Noterliği’nin 18.08.2014 tarihli 5774 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek taşınmazdaki müvekkil payına vaki elatmasına son vermesi talep edilmiş ise de davalının taşınmazın anılan kısmına yönelik haksız elatmasını sürdürdüğünü açıklayarak davalının, vekil edeninin taşınmazdaki payının 1.530,133 m2’lik kısmına vaki haksız elatmasının önlenmesini, davalının anılan kısmı haksız biçimde kullanması nedeniyle dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, daha sonra ıslah dilekçesi ile ecrimisil talebini 3.553,50 TL’ye çıkarmıştır. Davalı usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalarda davanın reddini savunmuştur....
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası , her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) 1....
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....
(Muhalif) -KARŞI OY- Dava, ecrimisil, isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden toplanan delillerden; çekişme konusu (eski) 274 (yeni) 11272 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacı ile dava dışı ... ...'nün paydaş oldukları ve dava dışı başka paydaşların da bulunduğu, davalının taşınmazdaki depoyu dava dışı paydaş ... ... ile yapılan kira sözleşmesine dayalı olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalının taşınmaza depo inşa etmek suretiyle haksız olarak kullandığını ileri sürerek ecrimisil istemiyle eldeki davayı açmıştır....
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların miras bırakanı Muharrem Kocakuşak'ın 1968 yılında vefat ettiğini, Ankara ili, Keçiören ilçesi, Sarayköy'de bulunan 623 ve 626 parsellerde görülen tapuların aplikasyonu yapıldığında imarlı arsanın Esenboğa Havaalanı yolu üzerinde bulunduğunun görüldüğünü, bunun üzerine Karayolları Genel Müdürlüğüne yaptıkları başvuruya cevap verilmediğini, taşınmazlardan bugüne kadar yararlanamadıklarını, taşınmazların hali hazırda Esenboğa Havaalanı yolu üzerinde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ecrimisil tazminatı olarak 1.000,00 TL'nin davalı ... Müdürlüğünden tahsilini talep etmiştir. Birleştirilen Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/340 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; asıl davada belirtilen taşınmaza haksız elatılması nedeniyle 1.000,00 TL ecrimisil tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleştirilen 11....
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler . Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve 6100 sayılı HMK'nin 266. vd. maddelerine uygun olmalıdır....
Bilindiği gibi, kamulaştırma kararı almadan veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan taşınmaza el koyan idarenin haksız işgalci konumunda olacağı sabittir. Öte yandan, kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmaz mal malikinin, idarenin bu fiili durumuna razı olup, bedeli mukabilinde taşınmazın mülkiyetini idareye devretme iradesini ortaya koyduğu, eş söyleyişle kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle dava açtığı tarihe kadar idarenin taşınmaza el atması haksız fiil niteliğindedir. Sonuç olarak kamulaştırmasız elatma nedeniyle mal sahibi, taşınmazın dava tarihindeki değerini isteyebileceği gibi, ecrimisil de isteyebilir. Ancak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasından sonraki dönem için ecrimisil istenemeyeceği de kuşkusuzdur....
Bölge adliye mahkemesince her ne kadar “... davacının 2011 ile 2015 yılı için ecrimisil talep ettiği, davacının 1/3 hissesi için kamulaştırma işlemi yapılmadığı, davacının kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmadığı, alınan bilirkişi raporunda davalının kullandığı alanların tespit edildiği, ancak alınan bilirkişi raporları, fotoğraflar ve kroki dikkate alındığında, davalının fiilen kullandığı alan dışında taşınmazın kalan kısmının boş olduğu ve kullanıma elverişli olduğu, bu durumda payından daha az yer kullandığını iddia eden paydaşın sorunu ortaklığın giderilmesi veya taksim yoluyla çözmesinin gerektiği..” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı ... 17.06.2014 tarihinden önce taşınmazda paydaş olmayıp şartların varlığı halinde ecrimisil alacağından sorumlu tutulması gerekmektedir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/270 Esas, 2009/91 Karar sayılı şufa davasının kabulle sonuçlanıp davalı payını 10.05.2010 tarihinde edindiklerini ileri sürerek 1 ve 3 nolu dükkanlar bakımından ecrimisil istedikleri anlaşılmaktadır. Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 3 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğunu, davalıların taşınmazları uzun süredir işgal edip vekil edeninin kullanımını engellediğini açıklayarak, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık ecrimisil bedeli olan 23.933 TL ile bundan sonra işleyecek ecrimisil bedelinin reeskont faiziyle birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesi istemiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece; 13 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine, 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın davalı ... ... ve ......


