WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece, zabıta araştırması yapılmadığı, nüfus araştırmasının da usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle; 312 sayılı parselin tapu kaydında malik görünen "..." ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişiler olup olmadığı nüfus müdürlüğünden ve ilgili zabıta biriminden sorulmalı, yapılan araştırmalar sonunda aynı isimli başka kişiler olduğu bildirildiği takdirde sağ ise kendileri ölü iseler mirasçıları duruşmaya çağrılarak kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen taşınmazda herhangi bir hak iddiaları bulunup bulunmadığı konusunda beyanları alınmalıdır. Ayrıca, “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin doğum tarihi yer almamıştır....

Mahkemece, tescile dayanak kayıtlar getirtilmeli, Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazın kadastro beyannamesinde malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler ölü iseler mirasçıları duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmeli, tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılıp tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 19.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı...

in halen yaşamakta olduğunun saptanması ve istem gibi kaydının iptal edilmesi durumunda bunun, adı geçenin hukukunu etkileyeceği gözetilerek, mahkemece, bu kişinin hayatta olup olmadığının, yaşıyorsa tebliğe elverişli adresinin ayrıntılı bir biçimde araştırılması ve bundan sonra yöntemince davaya dahil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, bundan ayrı Hatice'nin doğum tutanağı tanıkları ...''ın sağ olup olmadıklarının (sağ iseler) adreslerinin tespiti ile bilgilerine başvurulması gerekirken; mahkemece yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu, salt...'in hastanede doğduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Köyü 159, 187, 319, 466, 468, 469 ve 470 parsel sayılı taşınmazlarda malik olarak görünen ölü İbrahim oğlu Mohan ile davacının murisi İbrahim oğlu ...'ın aynı şahıslar olduğunun tespitine karar verildiği görülmektedir....

Köyü 159, 187, 319, 466, 468, 469 ve 470 parsel sayılı taşınmazlarda malik olarak görünen ölü ... oğlu ... ile davacının murisi ... oğlu ...'ın aynı şahıslar olduğunun tespitine karar verildiği görülmektedir....

Ancak dosyaya nüfus kaydı celp olunan 1944 doğumlu ... oğlu "...’’ isimli şahıs yönünden araştırma yapılması gerekir. Mahkemece, 1944 doğumlu ... oğlu ... ... sağ ise bizzat, vefat etmiş ise mirasçıları duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu kaydı ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden açıklanan tüm bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.05.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı...

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : 3561 Sayılı Kanun Gereği Kayyım Atanması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesiyle; İstanbul İli Fatih İlçesi Kocadede Mahallesi 1370 ada 21 parselde kayıtlı olan taşınmazın imar planına göre park alanı olduğu, bu taşınmazın kamulaştırılması amacıyla encümen kararı alındığı, taşınmaz maliki olarak görünen ... oğlu: ... isimli kişiye davet mektubu gönderilmek istendiği, ancak bu kişinin soyadı ve adresinin olmaması sebebiyle kendisine ulaşılamadığı, taşınmaz malikinin nerede olduğu, sağ olup olmadığı, ölü ise mirasçısı olup olmadığı hususlarının tespit edilemediğini belirterek kayyım tayin edilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüyle, mahallin en büyük mal memuru ...'...

nun gerçek babasının ......, gerçek annesinin ise açık kimliği tespit edilemeyen... olduğu, davanın gerçeğe aykırı beyana dayanılarak oluşturulmuş ve gerçek durumu göstermeyen nüfus kaydının düzeltilmesi ve evlenmenin butlanı talebine ilişkin olduğu ve gerçek durumu gösteren nüfus kaydının ispat edildiği kabul edilerek esas ve birleşen davaların kabulü ile,...... TC Kimlik Numaralı ...'nun gerçek babasının.......TC Kimlik Numaralı ...... ve gerçek annesinin açık kimliği tespit edilemeyen... olduğunun tespitine, gerekli düzeltme ve ilişkilendirmenin Nüfus Müdürlüğünce yapılmasına karar verilmiştir. Dava nüfus kaydının düzeltilmesi, babalığın tespiti ve evlenmenin butlanı istemlerine ilişkindir. Davada maddi olguları ileri sürmek taraflara, nitelendirmesi hakime aittir. Davacı bu davada ...'...

UYAP Entegrasyonu