C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki ... sicil numaralı ... adına 114068.06 sicil no lu işyerinden verilen işi giriş bildirgesi incelendiğinde baba adının ..., anne adı ..., doğum yeri İskilip, doğum tarihinin 01.01.1972 olarak yazıldığı, bu nüfus bilgilerinin tanık olarak dinlenen ...’ın kimlik bilgileri ile uyumlu olduğu, 114068 sicil numaralı ... ve ... ... adına kayıtlı işyerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 19.04.1994 tarihli işyeri durum tespit tutanağı incelendiğinde; işyerinde ... ve ... olmak üzere iki kişinin çalıştığının tespit edildiği, tutanakta ...’nin kimlik bilgisi kısmına baba adı ... yazılıp çizildiği ve ... olarak düzeltildiği, doğum yeri İskilip yazılıp çizilerek ... olarak düzeltildiği, tutanakta geçen doğum tarihi, nüfusa kayıtlı olduğu yer, Cilt ve Hane numalarının davacının nüfus kayıtları ile uyumlu olduğu, Nüfus Müdürlüğüne yazılan yazı cevabından İskilip nüfusuna kayıtlı ... isimli...
Hemen belirtmek gerekir ki, Bakanlar Kurulunun 27.07.2013 tarih ve 2013/5150 sayılı kararı ile kabul edilerek 17.08.2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Tapu Sicili Tüzüğünün 75. maddesinde “(1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir. (2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir....
Hemen belirtmek gerekir ki, Bakanlar Kurulunun 27.07.2013 tarih ve 2013/5150 sayılı kararı ile kabul edilerek 17.08.2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Tapu Sicili Tüzüğünün 75. maddesinde ‘’ (1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir. (2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir....
MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.11.2015 tarih ve 2015/155 Esas, 2015/180 Karar sayılı ilamıyla; davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26/06/2018 tarih ve 2017/13140 Esas-2018/14414 Karar sayılı ilamıyla, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36 ncı maddesine göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesinin zorunlu olduğu, bu kanun hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesinin ... görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B....
İşte bu noktalarda, nüfus kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar”, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan “kayıt düzeltme davası” ile gerçek durumuna uygun hâle getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır. 25. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35 ve TMK'nın 39. maddelerindeki kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinde yer alan hiçbir kaydın düzeltilemeyeceğine ilişkin düzenlemeler ile yine Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 46. maddesindeki “yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları…” ibaresi nazara alındığında, herhangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur. 26. Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır....
ın 24/11/1994 tarihinde vefat ettiğini, muristen ... köyü, ... mevkiinde kain 1614 ve 1517 parsel sayılı taşınmazların kaldığını ancak bu taşınmazların tapu kütüğünde murisin "..." olan baba isminin sehven "..." ve "1927" olan doğum tarihinin ise sehven hicri "1335" olarak yazıldığını, murisin aynı isimli ve 18/04/1987'de vefat eden bir kardeşi de bulunduğundan, yanlışlığın idari yoldan düzeltilemediğini belirterek, sözkonusu iki adet taşınmazın 1927 doğumlu ... oğlu muris ...'a ait olduğunun tespiti ile, tapu malikinin "..." olan baba adının "...", doğum tarihinin ise "1927" olarak tashihine karar verilmesini talep etmiştir. Taşınmazların tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı, gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur....
Bu itibarla davalı vekilince yerel mahkeme kararının süresinde temyiz edilmiş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 07/06/2011 tarihli 2011/6179 Esas, 2011/7384 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılarak esasın incelenmesine geçildi. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-“Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez....
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu 5199 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 256/2400 hissesinin ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından ... .Asliye Hukuk mahkemesi'nin 2011/150 esas sayılı dosyası ile taşınmaz maliklerinden ... oğlu ... ad, soyad ve baba adının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi istemli dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi sonucu onanarak kesinleştiği, UYAP ortamında yapılan incelemede davacı tarafından ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/2 esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kayıt maliki ... oğlu ... kendi murisi ile aynı kişi olduğunun tespitine yönelik dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın reddine dair verilen kararın halen temyiz incelemesinde olduğu, kararın henüz kesinleşmediği, mahkemece, anılan dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verildiği halde daha sonra herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin...
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2012 NUMARASI : 2011/497-2012/487 Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar,7 adet (....ada 6,7,8 ve 10;.... ada 2;....ada 3 ve ...ada 7 parsel sayılı) taşınmazda babaları olan murisin tapuda "Hüseyin oğlu Hasan" olarak yazılı isminin nüfus kaydına uygun "Hüseyin oğlu Hasan G...." olarak soyadı eklenmesi suretiyle düzeltilmesini istemişlerdir. Davalı,iddianın ispatlanması gerektiğini savunmuştur....
Aile mahkemesinin 2013/525 esas sayılı dosyası ile boşandıkları, ortak çocuğun velayetinin davacıya verildiği, boşanma kararının 26.01.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının Ad ve Soyadı düzeltilmesi istemli açtığı davaya karşılık davalının davanın reddini talep ettiği, çocuğun soyadının annesinin soy adı ile değiştirilmesinin çocuğun üstün yararı bakımından ruhsal gelişimini olumsuz etkileme durumunun bulunmadığı, dinlenen tanıkların beyanında çocuğun kendi adını ... olarak bildiği ve kendisine sorulduğunda bu şekilde cevapladığı, ... ismi ile hiç anılmadığı ve çağrılmadığını Hamza isminin baba istediği için konulmasına rağmen babanın çocukla hiç ilgilenmediğini, hamilelik sürecinde de annenin yanında olmadığını, çocuğun aile fertleri ile farklı soyadı olması nedeniyle annesi ile aynı soyismi taşımak istediğini ortaya koymuş olmakla bu beyanlardan da sosyal inceleme raporu içeriğinden de çocuğun soy adının annenin soyadı olarak değiştirilmesinin çocuğun üstün yararına olacağı anlaşılmış...


