Bu kapsamı itibariyle rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilerek yapılan değerlendirmede ise davalının, 03.07.2017 tarihinde davacı Şirkette işe başladığı, servis personeli olarak çalıştığı, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının üretim sırları hakkında bilgi edinme imkanının olduğu, 01.04.2019 tarihinde kendi isteği ile davacı nezdindeki işinden ayrılan davalının, 04.04.2019 tarihinde davacı ile aynı ilde ve aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı şirkette servis personeli olarak işe başladığı, buna göre davalının, davacı ile aynı şehirde ve aynı faaliyet alanında, davacı nezdindeki işinden ayrılmasından üç gün sonra bir başka şirkette çalışmaya başladığı, bu kapsamda TBK'nın 445/2. maddesince verilen yetki doğrultusunda kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesine, davalının aykırı davrandığı kanaatine varılmıştır....
in davacı ile yapmış olduğu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca iş akdinin emeklilik nedeniyle sona ermesinden sonra bir yıllık rekabet yasağı kuralını ihlal edip etmediği, davacı ile aynı alanda faaliyet gösterdiği iddia edilen davalı şirket yanında işe girip çalışarak haksız rekabet kuralını ihlal edip etmediği, iş sözleşmesindeki haksız rekabet hükmünün hukuken geçerli olup olmadığı, bu bağlamda cezai şart alacağının her iki davalıdan birlikte tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarının tespiti ile rekabet yasağının ihlali sebebiyle kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizden verilen 09/05/2017 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Yargıtay, ... Hukuk Dairesi'nin 03/12/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla mahkememiz iş bu esasına kayıt olmuştur....
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından, davacı şirkette satış uzmanı sıfatıyla 04/06/2018 tarihinde satış müdürü olarak çalışmaya başlayan davalının rekabet yasağı sözleşmesi imzaladığı ve davacıdan işten ayrıldıktan sonra davacı ile rakip olan ......
GEREKÇE: Temel uyuşmazlık konusu taraflar arasındaki iş sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli ise sözleşmenin sona erdirilmesindeki kusur bağlamında davacının sözleşmede öngörülen cezai şart tutarını talep edip edemeyeceği noktasındadır. TBK. 444 maddesi uyarınca, işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir....
Kanun koyucu, geçerli bir rekabet yasağı anlaşmasının sınırlarını kesin olarak çizmiş, gerekirse hakimin müdahalesini de öngörmüş, bu şekilde yapılan rekabet yasağı anlaşmasını ihlal eden işçiyi de işverenin zararlarını tazmin yükümlülüğü altına almıştır. Böyle bir durumda işveren, işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği olgusunun yanında, bu nedenle bir zararının da oluştuğunu kanıtlayarak tazminat talep edebilecektir. Görüldüğü üzere, işçi ve işverenin, TBK'nın 445. maddesindeki sınırlar içinde kalmak kaydıyla, rekabet yasağı anlaşması yapmalarına yasal bir engel yoktur. Zaten cezai şartın amacı da zararın tazminidir. Ancak borçlu, cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının kapsamını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanı bulacaktır....
Kanun koyucu, geçerli bir rekabet yasağı anlaşmasının sınırlarını kesin olarak çizmiş, gerekirse hakimin müdahalesini de öngörmüş, bu şekilde yapılan rekabet yasağı anlaşmasını ihlal eden işçiyi de işverenin zararlarını tazmin yükümlülüğü altına almıştır. Böyle bir durumda işveren, işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği olgusunun yanında, bu nedenle bir zararının da oluştuğunu kanıtlayarak tazminat talep edebilecektir. Görüldüğü üzere, işçi ve işverenin, TBK'nın 445. maddesindeki sınırlar içinde kalmak kaydıyla, rekabet yasağı anlaşması yapmalarına yasal bir engel yoktur. Zaten cezai şartın amacı da zararın tazminidir. Ancak borçlu, cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının kapsamını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanı bulacaktır....
nin müşterisi olmadığını müvekkilinin özel müşterisi olduğunu söz konusu rekabet yasağı sözleşmesinin yasanın koyduğu sınırlara uygun olarak yapılmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de sözleşmenin bu haliyle geçersiz olduğunu, sözleşmenin yer bakımından sınırlamanın tüm Türkiye ile yapıldığını, şayet bir an için müvekkili ve davacı arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu düşünüldüğünde; müvekkilinin davacı bünyesinde çalışmasını sonlandırması itibari ile 2 yıl boyunca mesleğini Türkiye sınırları içerisinde yapamayacağı yapması halinde ödeyemeyeceği bir tazminatla karşı karşıya geleceğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. GEREKÇE: Dava: davalının iş akdinin sona ermesinden sonra rakip bir firmada işe başlaması nedeniyle, rekabet yasağına aykırı davranıldığı iddiası ile cezai şart istemine ilişkindir....
Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun “Görev” kenar başlıklı 5. maddesi, madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, İş Mahkemeleri’nin görev alanını 5521 sayılı Kanun hükmüne nazaran genişletmiş, 6098 sayılı TBK’da hizmet sözleşmesine tabi işçilerin, işverenleri ile “iş ilişkisi” nedeniyle sözleşme ve kanundan doğan hukuk uyuşmazlıklarını da iş mahkemelerinin görevi kapsamına almıştır.Ancak, rekabet yasağına ilişkin TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen hükümler, doğrudan hizmet sözleşmesinin bir unsuru olarak görülemeyeceği gibi rekabet yasağının işçi-işveren arasındaki hizmet sözleşmesinin ve buna bağlı olarak iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek mahiyette olması, işçinin tek taraflı bir taahhüdü suretiyle de oluşturulması mümkün bulunmakla, rekabet yasağının ihlali halinde...
Hukuk Dairesi'nin 12.12.2017 tarih 2015/41922 esas 2017/12383 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; davacı işveren davalı işçinin kendi işyerinden ayrıldıktan sonra verdiği taahhüte aykırı davranarak rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğini ileri sürerek cezai şartın ödenmesini talep ederek eldeki davayı açmıştır. TBK.'nın 444. Maddesinde düzenlenen rekabet yasağı aslı yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp iş akdine bağlı olarak fer'i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır. Bu bakımdan, dava konusu rekabet yasağının dayanağı İş Kanunu kapsamında işçi sayılan davalının hizmet akdinden kaynaklanan sadaka borcu oluşturmaktadır. 4857 ve 5521 Sayılı Kanunların 1. Maddedeki hükmü gereğince hizmet sözleşmelerinden doğan bu gibi davaların iş mahkemelerince görülmesi gerektiği, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 9/e ve f bentlerinde haksız rekabete ilişkin süre ve zaman sınırı belirtilmiş olup TBK'nun 444. Md. Kapsamında geçerli nitelikte iş sözleşmesine dayanıldığı anlaşılmıştır....
Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 10. maddesinde 2 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik kısıtlama ise "tüm Türkiye" olarak belirlenmiştir. Söz konusu sözleşme maddesinde kapsamın "tüm Türkiye" olarak belirlenmesi, aynı maddenin 1. fıkrasındaki düzenlemeye aykırı nitelik taşıyor ise de, TBK'nın 445/2. maddesinde mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniye uygun biçimde gözönünde tutmak suretiyle sınırlandırabileceği düzenlenmiş olmakla, mahkemece, rekabet yasağının yer konusunda sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen çalışma özgürlüğü ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır....


