WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Çengel, babasının davalı ... olduğu halde, nüfus kaydında babası davalı ..., annesi ise davalı ... olarak tescil edildiğini bildirerek, adı geçen küçüğün nüfus kaydındaki anne ve baba adlarının iptali ile gerçek anne ve babası olan . .. ile ... olarak düzeltilmesini istediğinden, davacının birbiriyle bağlantılı iki ayrı davası vardır. İlki mevcut nüfus kaydındaki anne ve baba kaydının iptali, ikincisi ise gerçek anne ve baba üzerine kayıt istemidir. Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.01.2008 tarih 2008/2-36-47 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi nedeniyle, mevcut kaydın düzeltilmesi davasıdır. Böyle bir dava sonucunda, kaydının düzeltilmesi istenen kişinin, o tarihe kadar kayıtlı olduğu haneden çıkıp, başka bir haneye tescil edilecek olması da, davayı soybağı davası haline dönüştürmez....

Sanığın fiili tek olup, Nüfus Müdürlüğüne başvurup çocuğun nüfus kütüğüne kaydını istemektedir. Sanığın iradesi nüfusa kaydın sağlanmasıdır. Doğum belgesi ve nüfus kütüğüne tescil ile nüfus cüzdanının düzenlenmesi ayrı fiiller olmayıp irade birliği içerisinde birbirini tamamlayan hareketler olup tek bir suçu oluşturmaktadır. Görevlinin, tescil işlemini, nüfus cüzdanını bir başka gün düzenlemesi de sanığın fiilinin birden fazla olduğunu kabule yeterli olmayacağından 'fiilde teklik' mevcuttur. Bu durumda doğum bildirim formunun mahiyeti belirlenmelidir. Görevli memurun; sanığın beyanının doğruluğunu araştırma görevi bulunmadığından TCK'nun 206. maddesinde yazılı suçun yasal unsurları mevcuttur. Ancak özel yasa niteliğinde bulunan Nüfus Hizmetleri Kanununun 67. maddesinde '...nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar....' hükmü yer almaktadır. Özel yasa olup 67. maddenin uygulanması gerektiğinin kabulünde, bu maddenin sınırlarının çizilmesi gerekir....

İlgili Hukuk Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi: “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur....

Ş.. isimli bir kişi kaydının bulunduğu, nüfusa kayıtlı" Ramazan ve Asye oğlu 01.07.1916 doğumlu Ö.. Ş..'in, bekar olup, ölüm tarihinin bilinmediği, aynı hanede Ramazan oğlu Hüseyin ve Ramazan oğlu Mehmet isimli kardeşlerinin kayıtlı olduğu, Hüseyin 15.01.1975 tarihinde öldüğü, Mehmet ise kaydının kapalı olduğu anlaşılmaktadır. ./.. Bilindiği üzere, taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir....

Dolayısıyla, tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet, tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltimi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hatanın tüzüğün 87. maddesi uyarınca, ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki koşullar araştırılarak, idarece düzeltilmelidir. Bu duruma göre, tapu kütüğüne doğum tarihinin ilavesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulüne dair verilen kararın bozulması gerekir ise de düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün H.U.M.K. nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....

Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı ididasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın babalık sıfatı, aksine bir iddia bulunmadığı takdirde, ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, baba sıfatını kazanacaktır....

.” hükmünde belirtilen “ Tasarruf işlemi” ile tapuda malik olmayan kişinin dava açamayacağı ve davada taraf sıfatının bulunmadığı kabul edilmektedir.. 13- Bilindiği üzere; davada taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hak ( dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir....

yu gerçek annesinin rızası ile alıp gayriresmi olarak sahiplendikleri (evlat edindikleri), 15 gün içerisinde çocuğun ciddi bir hastalığının olduğunu öğrendikleri, kendileri Antalya'da yaşadıkları ve bu hastalığın tedavisinin sadece Ankara ve İstanbul'da yapılabildiği için bebeğin nüfusa kayıtlı olmamasının önemli bir sorun oluşturduğu, hastalığın yaşamsal tehlike oluşturan ciddi bir hastalık olması ve gerçek anneye de ulaşamamaları nedeniyle, çocuğu 05.03.2010 tarihinde kendi çocuklarıymış gibi nüfus kütüğüne kaydettirip daha sonra tedavisini yaptırabildikleri tüm dosya kapsamından anlaşılan somut olayda; Sanıkların atılı eylemi işlediklerinde ve kabul edilen eylemin TCK'nın 231. maddesinde düzenlenen "çocuğun soybağını değiştirme" suçunu oluşturacağında kuşku bulunmamakla birlikte, değerlendirilmesi gereken asıl husus, çocuğun soybağını değiştirme suçunu işleme kastı bulunan sanıkların bu suçu zorunluluk hali koşulları altında işleyip işlemediklerinin belirlenmesine ilişkindir: 765 sayılı...

Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddesi uyarınca ''Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.'' Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi ile “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” anlaşılır. “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi”dir. Bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır....

in nüfus kayıtlarındaki anne-baba adı kısmına kendi adları olan ... ve... adlarının tescilini istemişler; davanın kabulüne dair verilen ve istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen Büyükçekmece 4. Aile Mahkemesinin 06.04.2017 tarihli ve 2017/14-2017/375 sayılı kararının, yürürlükteki hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığı (Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü) kanun yararına temyizi istenildiğinden, dosyadaki bilgi be belgeler okunup gereği düşünüldü: Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 313.maddesi kapsamında davacı eşler tarafından, davalı ergin kişinin evlat edinilmesi ile evlat edinilenin anne/baba adının evlat edinenlerin adları olarak nüfusa tescili istemine ilişkindir. Taraflar arasında görülen evlat edinmeye ilişkin davada davanın kabulü ile davalı 26.02.1990 doğumlu...'i davacılar ... ve...'nin evlat edinmesine, ...'in nüfus kayıtlarında anne-baba kısmına davacılar ... ve...'...

UYAP Entegrasyonu