İdare Mahkemesi'nin 2011/482 Esas ve 2011/369 sayılı kararı ile, davalının, dava konusu olay nedeni ile maaşından kesinti yapılmasına ilişkin işlemin iptalinin talep edilmiş olduğu, dava konusu talep edilen ödemenin dayanağı olan idari işlemin iptaline dair bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkeme gerekçesinde bir isabet bulunmamaktadır. Kaldı ki; mahkemeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun verdiği kararlara uymak zorundadırlar. Hal böyle olunca, mahkemece; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/3-590 Esas sayılı kararında da belirtildiği gibi, şart tasarrufa konu olmayan dava konusu hatalı ödemelerin, borçlar hukukunun sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri alınmasına karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının aksine hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Karar sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, takibin devamı kararı üzerine asıl alacak, faiz, masraflar dahil 158.600,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin mahkeme kararı ile alacağının varlığı ispatlandığını, 112.277,74 TL alacağın davalı tarafça ödendiğini, akabinde, davalı firmayla devam etmekte olan ticari ilişki kapsamında davalı firmaya 233.464,24 TL ödenmesi gerekirken, sehven davalıdan tahsil edilen müvekkili şirketin alacağına konu 112.277,74 TL de dahil edilerek 08/08/2018 tarihinde toplam 345.741,98 TL davalıya ödendiğini, işbu ödemenin yapıldığı tarih itibari ile müvekkili şirketin davalıya olan borcunun 233.464,24-TL olduğunu, müvekkil şirketin davalıdan tahsil ettiği haklı alacak tutarı olan 112.277,74 TL'nin sehven davalıya ödendiğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında sehven ödemenin yapıldığı/ davalının sebepsiz zenginleştiği 08/08/2018 tarihten itibaren işleyen en yüksek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini...
Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın teminat bonosuna bağlanan alacak davası olduğu ve ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....
-TL olduğunu belirlemiş, davalı vekili ek rapora itiraz etmiş, mahkeme ise kararın gerekçesinde satış dosyasında hayvan damının değerinin 4.250,00 TL olarak belirlendiğini, bu değerin esas alındığını, davacının söz konusu taşınmaza toplam 27.490,10 TL katkısı olduğunu (ek raporda belirtilen değer ile hayvan damının değerinin toplamı) belirtmiştir. Bu rakam üçe bölünerek üçte biri davacı üzerinde bırakılmış, kalanın davalılar tarafından ödenmesine karar verilmiştir. Sebepsiz zenginleşme kurallarına göre, alacak talebinde bulunabilmek için fakirleşme ve zenginleşme anının gerçekleşmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme, ortaklığın giderilmesi yoluyla satışın yapıldığı ve satış bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir. Kural olarak davacı, davalılardan taşınmaz üzerinde yaptığı muhtesat ve faydalı giderler nedeniyle taşınmazın satış bedelinde bir artış olmuş ise, bu artan değerin davalıların paylarına isabet eden miktarını sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca isteyebilir....
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki (TBK'nun 77 ve ardından gelen maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Dava konusu alacak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine, başka bir ifade ile sözleşmeye dayalıdır. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğundan dava BK.nun 125. maddesindeki (6098 sayılı BK.'nun 146.maddesi) 10 yıllık zamanaşımına tabidir....
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için, borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. TBK'nın77/1 maddesine göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK'nın 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalı ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/500 Esas KARAR NO : 2021/253 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 23/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacının ------------- işlettiğini, müvekkili olan davacının eşinin yetkilisi olduğu acenteyi işlettiği dönem verdiği hizmet karşılığında ---- aylık hakedişlerin ödendiğini fakat ---- aylarca hakediş ödemesi yapmadığını, bu alacak nedeni ile ---- tarafından ---- değerinde çek ve----- değerinde bono senedi verildiğini, müvekkili olan davacının bahse konu çek ve bono senedini kendi adına ciroladığını ancak çek ve senet karşılıklarının ödenmediğini, ---- bedelli çek aslının tahsili amacı ile ------ tarihli --- değerindeki bono senedinin tahsili için ise ---------- dosyalarında icra takibine başlandığını, takiplerin kesinleştiğini, yapılan icra takiplerinin...
Uyuşmazlık, konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlularının (davalıların) bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeni ile iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalılara teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur. Dava konusu olayda; davacının taşınmazı halen kullanıp kullanmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Davacı, taşınmazı iade etmeden yaptığı masrafları talep edemez....
Dava, sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayandırılan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekilince alacak istemi, sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayandırılmakla birlikte, alacak isteminin temelde, tarafların geçmişte %50 ortak oldukları----- davalının, şirket hesabından kendi nam ve hesabına, çeşitli açıklamalar ile para transferleri gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, davalının, %50'si davacıya ait olması gereken pay, hak ve alacağı haksız ve hukuka aykırı olarak kendisine aktardığı, bu suretle davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayandırılmıştır. Mahkememizce taraf delilleri ----- üzerinde inceleme yapılmasına dair karar verilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır....
GEREKÇE: Dava sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce 10/09/2018 tarih 2013/... esas 2018/... karar sayılı karar ile "davalının zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine" karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 08/10/2020 tarih 2018/... esas 2020/... karar sayılı ilamında; " Dava; Turizm Teşvik Belgesine sahip işletmenin, 06/2003 -16/07/2009 arasında kullandığı elektriğin bedelinin 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun 16. maddesine aykırı şekilde ticarethane tarifesi üzerinden ücretlendirilerek davacı aboneden fazla para tahsil edildiği gerekçesiyle açılmış istirdat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve alacağın miktarı noktasında bulunmaktadır. TBK.'...


