HD'nin 2017/8044 E-2019/6138 K) Davacı taraf, üniversite binasına alınmaması sebebiyle ticari taahhütlerini yerine getiremediğini, yaklaşık 13 adet çekin karşılıksız işlemi görmüş olduğunu ve ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak, davacı manevi tazminatın şartlarının oluştuğunu ispatlayamamıştır.Sözleşmeye aykırılık nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 114/2. maddesi uyarınca haksız fiil hükümlerine göre manevi tazminat talep edilebilir ise de, bu halde sözleşmeye aykırılığın haksız eylem niteliğinde olması ve bunun sonucunda zararın doğması gereklidir....
-TL tutarındaki kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, her bir kesinti tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde manevi tazminat talep etmiş, ... tarihli duruşmadaki beyanında manevi tazminat talebini atiye terk beyanında bulunmuş ise de, gerek davalı tarafça atiye terkin kabul edilmeyişi, gerekse manevi tazminat talebi ile ilgili olarak davacı tarafından usulünce harcı yatırılarak açılmış bir davada da bulunmadığından, manevi tazminat ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine davaya bakan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas - ......
bulunmadığı, davalı tarafın mevcut eylemleri ile gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek sureti ile haksız rekabet bulunduğu kabul edilmek sureti ile davacıların zararının tam olarak tespit edilememesi nedeniyle davalıların dosyaya yansıyan eylemleri dikkate alınarak takdir edilen maddi tazminat miktarının makul olacak şekilde hüküm altına alınmış olmasına göre maddi tazminat yönünden kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, haksız rekabetin varlığı halinde maddi tazminatın yanında manevi tazminata hükmedilebilmesi için 6098 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde ön görülen şartların da gerçekleşmesi gerektiği, 58 inci maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebileceği, manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2010/137-2013/527 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekillinin davalıya ait işyerini, 08/01/2009 tarihli sözleşme ile kiraladığını, kiralanan işyerinin Konya çevreyolu üzerinde seyahat halindeki kişilere hitap ettiğini, işyerinin ön cephesinin davalıya ait olmadığını, müvekkilinin işyerini kiralarken bu durumu bilmediğini, 24/02/2010 tarihinde işyerinin ön cephesinin maliki H.. G..'...
Halk Bankasına müvekkili ... tarafından ödendiğini, müvekkillerinin sözleşmeye uygun davranmalarına rağmen 13/06/2006 tarihinde taşınmazın maliki ... tarafından taşınmaza el konulduğunu, kira sözleşmesinin davalılar tarafından tek taraflı olarak haksız yere feshi nedeniyle davalıların sebepsiz yere zenginleşmeleri sonucunda 45.000,00 TL ödenmiş kira bedelinin, 3.820,00 TL elektrik bedeli, 10.000,00 TL kazanç kaybı, 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 68.820,00 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacıların yoksun kalınan kâra ilişkin temyiz itirazına gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/10/2005 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır....
Davacı iyi niyetli olmadığına göre, ancak satış sözleşmesi nedeniyle davalıya verdiğinin iadesini isteyebilir. Mahkemece, taraflar arasındaki satış bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-BK 49. maddesi gereğince, kişilik haklarına saldırı halinde manevi tazminata hükmedilebilir. Sözleşmeye aykırılık halinde kişilik haklarına saldırının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmaksızın ve yukarıdaki bentte açıklanan nedenle davacının iyi niyetli olmadığı gözetilmeksizin koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.144.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, sözleşmeye aykırı bir davranış sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişinin manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Ancak, her borca aykırı davranışın da kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğundan söz edilemez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafça ticari amaçla satılan bir ürünün davalı tarafça taşındığı sırada kaybolması sözkonusu olup ticari satışa konu bir ürünün kaybedilmesinin kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır....
Oysa, haksız rekabet nedeniyle davacı, 818 Sayılı BK'nun 351. maddesine göre sadece, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle düçar olacağı zararları, cezai şartın tahsili ile muhalefetin menini isteyebilir. Kaldı ki, her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmediği gibi, somut olayda davacının şahsiyet haklarının ihlalini gerektirecek bir durum da söz konusu olmadığı halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan ... sorumluluk hükümlerine tabidir.” 2. 6098 sayılı Kanun'un "Kişilik hakkının zedelenmesi" kenar başlıklı 58 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." 3. 6098 sayılı Kanun'un "III. Tazminat" "1. Belirlenmesi" kenar başlıklı 51 inci maddesi şöyledir. "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." 3....
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ve takipsizlik karar ile sonuçlanan suç duyurusu nedeniyle ve bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle fesh edildiği anlaşıldığından ve ayrıca sözleşmenin feshinin ve şikayet hakkının kullanılmasının manevi tazminat için gerekçe olamayacağından davacının manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir....


