Davalı vekili; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin anlaşma ile sona erdirildiğini, coğrafi sınır belirtilmeksizin rekabet yasağı öngörülmesinin geçersizlik nedeni olduğunu, ayrıca davacıya ait sırların paylaşılmadığını ve zararın doğmadığını savunarak davanın reddine istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan rekabet yasağı ve sır saklama sözleşmesinde rekabet yasağının kapsamının yer bakımından sınırlama getirmeden belirlendiği, bu durumun işçinin ekonomik anlamda yıkımına sebebiyet vereceğinden söz konusu sözleşmenin geçersiz olduğu, rekabet yasağı ve sır saklama sözleşmesinin geçersizliği karşısında davalının çalışmaya başladığı şirket için bir kısım müşterilere düşük fiyat teklifinin ticari sırrın paylaşılması suretiyle haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Davacı taraf, davalı ile aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasından kaynaklı tazminat talep etmektedir. Davalı taraf süresi içerinde yetki itirazında bulunmuştur. Davacı ve davalılar arasındaki temel ilişki değerlendirildiğinde davalıların yetki itirazının yerinde olduğu, yetkili Mahkemenin tayininde HMK 6. Maddesi gereği davalıların yerleşim yeri Mahkemesinin yetkili olması gerektiği, davalıların adresinin Ankara olduğu, açıklanan bu nedenlerle Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar vermek gerektiğini ve davanın yetki nedeniyle reddine, mahkemenin yetkisizliğine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
, davalının eyleminin rekabet yasağı ihlali oluşturmadığı sonuç ve kanaatini bildirmişlerdir....
Dava, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle dikkate alınması gereken husus uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda mahkememizin görevli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapmak gerekmiştir. Her ne kadar Yargıtay uygulamasında iş sözleşmesinde öngörülen rekabet etmeme yasağının iş sözleşmesinin devamı sürecinde ve sona erdikten sonra şeklinde ikili ayrıma tabi tutulmakta ve görevli mahkeme bu ayrıma göre belirlenmekte ise de; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin, 2021/3076 Esas, 2021/9789 Karar sayılı ilamı ile görüş değişikliğine gidilmiş ve bu husus " ...Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir....
Rekabet yasağı sözleşmesi, işverenin haklı menfaatlerini korumak açısından önemli olmakla birlikte, rekabet yasağı Anayasa’nın 48. maddesinde ----- doğrudan müdahale edebilecek nitelikte bir durumdur. Bu kapsamda işverenin korunması gereken haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğü arasında dengeyi kurabilmek ve özellikle işçiyi korumak adına rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği kanunda sınırlayıcı hükümlere tabi kılınmıştır. Bu kapsamda TBK.m.445’de rekabet yasağı sözleşmesi ile getirilen yasakların yer, zaman ve konu bakımından uygun olmayan sınırlamalar içermemesi gerekliliği bir zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Aşağıda taraflar arasında akdedilen “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinde” düzenlenen rekabet yasağı hükmünün geçerliliği; rekabet yasağının konusu, şekli ve maddi şartları taşıyıp taşımadığı açısından incelenecektir. a. “İş Sözleşmesinin” 11....
Kaldı ki ----- Sayılı ilamında: "Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Dairemizin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonrası dönem bakımından rekabet yasağına ilişkin olarak cezai şart ve tazminat davaları bakımından ticari dava olduğu belirtilmiş ise de; konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla,yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden bu karardan dönülmesi gerektiği anlaşılmıştır....
Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğü ortadadır. Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir....
Dolayısıyla, davacı vekilinin istinafına dayanak teşkil ettirdiği iş akdi kapsamında işçinin rekabet yasağına aykırılık iddiasına dayalı davalarda, Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki önceki tarihli Yargıtay kararlarının da 7036 sayılı kanundaki belirtilen düzenlemeye göre (rekabet yasağına aykırılığın iş akdinin devamı veya feshinden sonra olup olmadığına bakılmaksızın) somut olaya uygulanma imkanı bulunmadığından, uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan, Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevli olup mahkemece iş mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 9 HD.'nin 01/06/2021 tarih ve 2021/3076 Esas - 20219789 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)..."...
Diğer taraftan rekabet yasağı 6098 sayılı Kanun’un Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Bunun nedeni ise rekabet etmemenin sadakat borcunun bir gereği olmasıdır. 8. ... sözleşmesinin kurulması ile doğan sadakat borcu, işçi tarafından işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcudur. Rekabet etmeme borcu da işçinin sadakat borcu içinde yer alan alt bir yükümlülüktür. Bir başka deyişle işçinin ... sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür....
Davalı vekili, rekabet yasağı sözleşmesinin coğrafi alan olarak ve konu bakımından sınırlındırılmadığını, bu nedenle geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu alacağın 20.01.2011 tarihli gizlilik ve rekabet yasağı sözleşmesine dayandığı, davalının kurucu ortağı olduğu şirketin de 20.02.2011 tarihinde kurulduğu, bu durumda uyuşmazlığa 818 sayılı BK'nun 349. maddesinin uygulanması gerektiği, bu hükme göre rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliğinin yer sınırlamasına tabi bulunduğu, sınır belirtmeyen rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirimesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki 20.01.2011 tarihli gizlilik ve rekabet yasağı sözleşmesinin 7....


