Aile Mahkemesi tarafından ise, davanın 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunundan kaynaklanan nüfus kayıt düzeltim davası ve davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamından; davacının, annesinin babası ile nikahı bulunmadığından nüfusta anne olarak ... üzerine kaydedildiğini, ancak gerçek annesinin ... olduğu iddiasıyla, nüfus kaydına anne olarak ...'nun yazılması istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır....
ın nüfus kayıtlarında babaları olarak, eşinin ise anneleri olarak nüfusa kayıt edildiğini belirterek gerçeğe aykırı tescilin iptali ve tashihine karar verilmesini talep etmiştir. Dava bu niteliğiyle bir nesep davası olmayıp, hatalı yapılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine yönelik olan ve Türk Medenî Kanununun 282 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağı kurulmasıyla ilgisi bulunmayan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15/06/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 58 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında baba isminin ‘...’ olmasına rağmen sehven ‘...’ olarak yazıldığını iddia ederek tapu kaydının nüfus kayıtlarına uygun şekilde düzeltilmesini istemiş, aşamalardaki beyanında ise; dava konusu taşınmazın babası ... yerine yanlışlıkla amcası ...oğlu ... adına kaydedildiğini, ancak taşınmazın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur....
Yürürlükten kaldırılan 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nda tespit davalarına yer verilmemişken; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-c maddesinde, nüfus kayıt düzeltim davalarının bir türü olarak "tespit davaları"na da yer verilmiştir. O halde, nüfus idaresi hasım gönderilmek suretiyle açılan ölümün tespiti davasının dinlenmesine artık yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak, bu şekilde ölümün tespiti davaları açıldığında sadece ölümün tespitine karar vermek yeterli olmamakta; ölüm tarihi mirasçılık haklarını etkileyeceği ve sicilde de ölüm tarihinin belirtilmesi gerektiğinden, ölüm tarihinin de mümkünse gün/ay/yıl, en azından yıl olarak da tespiti gerekmektedir. Diğer yandan; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi; nüfus kayıt düzeltim dava-larının Cumhuriyet savcısı ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru katılımıyla görüleceği ve karara bağlanacağını hükme bağlamıştır....
Aile Mahkemesi tarafından ise, "Baba adının Şahmeran olarak düzeltilmesi istemi yönünden davanın soybağına ilişkin bulunduğu belirtilerek, bu talebe ilişkin dava tefrik edilerek mahkemenin ayrı esasına kaydedilmiş; geriye kalan nüfus kayıtlarında düzeltim yapılması talepleri yönünden ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle" mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Somut olaya gelince, davaya konu çocuk Sibel'in doğduğu tarihte, iddia olunan anne ve babanın evli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava, anne adının değiştirilmesi ve baba adının nüfus kaydından silinmesi talepleri yönünden, "gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi" davası, baba adının Şahmeran olarak yazılması talebi yönünden "soybağı" davasıdır. Mahkemece, soybağına ilişkin talep yönünden dosya tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş; eldeki dava "hatalı nüfus kaydının düzeltilmesi" talebinden ibaret kalmıştır....
Hâl böyle olunca, çekişme konusu 102 ada 1, 2, ve 4 parsel sayılı taşınmazların tesciline dayanak teşkil eden Mayıs 338 tarihli 63 nolu tapu kaydının tapu müdürlüğünden getirtilmesi, öte yandan tapuda isim düzeltilmesi davalarında amacın tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesi olduğu gözetilerek nüfus müdürlüğünden, kaydı düzeltilecek olan “.....” nın nüfus kaydının getirtilmesi, tapu kayıtları ile nüfus kayıtları arasında bağlantı bulunup bulunmadığının tespiti, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru değildir..."gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılma sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nin raporu okundu, düşüncesi alındı....
ın, bu hatalı kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından; davacı tarafından açılan davanın, nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabulü ile asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi yerine aile mahkemesi tarafından bakılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında soybağı davaları ile nüfus düzeltim davaları arasında davanın tarafları dava açması süresi ve ispat kuralları bakımından ciddi ayrımlar bulunduğu açıktır. Bir davada olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Dava, gerçeğe aykırı olarak nüfus kütüğünde gerçek annesi ve babası yerine, .... ve ... nüfusuna onların çocuğu olarak hatalı şekilde tescil edilen ...'...
nın soyadının tapu kaydına ilave edilerek kimlik bilgilerinin "... kızı F..." olarak nüfus kayıtlarına uygun şekilde tashihine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir. Davacı, paydaşı olduğu ... parsel sayılı taşınmazla ilgili açılan ortaklığın giderilmesi davasında verilen yetkiye istinaden anılan taşınmazın tapu kaydında paydaşlardan “...” şeklinde yazılı olan kaydın “...” olarak, “...” şeklinde yazılı olan kaydın da “...” olarak nüfus kaydına uygun şekilde düzeltilmesini istemiştir. Davalı ... Müdülüğü, davanın reddini savunmuştur....


