Biyolojik Ürünler Ecza Deposu Veteriner Tıbbi ve Medikal Ürünler Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ’ne ödeneceğine temlik eden davalıya ödenip, temlik alanca davacı aleyhine ... 13.İcra Dairesi’nin 2022/... esas sayılı dosyasında başlatılan takip neticesinde davacı tarafından haksız olarak ödendiği iddia olunan 71.905,10 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden davalılardan tahsilinin mümkün olup olmadığı hususuna ilişkindir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Dava, Borçlar Kanunu 61 ve devamı maddelerine dayanan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak isteminden ibarettir. Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez....
Sayılı ilamı ile sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince fazla ödeme ile ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiş, mahkemece; 02.04.2014 tarihli kararında bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 3.069.88 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davada, sebepsiz zenginleşme koşullarına göre, davalıya fazla ödenen maaşın tahsili talep edilmektedir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, dava konusu alacağa faiz işletilmesi için TBK'nun 117/1. (BK.nun 101/1.) maddesinde, "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" hükmü gereğince davalının temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Davalıya gönderilen ihtarnamenin 19.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve alacağın bir ay içinde ödenmesi talep edildiğine göre temerrüt tarihinin 19.01.2012 tarihli olduğu anlaşılmaktadır....
Bununla birlikte dava sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ikame edilmiş ve haciz baskısı altında ödendiği iddiasıyla takip dosyasına yapılan ödemenin davalı/takip alacaklısından tahsili talep edilmiş ise de davacı, takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olup İcra İflas Kanunu'nun 9 ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılmaktadır. Buna göre takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin, ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, somut dava yönünden davalı takip alacaklısının sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığı görülmektedir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Somut olayda; taraflar arasında haricen düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle, davacı tarafından davalıya.5.000 TL ödendiği, ancak tapuda resmi satışın yapılmadığı anlaşılmakta olup, satış tarihi itibariyle tapulu olan taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (TMK.nun 706, BK.nun 213, Tapu K.nun 26 ve Noterlik K.nun 60. maddeleri). Bu durumda taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karşılıklı olarak verdiklerini iade ile yükümlüdürler. Hukuken geçersiz sözleşmeden kaynaklanan bu nitelikteki bir uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme kurallarına göre çözümlenip tasfiye edilebilmesi için öncelikle sebepsiz zenginleşmenin kapsamını tespitteki ilke ve esasların açıklanmasında yarar vardır....
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın İİK'nun 72/6 ve 7. fıkralarında düzenlenen istirdat davası olup (1) yıllık hak düşürücü sürede açılması gerektiği, icra müdürlüğünce verilen cevapta takip konusu borcun bittiği ve en son ödemenin 25.12.2007 tarihinde yapıldığı, son ödeme tarihi ile davanın açıldığı 11.05.2009 tarihi arasında İİK'nun 75/7 maddesinde öngörülen (1) yıllık hak düşürücü süresinin geçmiş olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan Ltd. Şti vekilince temyiz edilmiştir. Dava, icra takibinde taraf olmayan davacının hakedişleri üzerine haciz konularak tahsil edilen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak faizi ile tahsili istemine ilişkindir....
Haksız iktisapta ana kural; sebepsiz zenginleşen kimsenin geri verme anındaki zenginleşmesinin iadesidir. Başka bir ifade ile sorumluluğun çerçevesini belirlemede, ilk zenginleşme anındaki durum değil, ondan sonra iade anına kadar meydana gelen azalma ve çoğalma da mutlaka göz önünde tutulur (Tunçomağ sf. 637-638). Somut olayda, davalı, irtifak hakkı tesisi sözleşmesi hükümlerine göre 2006-2007 dönemi için belirlenen irtifak bedelinin tahsilini talep etmiş olup, açıklanan niteliği gereği davalının iyiniyetli olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda iade borcunun kapsamının belirlenmesinde Borçlar Kanununun 63/1(6098 sayılı Borçlar Kanunu 79/1) maddesindeki düzenleme esas alınmalıdır. Hüsnüniyetli olan davalı iade anında elinde kalan veya olan değerleri geri verecektir. Bu değerler sebepsiz zenginleşme ile bağlantılı olarak oluşan ve para ile ölçülebilen yararlar olarak anlaşılmalıdır. Bu durum tabii semereler (doğal verimler) veya örneğin kira ve faiz gibi medeni semereleri de kapsar....
K A R A R Davacı, davalının banka hesabına borç olarak 07.04.2011 tarihinde 10.000,00 TL ve 3.000,00 TL para gönderdiğini, gönderdiğini paranın kendisine geri ödenmediğini ileri sürerek toplamda 13.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, borç olarak verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının parayı aldığını, bankadan çektiğini kabul ettiği, paranın nereye harcandığının resmi bir belge ile belli olmadığı, davacının, davalıya borcunu ödediği savunulmadığına göre veya bağıştan söz edilmediğine göre, paranın borç olarak gönderildiğinin kabul edildiği, esasen, para şirket için gönderilse bile, şirket kayıt ve belgelerinde nereye kullanıldığı gösterilmediğine göre, resmi kayıtlarda yer almadığına göre, para davalının aktifinde sebepsiz bir zenginleşme yarattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın daha önce yine davaya konu edildiğini, aynı davanın tekrar açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkilinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, TBK'nın 77. Maddesine göre müvekkili ile davacı arasında herhangi bir borç ilişkisi doğmadığından sebepsiz zenginleşme için şartların sağlanmadığını, taraflar arasında bir borç ilişkisi doğmadığından müvekkilinin davacının malvarlığından veya emeğinden haksız olarak zenginleşmiş olmasının mümkün olmadığını, iş bu haksız dava ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olacağını, alacaklı olmadığı halde haksız bir şekilde müvekkilinin borçlu olduğunu iddia ettiğini, davanın reddine karar verilmesini, %20 oranından az olmayacak miktarda kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın daha önce yine davaya konu edildiğini, aynı davanın tekrar açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkilinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, TBK'nın 77. Maddesine göre müvekkili ile davacı arasında herhangi bir borç ilişkisi doğmadığından sebepsiz zenginleşme için şartların sağlanmadığını, taraflar arasında bir borç ilişkisi doğmadığından müvekkilinin davacının malvarlığından veya emeğinden haksız olarak zenginleşmiş olmasının mümkün olmadığını, iş bu haksız dava ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olacağını, alacaklı olmadığı halde haksız bir şekilde müvekkilinin borçlu olduğunu iddia ettiğini, davanın reddine karar verilmesini, %20 oranından az olmayacak miktarda kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir....


