Bu durumda davacı TBK 227-I-1 ve II. Fıkraları gereğince sözleşmeden dönme, bedel iadesi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dava konusu telefonda ayıbın gizli ayıp olması, sonradan ortaya çıkması, tamir hakkının kullanılmasına rağmen telefondaki sorunların giderilememesi, davalı teknik servislerin sorunu giderememesi nedeniyle davacının davasının kabulü ile bedelin iadesi gerekmiştir. Davalı Aplle firması tarafından tamir işlemlerinin yerine getirildiği, buna rağmen telefonun imalattan kaynaklı arızasının bulunması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddi gerekmiştir. Konuya ilişkin bilirkişiden rapor alınmış, 30/12/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle, Davacı, ... (Cihaz) marka cep telefonunu 19.08.2019 tarihinde aldığı, cihazın ilk olarak 14.04.2020 tarihinde ... Apple Yetkili Teknik Servisine teslim edilmiş olduğu, ardından 13.07.2020, 11.09.2020, 05.10.2020, 04.12.2020, 11.12.2020 tarihlerinde toplam altı kez arıza sebebiyle ......
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT:Dava, davacının satın aldığı aracın ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebine ilişkindir. 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde; İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir....
Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. Davacıya ait aracın eksik ÖTV ödenerek davacıya satışının gerçekleştiği sabittir....
dönme talep edilmesi halinde sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığı ve tazminat miktarı konularında 1 makine mühendisine tevdine karar verilmiş, dosya mahkememizce resen seçilen makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"..her ne kadar davaya konu klimalar davacı kurumda muhafaza edilmeye çalışılsa da paslanmaya yüz tuttuğu, davaya konu klimalar kullanım olmadığı ve kullanım için hazırlanmadığından dolayı çalışıp çalışmadığının tarafımca tespit edilemediği, iade faturası dosyada mevcut olmadığından ve davacı kurumca da yerinde inceleme esnasında tarafıma sunulmadığından bu hususun tespit edilemediği, klimalar çalışır ya da takılı olmadığı için ayıbın da tarafımdan tespit edilemediği.." şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden dönerek bedel iadesi talep etmektedir.Davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından...
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin haklı nedenle feshine dayanılarak cezai şart bedeli, davacıya ödenen eser bedelinin iadesi, manevi tazminat, menfi zarar ve davalıya sözleşme gereği teslim edilen bilgisayarların aynen iadesi isteklerine ilişkindir. HMK Madde 166- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Hükmünü taşımaktadır. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... (... Mobilya) tarafından davalı......
Mahkemece bedel iadesi koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile dava red edilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının satın aldığı aracın merkezi kilit sistemi ile ilgili son arızanın 15.9.2005 tarihinde meydana geldiği ve bu arızanın davacının talebi doğrultusunda ücretsiz olarak giderildiği dosya kapsamından anlaşıldığı gibi tarafların da kabulündedir. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4.maddesinde tanınan haklardan tamir hakkını kullanan tüketicinin aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması ve üçüncü arızanın da ücretsiz giderilmesi karşısında sözleşmeden dönme hakkını makul sürede kullanması zorunludur. Aksi halin kabulü MK.2.maddede sözü edilen hakkın kötüye kullanılması halini oluşturur....
/Saat olduğunu, davaya konu aracın yed-i emin ücreti hakkını saklı tuttuğunu belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, terditli dava niteliğinde olup, terditli birinci talep iş makinesi bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasından, terditli ikinci talep ise kira ve kullanım bedelinin tahsiline ilişkin tazminat davasından ibarettir. İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile, taraflar arasındaki satım sözleşmesi niteliklerine haiz ticari ilişki kapsamında eldeki davanın davalısına teslim edilen iş makinesinin ayıplı olduğu, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği kabul edilerek iş makinesinin iadesi şartıyla makine bedelinin satıcıdan tahsili ile alıcıya ödenmesine karar verildiği, kararın 04.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır....
Dava konusu olayda, davacı tercih hakkını öncelikle bedel iadesi, olmadığı takdirde aracın yenisi ile değiştirilmesi olarak kullanmışsa da, daha sonra 19.09.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile aracın geçirmiş olduğu trafik kazası ve pertotal işlemi nedeniyle aracı iade etmesinin mümkün olmadığını bildirerek, satış bedelinden sigorta şirketinden almış olduğu tazminat miktarını mahsup ederek kalan 5.075,00 YTL'nin ödetilmesini istemiştir....
Davacı vekili dava dilekçesinde sözleşmeden dönme hakkını kullanıp bedel iadesi talep etmiş iken ıslah dilekçesi ile ayıp oranında indirim talep ederek talep sonucunu daraltmıştır. Islah müessesesi kapsamında talebin daraltılamayacağı, zira medeni usul hukukumuzda iddianın ve savunmanın teksifi ilkesi geçerli olduğundan, ıslahın iddianın ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi için başvurulabilecek bir yol olduğu, davacı tarafın ıslah yolu ile talebini daraltamayacağı mahkememizce değerlendirilmiştir. Kaldı ki ---- sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir." hükmünü içermekte olup, davacı tarafın ıslah müessesine başvurmasına gerek bulunmamaktadır....
b. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi şöyledir: " Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." 3....


