WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Davacı ile davalı kurum arasında sözleşme düzenlendiği ,sözleşme gereğince davacı eczacının davalı kuruma bağlı hastalara ait reçetelerdeki ilaçları temin ederek bedelini davalıdan tahsil ettiği, davalı tarafından anılan sözleşmenin 14.10.2004 tarihinde 2004 yılı protokolünün III.1.maddesinin (h) bendi uyarınca “ reçeteler üzerinde tahrifat yapıldığı “gerekçesi ile feshedildiği, fesih işleminin iptali nedeni ile Adıyaman 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2005/165 esas,2005/217 karar sayılı dosyada verilen 28.11.2005 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği ,sözleşmenin feshinin iptaline ilişkin karar Yargıtay denetiminden geçerek 27.02.2008 tarihinde kesinleştiği ,eldeki davanın konusunun ise davalı kurum tarafından sözleşmenin feshi nedeni ile ortaya çıkan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır....

Davacının manevi zararına ilişkin yapılan değerlendirmede ise; dava dışı ... ...’ın eyleminin davacı şirkete karşı doğrudan bir zarar oluşturmaması, davacının dava dışı firmalara ve federasyona karşı sorumluluğunu başka bir kişiyle yeniden reklam filmi çekerek yerine getirmiş olması gözetilerek, davacının sözleşmenin feshi sebebiyle itibar kaybına uğramadığı kanaatiyle manevi bir zararının doğmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Mahkememizce icra edilen son celsede davalı vekili beyanda bulunmak üzere süre talep etmiş; ancak dosyanın geldiği aşama, daha önceki aşamalarda davalının yazılı ve sözlü olarak beyanda bulunmuş olması ve davalı vekilinin hangi hususta beyanda bulunacağını somutlaştırmaması gözetilerek talep mahkememizce kabul edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile olan optik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin mahkeme kararı ile tespit edildiğini ileri sürerek; 8500 TL maddi, 5000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur....

maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik haklarının zarara uğraması şarttır. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda davalı 21.11.2007 tarihli ihtarıyla sözleşmenin görülen lüzum üzerine feshedildiğini bildirmiştir. Sözleşmenin feshine dair bu ihtar kişilik haklarına bir saldırı içermediği gibi, davacı murisin avukat ve baro başkanı olması da manevi tazminat tayinini gerektirir bir durum değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek manevi tazminat isteminin bütünüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir....

K A R A R Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arsa maliki arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müvekkilinin A1 ve A2 bloğu tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, müvekkiline düşen A2 blok 7 no.lu dairenin teslim edilmediğini, ayrıca müvekilinin kâr etmeyi amaçladığı B1 ve B2 blokların yapımının engellendiğini, müvekkilinin yaptığı daire satış bedellerini faiziyle geri ödemek durumunda kaldığını, bu arada diğer iş tekliflerini değerlendiremediğini, müvekkili şirketin itibar kaybına uğradığını, yaptığı masrafları dahi karşılayamadığını ileri sürerek sözleşmenin haklı nedenle feshi ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 30.000,00 TL manevi tazminat, 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti, 10.000,00 TL iş kaybı tazminatı olmak üzere toplam 60.000,00 TL tazminatın en yüksek banka mevduat faiziyle ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir....

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporuna dayanılarak 12.874,88 YTL fatura bedeli ile 67.803,38 YTL davalı kurumun feshi nedeniyle uğradığı zararın tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, sözleşmesinin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı zararların tazmini için eldeki davayı açmıştır. Davalı müfettiş raporu ile, davacının Devlet hastanesinde görevli Uzman Doktora karne sahiplerinin bilgisi dışında şeklen sahih, içerik olarak sahte reçete tanzim ettirip fatura ederek kurum zararına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini ve sözleşmenin bu nedenle 7 yıl süre ile fesh edildiğini savunmuştur....

Dairesinin 19/11/2014 tarih, 2008/533 Esas - 2014/1084 Karar sayılı kararı ile sözleşmenin feshi işleminin iptal edildiği dikkate alınarak davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak maaşında yapılan kesintilerin ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....

davacının prim alacağı isteminin kısmen kabulüne , 659,15 TL’nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin, davacının manevi tazminat ve sair taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle sözleşmenin feshi, sözleşme gereği ödenen bedelin iadesi ve manevi tazminat alacağının tahsili istemlerine ilişkindir....

Amacı; olaydan duyulan acı, ızdırap, elem ve kızgınlığı kısmen olsun gidermek, olayı unutturarak tekrar normal hayata dönüşü sağlamaktır. Somut olayda, kişilik haklarının, hukuka aykırı olarak saldırıya uğraması söz konusu olmadığı, bu nedenle manevi tazminat şartlarının oluşmadığı kuşkusuzdur. Mahkemece; davacının, manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde talebin kısmen kabulü ile 500 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmış olması doğru görümemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu