında mevcut tapu kaydı ve kadastro tutanağındaki bilgilere göre kayıt maliki ... oğlu 1951 doğumlu H.. Ö..’dir. Tapu iptali ve tescil davası kayıt malikine karşı açılır. Öncelikle, uyuşmazlık konusu taşınmazın kim adına kayıtlı olduğunun belirlenmesi, gerekirse ilgilisine tapu kaydındaki bilgilerin düzeltilmesi için süre verilmesi, davalı adına kayıtlı bulunmadığının anlaşılması halinde davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Davalının kayıt maliki olduğunun belirlenmesi halinde ise, dava mirasçılar arasında iptal ve tescil isteğine ilişkin bulunduğuna göre, usulüne uygun dava ve istekleri bulunmayan ve adları karar başlığına davacı olarak yazılan diğer mirasçıların da dahili dava yoluyla davaya katılarak haklarında hüküm kurulması doğru değildir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacıya ait 618 kadastral parsel sayılı taşınmazın, davalı belediyenin 27.03.2003 tarih, 6 sayılı Meclis Kararı ve revizyon imar planı ile imar parseline dönüştürüldüğünü; ancak anılan imar planının, ... 1....
Terditli davasında öncelikli talebi tapu iptali ve tescil olduğuna göre, tapu iptali ve tescil isteminin yeterli gerekçe gösterilmeden reddedilmesi doğru görülmemiştir. 2-Birleşen davada, 25.03.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmenin vekalet görevi kötüye kullanılarak yapıldığı ileri sürülerek iptali talep edilmiş olmasına rağmen, bu taleple ilgili yeterli araştırma yapılmadan gerekçesiz olarak reddedilmesi isabetsiz olmuştur. 3-25.03.2008 tarihli noterde yapılan sözleşmenin geçerli olduğu sonucuna varılması ve tapu iptali tescil kararının verilmesinin mümkün olmaması halinde, dükkanın ...’e teslim edildiği tarihte sözleşmeye göre yükleniciye intikal etmesi gereken 16/1060 hissenin teslim tarihi itibariyle rayiç bedelin tespit edilerek anılan sözleşmeye göre varsa eksik ve ayıplı imalat bedeli, peşin alınan meblağda mahsup edilerek ve davacı ...’in Küçükçekmece 1....
O hâlde, tapu iptali ve tescil isteminin reddi gerekirken; mahkemece, kabul edilmiş olması doğru olmayıp, karar bu nedenle de bozulmalıdır. 3) Mahkemece, tapu iptali ve tescil kararı ile birlikte, satış bedelinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine de karar verilmiştir. Dairemiz çoğunluğunca hükmün tapu iptali ve tescile ilişkin bölümü onanmış, bedelin iadesine ilişkin bölümü ise bozulmuştur. Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, Yargıtay temyiz edilen hükmü temyiz eden aleyhine olarak bozamaz, buna aleyhe bozma yasağı denir. Karar, sadece davalı tarafından temyiz edildiğine göre, davalı aleyhine bozma kararı verilemez. Mahkemenin satış bedelinin davalıya iadesine karar vermesi davalı yararına bir durum olduğundan, Dairemiz çoğunluğu tarafından bedel yönünden verilen bozma kararı davalının aleyhine olup, aleyhe bozma yasağı ilkesine aykırıdır....
Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamaları ile yukarıdaki açıklamaya göre TMK'nin 713/2. maddesinde yer alan maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan nedenine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında davanın öncelikle Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Davada bilinmeme nedeninin yanı sıra ölüm nedenine dayanılarak iptal ve tescil talebinde bulunulmuştur. Bu nedenle dava konusu taşınmazın maliki ...'...
Tüzel Kişiliği adına ve 49 nolu parselin ... adına olan tespitlerin iptali ile, iş bu taşınmazların ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ..., ... ve ... sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, hükümde tapunun iptali yerine tespitin iptaline karar verilmesi isabetsiz ve bozma nedeni ise de, bu husunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1 numaralı bendinde yer alan “tespitlerin” ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine, "tapu kayıtlarının" ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. F/A...


