WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Bilindiği gibi; taşınmazların, kadastro tespiti veya tapuya tescili sırasında mülkiyet ya da diğer hak sahiplerinin ad, soyadı, baba adı, cinsiyeti, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin tapu siciline eksik ya da hatalı işlenmesinden doğan kayıt düzeltilmesi davaları, kaynağını Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesinden almaktadır. Bu madde hükmüne göre; ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, re’sen düzeltilmesi mümkün olan basit yazı yanlışlıkları (adi yazı hataları) dışında, mahkeme kararı olmadıkça, hiçbir düzeltmede bulunamaz. Belgelere aykırı yazım ve tescillerin düzeltilmesi Tapu Sicili Tüzüğünün 87. maddesinde düzenlenmiş olup; anılan maddede yer alan düzeltme işlemi, salt yargılamanın gerekmediği durumlara ilişkin bulunmaktadır. Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir. Bunun için de kaydının düzeltilmesi istenilen kişinin öncelikle nüfusta kayıtlı olması gereklidir....

MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.11.2015 tarih ve 2015/155 Esas, 2015/180 Karar sayılı ilamıyla; davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26/06/2018 tarih ve 2017/13140 Esas-2018/14414 Karar sayılı ilamıyla, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36 ncı maddesine göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesinin zorunlu olduğu, bu kanun hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesinin ... görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B....

İşte bu noktalarda, nüfus kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar”, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan “kayıt düzeltme davası” ile gerçek durumuna uygun hâle getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır. 25. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35 ve TMK'nın 39. maddelerindeki kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinde yer alan hiçbir kaydın düzeltilemeyeceğine ilişkin düzenlemeler ile yine Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 46. maddesindeki “yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları…” ibaresi nazara alındığında, herhangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur. 26. Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır....

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının 20.02.1994 tarihinde 114068,06 sicil numaralı işyerinde işçi olarak çalışmaya başladığını, ... sicil numarası ile kaydının yapıldığını, kendisine verilen “Sigorta Sicil Kartı” nda ise ad ve soyadı dışındaki kimlik bilgilerinde yanlışlık olduğunu, 1994-2004 arası eksik günlerinin işlenmesi ve bilgilerdeki yanlışlıkların düzeltilmesi için 26 Ekim 2018 tarihinde 14345691 başvuru numarasıyla Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezine başvurduğunu, kendisine cevap verilmediğini, 2004 yılında kendisine ... sicil numaralı yeni sigorta sicil kartının verildiğini, bu kartta kimlik...

Aile mahkemesinin 2013/525 esas sayılı dosyası ile boşandıkları, ortak çocuğun velayetinin davacıya verildiği, boşanma kararının 26.01.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının Ad ve Soyadı düzeltilmesi istemli açtığı davaya karşılık davalının davanın reddini talep ettiği, çocuğun soyadının annesinin soy adı ile değiştirilmesinin çocuğun üstün yararı bakımından ruhsal gelişimini olumsuz etkileme durumunun bulunmadığı, dinlenen tanıkların beyanında çocuğun kendi adını ... olarak bildiği ve kendisine sorulduğunda bu şekilde cevapladığı, ... ismi ile hiç anılmadığı ve çağrılmadığını Hamza isminin baba istediği için konulmasına rağmen babanın çocukla hiç ilgilenmediğini, hamilelik sürecinde de annenin yanında olmadığını, çocuğun aile fertleri ile farklı soyadı olması nedeniyle annesi ile aynı soyismi taşımak istediğini ortaya koymuş olmakla bu beyanlardan da sosyal inceleme raporu içeriğinden de çocuğun soy adının annenin soyadı olarak değiştirilmesinin çocuğun üstün yararına olacağı anlaşılmış...

İşte bu noktalarda, nüfus kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar”, ilgilileri veya cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan “kayıt düzeltme davası” ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır. Nüfus Kanununun 46. maddesinde “yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları…” ibaresi yer aldığından, her hangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur. Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında soybağı davaları ile nüfus düzeltim davaları arasında davanın tarafları dava açması süresi ve ispat kuralları bakımından ciddi ayrımlar bulunduğu açıktır (Hukuk Genel Kurulunun 30.09.2015 gün ve 2014/2-226 E., 2015/2029 K.; 13.11.2013 gün ve 2013/18-354 E., 2013/1554 K.; 07.03.2012 gün ve 2011/2-775 E., 2012/116 K. sayılı kararları). Somut olaya gelince; Davacı vekili, 12.03.1989 doğumlu davalının, müvekkili ... ve eşi ...'...

Yanlışlıkla veya bilinçli olarak çocuğun anasının, doğuran kadın yerine başka bir kadının gösterilmesi ve onu doğurmamış olan kadının üzerine tescil edilmesi hâlinde dahi kayden anne olarak görünen bu kişi ile çocuk arasında bir soybağı ilişkisi kurulmuş olmaz (4721 sayılı Kanun md. 282/1). 15. Türk Medeni Kanunu’nun 39 uncu maddesi uyarınca mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’un 46 ncı maddesinde yer alan “yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları…” ibaresi nazara alındığında, herhangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur. Bu hükme göre, anne adı nüfus kütüğüne gerçeğe aykırı olarak yazılmışsa, bu yanlışlığın düzeltilmesi uygulamadaki ifade ile nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile mümkündür. 16....

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir. Talebin niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, hükme yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki; a- Getirtilen 04.12.1985 tarihli ve 6361 yevmiye no’lu tapu istem belgesi incelendiğinde; kök ... ve dava dışı taşınmazların S.S. ......

Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince; Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur (Özsunay, E.: Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s. 243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre; kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir....

Zira Davalı Ad ve Soyadın Düzeltilmesi istemli davanın açıldığı 2013 yılına değin ... olduğundan , 3. Kişiler davacı ... Durukan'ı taraf olarak görmektedir. Bu aşamaya kadar davacı ve davalının tek bağlantı noktası husumete konu müzik eseri iken bu tarihten sonra “ ad” ... karıştırmaya sebep olmaktadır. Somut uyuşmazlığın başlangıç noktasına gidildiğinde; Davacı ... 2006 yılında seslendirdiği " ... " isimli şarkıyı ... isimli sosyal medya platformuna yüklemiş, şarkı kamuoyunda büyük ilgi görmüştür. Davalı taraf davacının sesiyle yayılıp internette meşhur olan " ... " isimli şarkıyı kendisinin seslendirdiğini iddia ederek ilk olarak 2007 senesinde...'de yayınlanan ...'un ... programına katılmıştır. Programa o dönem davalı taraf ... ismiyle katılmış, hem şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu, hem de seslendiren kişinin kendisi olduğunu iddia etmiştir. Aynı programda şarkıyı kendisi de seslendirmiştir....

UYAP Entegrasyonu