İdare Mahkemesi'nce; dava konusu işlemlerin dayanağı olan davacının 05.12.2014 tarihli istifa dilekçesinin verildiği tarihten, davalı üniversite tarafından işleme konulduğu 29.05.2015 tarihine kadar uzun bir süre geçtiği, bu süreçte Fakültenin işleyiş ve yönetimi bakımından Üniversite yönetimiyle sorunlar yaşandığı görülmekle birlikte; davacının imzasını inkar etmediği, rektörün istemi nedeniyle verildiğini belirtmekle birlikte iradesini sakatlayacak biçimde zorlandığı yada yanıltıldığına yönelik makul nedenler ileri sürmediği istifa dilekçesini işleme konulmadan önce aynı yöntemle geri almaya yönelik bir irade de göstermediği, istifasının kabulüne yönelik işlemlerin tebliği öncesinde de bir başka dilekçe ile zaten … görevinden istifa ettiği ve davanın nedenleri gözönünde bulundurulduğunda; davacının kendi iradesi ile verdiği istifa dilekçesinin salt aynı dönemde değil, yaklaşık altı ay sonra işleme konulmasının; davacının geri almadığı istifası üzerine … görevinin sona erdirilmesi ve...
uyarınca Toplu İş Sözleşmelerinin hükümsüzlüğü, 46 ncı maddeye göre, uygulanmakta olan bir grev ve lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespiti, 47 nci madde uyarınca, gereği grev ve lokavtın durdurulması, 51/4 maddesi gereğince, grevin sona erdirilmesi, 60 ıncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmesinin yorumu istemlerinin, işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye başvurulabileceği düzenlenmiştir....
(6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması hâlinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir." şeklindeki, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun'un "Gebeliğin Sona Erdirilmesi" başlıklı 5. maddesinde yer alan; "Gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edilir. Gebelik süresi, on haftadan fazla ise rahim ancak gebelik, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporları ile tahliye edilir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-b. maddesinde yer alan ortak nitelik koşulunu kaybettiği yönünde yeterli bilgi belge bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylemi ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtildiğinden, davacının görevinin haksız olarak sona erdirilmesi nedeniyle görevinden ayrı kaldığı süre içinde yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir....
nın ifadesi ile sabit olduğu gerekçesiyle davacının taşıdığı mesleki sıfatını dikkate almaksızın gerçekleştirdiği bu davranışıyla Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "atamalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda, itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak nitelik taşımak" şeklindeki şartı yitirmesi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi gereğince idari yönden Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevinin sona erdirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Getirilen bu teklif doğrultusunda davacının Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin tesis edilmesini takiben, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır....
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davalının, müvekkili sendikanın 31 Temmuz-01 Ağustos 2010 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda sendika genel başkanlığına seçildiğini ve bu görevinin 22-23 Eylül 2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda sona erdiğini, davalının görev yaptığı süre içerisinde sendikanın tüm gelir ve giderlerini bizzat idare etme yetkisini kendi üzerinde topladığını, davalının bu yetkileri kötüye kullanarak sendikanın parası ile özel borçlarını ödediğini, sonra da bunları sendika muhasebesinde kapatmak için sendikal gider sayılamayacak geçersiz belgeler sunduğunu, bu sebeple sendika merkez yönetim kurulunun davalı haricindeki diğer sekiz üyesinin olağanüstü genel kurul kararı aldığını, bu genel kurulda, davalı, usulsüz ve sendikaya...
Görüldüğü gibi “işyeri sendika temsilciliğinin güvencesi”, temsilcisinin feshe karşı korunması 24. Maddede, sendika özgürlüğünün güvencesi, sendika üyeliği veya sendikal faaliyet nedeni ile feshe karşı koruma ise 25. Madde de ayrı ayrı ele alınmıştır. Sendika işyeri temsilcisinin güvencesi, temsilcilik sıfatından kaynaklanmakta ve temsilcilik görevi ile sınırlı tutulmaktadır. Bir anlamda aslında sendikal faaliyeti ön planda olup görevinin getirdiği bir güvencedir. Eğer görevi sona ermiş ise bu nedenle iş sözleşmesi feshedilmiş olduğunda, o zaman (sendikal faaliyet nedeni ile fesihten dolayı) 25. Madde ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18/3 maddesi devreye girer(Süzek. S. İş Hukuku, Geniletilmiş 11. Bası. İstanbul. s: 677)....
Davacı tanıkları davacının grev sözcüsü olduğu veya grev sözcüsü gibi hareket ettiğini ve grev sırasında ön planda olduğunu bu nedenle iş akitlerinin feshedildiğini, şu anda sendika temsilcisi 2 üyeden başka işyerinde sendikalı işçi bulunmadığını yemeğe katılımın zorunlu olmadığını, davacının o gün vardiya görevinin olduğunu beyan etmiştir. Her ne kadar davacının iş sözleşmesi TİS imzalanması sonrası İş Güvenliği Günü yemeğine katılmadığı ve diğer çalışanları da boykota teşvik ettiği gerekçesiyle feshedilmişse de fesih ihbarında belirtilen tüm hususlar davalı işverence ispat edilememiştir. Davacı tanık beyanlarıyla da davacının iş sözleşmesinin işyerinde yapılan ve 107 gün süren grev sırasında ön plana çıktığı ve sözcü olarak beyanlarda bulunduğu için feshedildiği, işyerinde sendikaya üye sayısının iki işçiye kadar düştüğü şeklindeki ifadeler ve dosya kapsamıyla işyerinde sendika üyelerine baskıların devam ettiği sabit olmuştur....
a tanıklık yapacağını kendisine söylediğini, sendika il ilgili bilgisinin olmadığını, davacının işten çıkarılması ile ilgili teklifi kendisinin yaptığını, davacının işten çıkarılmasını kendisinin istediğini, fazla mesaiye kalmak istemediğini, bu konuda sıkıntı çıkardığını, verilen talimatları gereği gibi yerine getirmediğini, davacının iş akdini sona erdirmek isteği ile ilgili işverene dilekçe verip vermediği konusunda bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Yine tanığı ... yeminli beyanında; davacının ilaç yapım işi ile uğraştığını, davacının iş akdinin karşılıklı anlaşmak suretiyle sona erdirildiği ve davacıya tazminatlarının da ödendiğini bildiğini, davacının ...'...
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Temyiz: Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf temyiz başvurusunda bulunmuştur....


