İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: “...çekişme konusu 77 ada, 1 ve 168 ada, 2 parsel sayılı taşınmazların davacılar ile dava ihbar edilenler ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, davalının kayda ya da mülkiyete dayalı bir hakkı bulunmadığı, paylı mülkiyete tabi taşınmazda kullanım hakkına ilişkin sözleşmelerin 4721 sayılı TMK'nin 691/1 inci maddesi uyarınca pay ve paydaş çoğunluğu ile yapılması gerektiği, bu gereklilik sağlanmadan yapılan sözleşmelerin hukukî sonuç doğurmayacağı, öte yandan davalı şirketin taşınmazda gerçekleştirdiği kullanım şeklinin, susuz tarla vasıflı taşınmazların olağan şekilde kullanımını aşan nitelikte olduğu gerekçesiyle...” davalının el atmasının önlenmesine; “...davalının taşınmazın paydaşlar arasında fiilen taksim edildiği ve çekişmeli bölümleri dava ihbar edilen paydaşlarla yapmış olduğu sözleşmelere dayalı olarak kullandığını savunduğu, buna ilişkin tutanak ve sözleşmeleri ibraz ettiği, davalının kötüniyetli...
Bu nedenle 4721 sayılı TMK'nın paylı mülkiyete ilişkin 688 ile 700. maddeleri arasında bu tür mülkiyette yönetim, tasarruf, yararlanma, koruma, giderlere katılma ve bu konuda paydaşlarca verilen kararların etkisi düzenleme altına alınmış ve paydaşların mülkiyet haklarını bir çekişmeye meydan vermeden, uyum ve düzen içerisinde kullanmaları temin edilmek istenmiştir. Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir (TMK. m. 688/1). Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahiptir. Bu nedenle pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir (TMK. m. 688/3). Kanunun "Yararlanma, Kullanma ve Koruma" başlıklı 693. maddesi aynen "Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler....
Mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin malik tarafından gereği gibi kullanılmasını önleyen ve üçüncü kişilerden gelen etkilere karşı korunma aracı olarak haksız elatmanın önlenmesi, taşkınlığın giderilmesi, durdurulması için, elatmanın önlenmesi davası hakkı tanınmıştır. El atmanın önlenmesi davalarında tarafların taşınmazda paydaş olması halinde Yargıtay ve Daire'nin yerleşik ilke ve esasları gereğince uyuşmazlığın çözümü gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.” şeklindeki 693/son maddesi uyarınca, paylı mülkiyet üzere kayıtlı olan taşınmazda her bir paydaşın taşınmaza el atmanın önlenmesi davası açabileceği açıktır. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan da payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir....
, paylı mülkiyete tabi olan taşınmazda annesinin payına düşen 386.60 m²’lik yerden fazla yere demir kapılı garaj yaparak tecavüz etmiş olduğu…” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir....
Eşya üzerindeki egemenliğin üçüncü kişilere karşı korunması için malike verilen bu yetkilerin yaptırımı olan davalar ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683. maddesinde düzenlenmiştir. 4721 sayılı TMK'nın "Mülkiyet Hakkının İçeriği" başlıklı 683. maddesi; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmünü içermektedir. 14. Görüleceği üzere, malike mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin gereği gibi kullanılmasını önleyen ve üçüncü kişilerden gelen etkilere karşı korunma aracı olarak haksız el atmanın önlenmesi davası hakkı tanınmıştır. 15. Haksız el atma, doğrudan mülkiyet hakkına el atma şeklinde olabileceği gibi bir vasıta veya başka bir kişi kullanmak suretiyle de gerçekleşebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05.02.2014 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.03.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davacılar ile davalının Manisa ili, ... ilçesi, ... Köyünde kain 5396, 1153, 5095, 5360, 3527 ve 1039 parsel sayılı taşınmazlar ile ......
Hukuk Dairesinin, 14.07.2009 tarihli ve 2009/5143 Esas, 2009/8371 Karar sayılı ilamı ile, davalının kiraya vererek kullandığı bölümler yönünden el atmanın önlenmesi ile ecrimisil tazminatına hükmedilmesinin doğru olduğu, ancak taşınmazda boş olan ve davalının bizzat kullandığı bölümler yönünden ecrimisil tazminatına ve el atmanın önlenmesine karar verilmesinin yanlış olduğu, ayrıca taşınmazı kullanan bir kısım kiracılardan kira adı altında davacı şirketin tahsil ettiği paraların ecrimisilde gözetilmeksizin mükerrer tahsilata meydan verecek şekilde karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bozma ilamına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, bu defa Yargıtay 1....
Kanun’un “Yararlanma, Kullanma ve Koruma” başlıklı 693 üncü maddesi aynen “Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir. Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir” hükmünü taşımakta olup 4721 sayılı Kanun’un 689/1 inci maddesi uyarınca paydaşlar, kendi aralarında oy birliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme de yapabilirler. 35. Yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda paydaşların yaptıkları düzenleme ve aldıkları kararlar ile mahkemece verilen kararlar, sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazanan kimseleri de bağlar (4721 sayılı Kanun, md. 695/1). 36....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir. 2....
Davalı vekili, dava dilekçesinde herhangi bir sürenin belirtilmediğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda ecrimisil ve müdahalenin meni talebinde bulunabilmek için tüm hissedarların birlikte hareket etmesi gerektiğini, dava konusu parsellerin tersimatlarının hatalı yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan keşifte taşınmazların mevcut haliyle davacının iddia ettiği yerin davalı parselinde kaldığı, davalı tarafça davacı parseline müdahale olmadığı yenilemeden doğan bir hata var ise bunun dava yoluyla halledilmesi gerekeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir....


