Somut olayda, davacı, 2002 yılından itibaren davalının taşınmazına elattıgını ileri sürülerek ecrimisil isteğinde bulunmuştur. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2010 tarih ve 357-45 sayılı ilamı ile davalının davacıya ait taşınmaza elattığı belirlendiğine ve usulüne uygun bir zamanaşımı itirazı bulunmadığına göre, mahkemece taraf delilleri değerlendirilerek davalının dava konusu taşınmazı haksız olarak kullanmaya başladığı tarihin tespiti ile tespit edilen tarihten itibaren bilirkişice tespit edilecek ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekirken, 5 yıllık dönem için ecrimisil hesabı yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Öte yandan; dava konusu taşınmazın elatılan kısmının değeri belirlenmemiştir....
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Davacılar, çekişme konusu 621 ada 47 sayılı parselde 1/8'er oranda paydaş olduklarını, kalan 1/2 payın, davanın ihbar olunduğu ...'...
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 800 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız olarak 2000 yılından beri ekip biçtiğini, kendisinin taşınmazı kullanamadığını ileri sürerek, davalının taşınmaza müdahalesinin men'ine ve şimdilik payına tekabül eden 500.00.-TL ecrimisil bedeline karar verilmesini istemiştir. Davalı, taşınmazı davacının babası ...'ten haricen satın aldığını, bedelini ödediğini, o tarihten beri kullandığını, iyiniyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, haricen satış yapıldığı, bedelin bir kısmının peşin alındığı, 1994 yılından beri davalının taşınmazı kullandığı, davalı tarafından ödenen bedelin iade edilmediği gerekçesiyle, davacının hissesine yapılan müdahalenin men'ine karar verilmiş, ecrimisil talebi ise reddedilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı....
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....
Mahkemece, dava konusu taşınmazda paydaş olan davalının,ayrı yaşadıkları davacı ile evlilik birliğinin devam etmesi de gözetilerek, taşınmazı elinde bulundurması ve kullanması haksız olarak elinde bulundurma olarak kabul edilemeyeceği, davalının fuzuli şagil olmaması nedeniyle davalının kullanımında olan bir kat için ecrimisil talep edilemeyeceği,dava konusu taşınmazın ikinci katında tarafların müşterek çocuğunun ikamet etmesi nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceği, dava konusu taşınmazın ... katının davalı tarafından üçüncü şahıslara kiraya verildiği duruşmada ve keşifte beyan edilmiş ise de bu hususta ispat külfetinin davacının üzerinde olduğu, bu hususun davacı tarafından usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza yönelik ecrimisil istemine ilişkindir. 1....
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Somut olayda, mahkemece, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Dosya kapsamı, yukarıda açıklanan ilke ve olgulara göre, çekişme konusu 7303 ada 8 parsel sayılı taşınmazın “Ahşap ev, ahşap 3 hane ve dükkan hane, kargir hanenin birer kısımları” nitelikli bir yer olduğu, davacının ve dava dışı bir çok kişinin paydaş olduğu, davalının kayda dayalı bir hakkı bulunmamakla birlikte taşınmazı diğer paydaşlardan olan Müslüm Akgül'den kiraladığını, kiracı sıfatıyla taşınmazı kullandığını savunduğu ve 20.05.2007 tarihli kira sözleşmesi ibraz ettiği anlaşılmaktadır....
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar....
Anlıatamer adına kayıtlı iken, 26.07.2012 tarihinde satış nedeniyle davacı ... adına tescil edilmiş olduğu, 11/978 payın ise davalının birlikte yaşadığını ileri sürdüğü annesi ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa, açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Somut olaya gelince; Mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez....


