WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Ne var ki, davacı taraf, sözleşmeden dönme hakkını kullanarak ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre ödenmesini de talep etmiştir. Denkleştirici adalet, enflasyonun yüksek olduğu ekonomilerde, faizle karşılanamayan zararların giderilmesini sağlamaktadır. Bir nevi munzam zarar tazminidir. Davacının yaptığı ödemelerin 688.277,78 TL olduğu, denkleştirici adalet ilkesine göre bilirkişi tarafından yöntemine uygun hesaplandığı, buna göre ödenen bedelin ıslah tarihi itibarıyla ulaştığı rakamın 1.479.673,50 TL olduğu ve bu miktar üzerinden davanın kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacının, gecikme nedeniyle cezai şart tazminatı talebi ve menfi zarar tazmin talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Davacının müsbet zarar talebinin, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca karşılanmış olduğu, bunun dışında gecikme nedeniyle kira alacağı bulunamayacağından kabul edilmemiş, bu çerçevede oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....

alacağın temliki hükümleri uygulanma imkanı bulunmazsa; bu durumda müvekkilinden alınan bedel denkleştirici adalet İlkesi gereğince hesaplanıp müvekkiline iadesine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesinin resmi biçimde yapılmamasından kaynaklı olarak hukuken geçersiz olduğu kabul edilecek olursa bu durumda alıcının; geçersiz sözleşme nedeniyle, satıcıya verdiği bedeli sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebileceğinin izahtan vareste olduğunu, sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması olup, sebepsiz zenginleşme gereğince verilenlerin iadesi sağlanırken, ödenen paranın ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması, başka bir deyişle denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerektiğini, denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut verilerin tek tek uygulanarak ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale...

Davalı şirket ile davacı arasındaki sözleşme 6098 sayılı TBK'nın 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın devri hükümlerine göre değerlendirilmelidir. (Yargıtay 6 HD 2024/1773 E.- 2024/3895 K.) 6098 sayılı Kanun'un 183 ve devamı maddelerinde alacağın temliki hükümleri düzenlenmiştir. Yine 6098 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesi uyarınca alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde düzenlenen ofis satış sözleşmesi; alacağın temliki hükmünde değerlendirilmekle, yazılı şekilde düzenlendiği için geçerli ise de, davacı tarafça Konya...Noterliği'nin 05.11.2021 tarihli ihtarnamesi ile ödenen bedelin iadesinin talep edildiği anlaşılmakla sözleşmeden döndüğünün kabulü ve ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca denkleştirici adalet ilkesi uyarınca iadesi istendiğinde mahkemece bu kapsamda ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tespiti ile iadesine karar verilmesi doğrudur....

Bilirkişilerin vermiş olduğu 22.02.2023 tarihli asıl raporda, davacı tarafından ileri sürülen talepler ile davanın niteliğine ilişkin tespit ve değerlendirmelere göre 12.09.2012 tarihli tensip tutanağında davanın niteliği menfi tespit davası olarak tespit edilerek İİK m. 72 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verildiği, bu tespite göre 10.09.2012 tarihli dava dilekçesinin netice ve talep bölümünde yer verilen “borcu olmadığının tespiti ” ifadesinin yer aldığı ayrıca davacının haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini herhangi bir miktar belirtmeksizin- de talep ettiği, ayrıca, dilekçenin dava bölümünde “menfi tespit — istirdat” ifadelerine yer verdiği, davalı tarafından verilen 17.05.2013 tarihli cevap dilekçesiyle de ihtiyati hacze konu geminin dava dışı ... şirketinden kiralanmasından kaynaklanan ihlâller nedeniyle bu şirkete karşı ihtiyati haciz kararı alındığı, bu ihtiyati haciz kararının da yine taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak tahkim yoluyla...

D.iş sayılı dosyasında karşı tarafça verilen dilekçe üzerine ihtiyati haciz kararı verildiğini, müvekkilinin bütün mal varlığına ihtiyati haciz konulduğunu, müvekkilinin bu durumdan kurtulabilmek için ......

(2)İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." hükmünü haizdir. Anılan yasanın 341/1 maddesi hükmüne göre de, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı HMK'nın 395 ve 396. maddelerinde kanun yollarını düzenleyen HMK'nun 391. maddesinin son fıkrasına veya 394. maddesinin beşinci fıkrasına atıf yapılmamış olduğundan, bu hükümler uyarınca teminat karşılığı tedbirin kaldırılması veya durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi ile ilgili mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir....

bedelinin 15.05.2013 takip tarihi itibariyle TL karşılığının 547.765,84 TL olduğu tespit edilmiş olup bu tespit karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporunda kira iade bedelinin eksik belirlendiğinin ortada olduğunu,Hukuken geçersiz sözleşmelerin sebepsiz iktisap kurallarına göre tasfiyesinde denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerektiğini, davalının iade yükümlülüğünün kusursuz sorumluluğa dayandığını,Yargıtay da bu konuda oluşturduğu emsal nitelikteki kararlarında iade edilecek tutarın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncellenmesi gerektiğini kabul ettiğini, (Yargıtay 19....

NUMARASI: 2024/15 Esas DAVANIN KONUSU: Mülkiyetin tespiti ve tescil Taraflar arasında görülen satım konusu aracın davacıya ait olduğunun tespiti ve davacı adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin tazmini talepli davada İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararına davalı vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 06.02.2024 tarihli ara karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile davalıya ait ... plakalı 2023 Model ... aracı, davalı şirket tarafından yetkilendirilen, komisyon karşılığında davalı adına iş gören dava dışı olan .... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.'...

Bilirkişiler ..., ...ve ... sundukları 20/03/2020 tarihli raporlarında; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, 547.765,84-TL tutarında kira bedeli iadesi alacağı ve 225.783,30-TL işlemiş temerrüt faiz alacağı bulunduğunu, 140.636,37-TL yatırım bedeli iadesi alacağı ve 27.206,40-TL işlemiş faiz alacağı bulunduğunu, davacının asıl alacaklarının takip tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizinin tahsili gerektiğini belirtmişlerdir....

Bilirkişiler ..., ...ve ... sundukları 20/03/2020 tarihli raporlarında; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, 547.765,84-TL tutarında kira bedeli iadesi alacağı ve 225.783,30-TL işlemiş temerrüt faiz alacağı bulunduğunu, 140.636,37-TL yatırım bedeli iadesi alacağı ve 27.206,40-TL işlemiş faiz alacağı bulunduğunu, davacının asıl alacaklarının takip tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizinin tahsili gerektiğini belirtmişlerdir....

UYAP Entegrasyonu