Mevkiindeki 124 ve 125 parsel sayılı taşınmazların, 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda tapu kaydına dayanılarak davacıların murisleri ... ve ... adına tesbit edildiklerini, vaki itiraz üzerine kadastro komisyonunca orman niteliğiyle tescil harici bırakıldıklarını, murisleri ...ın itirazı üzerine Kadastro Mahkemesi tarafından 30.10.1989 gün 1989/443 karar sayılı ilâm ile orman arazisi olarak Hazine adına tescillerine karar verildiğini ve temyiz üzerine onanarak kesinleştiğini, ancak, karardan sonra yürürlüğü giren 6292 sayılı Kanunun 7/1-a maddesi uyarınca iade edilmesi gereken taşınmazlardan oldukları iddiasıyla 124 ve 125 parsel sayılı taşınmazların orman olup olmadığının tespiti ile, orman arazisi olmadığının tespiti halinde, tapu kaydının iptali ile anılan kanun hükmü uyarınca vekil edenleri adına tescillerine, çekişmeli taşınmazların orman arazisi olduğu veya ağaçlandırılmak üzere tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince...
Hukuk Dairesi'nce; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazların halen orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlı olmasına, 6292 Sayılı Kanun'un 7/a maddesinde "Tapu ve Kadastro veya İmar Mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan" söz edilmekle çekişmeli taşınmazların halen tapuda Hazine adına kayıtlı olup gerçek kişiler adına oluşturulan tapu kayıtlarının 06.03.1979 tarihinde kesinleşen Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1978/362, 1979/29 Karar sayılı kararı ile hükmen iptal edilmesine, bu haliyle gerçek kişi adına olan bir tapu kaydının bulunmamasına, öte yandan çekişmeli taşınmazlar halen orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıtlı olup davacı cekişmeli taşınmazlarda tapu kayıt maliki veya kullanıcı şerhi sahibi bulunmadığından orman şerhinin terkinini istemekte hukuki bir yararının bulunmamasına, ayrıca her ne kadar...
İLGİLİ MEVZUAT: 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 7. maddesinde; "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde; a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve...
olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanun'a göre hak sahibi sayılır.(2) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır. (3) Hak sahiplerinden birinci fıkra kapsamında olanlar bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, ikinci fıkra kapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiği veya kadastro tutanaklarının...
Şöyle ki, davacı Hazine, davalıya yapılan satış işleminin, aynı kanun ile bu kanunun usul ve esaslarının belirtildiği tebliğe aykırı olduğunu ve bu durumun yolsuz tescil oluşturduğu iddiasına dayanarak öncelikle satış işleminin iptal edilmesi ve ardından davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verilmesine ilişkin tapu iptali ve tescili davası açmıştır. Davacı Hazinenin tapu iptali ve tescili talebi yönünden, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 12 inci maddesi uyarınca yapılan satışlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda "Adli Yargı" görevli olup bu konuda tereddüt bulunmamaktadır....
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/39-667 sayılı kararı ile, 2221 parselin orman tahdidi içinde kalan 1406 m2 bölümünün tapu kaydı iptal edilerek orman niteliği Hazine adına tesciline karar verilerek kesinleşmiş, orman olarak hükmen ifraz edilen bölüme 3317 sayılı parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir....
Kanun'un 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar başlıklı 7 nci maddesinde; "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde; a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır....
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 02/12/1987 yılında satın alarak iktisap ettiği dava konusu 326 parselin, davacı tarafından Orman Yönetimine karşı 04/12/1987 tarihinde orman tahdidine itiraz davası sonucu... Kadastro Mahkemesinin 13/10/1993 tarihinde kesinleşen 1987/182 Esas 1991/205 Karar sayılı kararla davanın reddine ve 326 parselin orman olarak tesciline karar verildiği, davacının ise 30/01/2013 tarihinde tazminat istemli iş bu davayı açtığı, Hazine tarafından süresi içinde zamanaşımı definde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile 112,243,60 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; hüküm dosya kapsamına uygun değildir....
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının eldeki davayı 6292 ... Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açmış olup davalı tarafa ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın görülebilmesinin mümkün olmayacağı" gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle Hazine adına kayıtlı olmadığı, 6292 ......
Devlet Ormanı” olarak tapuya bağlandığı, aynı yer için 2510 sayılı Kanun uyarınca 28/01/1944 tarihinde davalının bayii adına tapu oluştuğu, her iki tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu, ancak orman alanlarının dağıtılamayacağı, 1744 sayılı kanun uyarınca yapılan çalışmalarda Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı açıklanmak sureti ile 1527 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, bu hükmün 12.03.1991 tarihinde kesinleştiği, 1527 parsel sayılı taşınmaz için kullanım kadastrosu sırasında 119 ada 11 parsel sayısı verilerek Hazine adına tespit edildiği, kullanıcı tespit edilemediğinden kullanım şerhi verilmediği, tespitin bu şekli ile kesinleşmesinden sonra davacıların 6292 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 18/01/2011 tarihli dilekçe ile tapu iptali tescil; bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise zilyetlik şerhi verilmesi istemli temyize konu davayı açtıkları, yargılama sırasında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi...


