Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1)Dava konusu.... ili, .... ilçesi, .... Köyü, 570 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların geldi parseli olduğu anlaşılan 2175 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün tespiti bakımından kadastro tespit tutanağının ilgili tapu müdürlüğünden istenmesi, 2)Ayrıca 570 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların geldi-gitti kayıtları ile kapanma sebebi kısmını da gösterir okunaklı kütük sayfası suretlerinin ve güncel tapu kayıtlarının ilgili tapu müdürlüğünden temini, 3)......
Somut olayda, Mahkemece, az yukarıda bahsi geçen bozma ilamı uyarınca, davacı tarafa tapu iptal ve tescil davası açması için süre verilmiş, davacı tarafça Başkale Asliye Hukuk Mahkemesine 2009/172 Esas numarası ile 02/12/2009 tarihinde çifte tapunun iptali için tapu iptal ve tescil davası açılmış, Mahkemece 18/06/2019 tarihli celseye kadar bahsi geçen davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş, 18/06/2019 tarihli celse de, meni müdahale davasında zilyetlik esas alınacağından tapu iptal ve tescil davasının beklenilmesinden vazgeçilerek, dava konusu yerin neresi olduğunun açık bilgilerinin sunulması için taraflara kesin süre verilmiş, verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından dava konusu yerin neresi olduğu açıklanmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğacağı kuşkusuzdur....
a karşı önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemli dava açılmıştır. ... 2. Asliye Hukuk Makemesi'nin 1995/398 Es. ve 2003/244 K sayılı ilamı ile davacı ... tarafından açılan önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemli davada davalı ...'ın payını dava konusu taşınmazda Kadastro Mahkemesi'nin 19.02.2002 tarih ve 1999/27 Es. Ve 2001/9 K sayılı kararı ile ilk malikleri adına tescil edilmesi üzerine konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup anılan karar 22.12.2003 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu edilen payı satın alan ... tarafından payın ilk malikleri olan ... ve ... adına payların tescil edildiği ileri sürülerek açılan tapu iptal ve tescil davası sonucu ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/306 Es. ve 2006/193 K sayılı ilamı ile ... ve ... adlarına kayıtlı 294/4121'er payın iptali ile ... adına tesciline karar verilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/3 esas sayılı dosyada davanın halen derdest olduğu, sözü edilen tapu iptal ve tescil davası sonucu verilecek hüküm eldeki davanın neticesine etkili olacağı anlaşıldığından dava konusu taşınmazla ilgili olarak açılan tapu iptal ve tescil davasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata ve dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davalı adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.11.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, herkesin iştirak edebildiği ihtiyari aleni ihale nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, davayı görmeye idari yargı yerinin görevli olduğunu, encümenin ihale satışını iptal ettiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.12.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair verilen 12.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve cevapla birlikte davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmaz bedelin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar vermiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir....
Mahkemece, davanın kabulü ile 196 ada 5, 6, 7, 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 884 parselin ihyasına ve hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır. O halde; imar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanaksız kalacağı ve TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği; bu durumda; dayanaksız kalan tapu kaydının iptal edilerek kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyasına karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır....
Hukuk Dairesi) 27.01.2020 tarih 2019/3401 E., 2020/416 K. sayılı ilamıyla ihraç iptal kararına karşı taraf temyizlerinin yerinde görülmediği, tapu iptal ve tescil davası yönünden; menfi tespit davasının tarihi de nazara alındığında borçlu olunan bedelin ödenmesi halinde tapu iptal ve tescile karar verilmesi hakkaniyetsiz sonuç doğuracağından birlikte ifa kuralı gözetilerek tapu iptaline karar verilmesinin doğru görülmediği, menfi tespit davasında ise yargılama masraflarının doğru gösterilmediği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tapu iptal ve tescil davasının reddine, davacının 13.003,50 TL borçlu olduğunun tespitine ve ihraç kararı hakkında yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08/02/2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/12/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır....
Dosya kapsamından; dava konusu 553 ada 43 parsel sayılı taşınmazın, 10.4.1970 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında, senetsizden ..adına tespit edildiği, tespitin itiraz edilmeksizin kesinleşerek 27.01.1971 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. Dava; kadastrodan önceki hukuki sebebe dayalı satın alma yoluyla tapu iptal ve tescil, ayrıca tapu malikinin “ölüm” nedenine dayalı TMK 713/2 de tarif edilen olağanüstü zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır. Şu halde; somut olayda iddianın ilk bölümü tespit öncesi haricen satın alma ve eklemeli zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Az yukarıda açıklandığı üzere dava konusu taşınmaz 27.01.1971 tarihinde tapuya tescil edilmiş, dava 21.7.2014 tarihinde açılmıştır....


