Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosya içerisinde bulunan belgeler incelendiğinde, tapu kaydında baba isminin düzeltilmesi istenen “... oğlu ... ...'ın” nüfus kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Duruşmada ve dosya içerisindeki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/499 E sayılı dosyasındaki keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklar ... ...'ı tanımadıklarını söylemişlerdir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden “... ...” yönünden davanın kabulüne karar vermeye yeterli bilgi ve belge bulunmamaktadır. Tapu maliki “... ...” yönünden ise mahkemece nüfus müdürlüğünden yapılan araştırmada birden fazla ... ... isminde kimsenin olduğu bildirilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden tapu malikinin hangisi olduğu anlaşılmamaktadır....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir....
KARŞI OY Nüfus kaydının düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Türk Medeni Kanununun 36. maddesinin birinci fıkrasına göre, kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir. Aynı Kanunun 39. ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 35. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddi hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir....
Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde nüfus kaydının düzeltilmesi için tespit ve tescil davası açtığı, bu mahkemece yapılan yargılama sırasında gerçek durumun ortaya çıktığı, bu şekilde sağlık güvencesi olmayan kardeşleri ...i sağlık güvencesi olan ...’in kimliği ile hastaneye yatırılmasını sağlayan sanıkların tedavi giderlerinin katılan SGK'dan tahsilinin sağlamak suretiyle üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; 1-Sanık ... hakkında üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık savunmasına, dosya içerisinde bulunan sanık...’e ait pasaport kayıtlarına ve tüm dosya kapsamına göre; adı geçen sanığın kardeşi ...in hastaneye yattığı ve vefat ettiği tarihlerde yurt dışında olduğu anlaşıldığından; adı geçen sanık hakkında üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığından bahisle verilen beraat kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir....
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosya içerisinde bulunan belgeler incelendiğinde, nüfus müdürlüğünden ve zabıta aracılığıyla yapılan araştırmada davacının murisi “... ... oğlu ... ...” dışında “...” isminde başka kimsenin olup olmadığı sorulmuştur. Oysaki mahkemenin yapması gereken iş nüfus müdürlüğünden ve zabıtadan tapuda malik görünen “... oğlu ... ...” isminde bir kimsenin olup olmadığını araştırmak olmalıydı. Değinilen husus gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağının edinme sebebi bölümünde "taşınmazın ... oğlu ...'ın ceddinden intikalen gelme malı olup yirmi yılı aşkın zamandan beri zilyet ve tasarrufunda olduğu" belirtilerek 1944 doğum tarihi ile ... oğlu ... adına 22.07.2011 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının babası ... oğlu ... Işıldak'ın nüfus kaydının incelenmesinden, kadastro tespiti esnasında sağ olduğu, 04.09.2011 tarihinde öldüğü, 1944 doğumlu olduğu görülmüştür....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir....
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Nüfus müdürlüğünden kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmamış, zabıta marifetiyle taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka bir kişinin bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır....
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosya içerisinde bulunan belgeler incelendiğinde, mahkemece dava konusu taşınmazların tesciline esas tapulama tutanakları getirtilmemiştir. Ayrıca nüfus müdürlüğünden tapu maliki “... oğlu ...”, “...” ve “...” isminde kimselerin olup olmadığı da araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece; dava konusu taşınmazların tesciline esas tapulama tutanakları getirtilerek, nüfus müdürlüğünden tapuda malik görünen kişiler ile aynı ismi taşıyan başka kimselerin olup olmadığı sorulmalı, nüfus kayıtları ile tapu kayıtları karşılaştırılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir....


