Davalı noter işlemi ile sahte imzalı araç satış sözleşmesi yapılmış olması özen yükümlülüğünün kusurlu şekilde aksattığını göstermekte olup, noterin eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının kesilmediği açıktır. Bu nedenle, davalı noterin ve onun adına işlem yapan diğer davalının sorumluluğu cihetine gidilmelidir. O halde, mahkemece; davalı noterin, araç satış işlemini yaparken kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediği gözetilerek, kamu hizmeti yapan noterin, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi onun sorumluluğunu gerektirdiğinden, davacının uğradığı maddi kayıpların belirlenmesi ve davalılardan tazminine karar verilmesi gerekirken; davanın reddine yönelik hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Noterin hatalı işlemi sonucu malı elinden çıkan gerçek malikin veya iyi niyetli alıcının zararlarından dolayı noterin sorumluluğunu azaltmak veya gerçek malik ile iyi niyetli alıcıyı noter haricinde tanımadıkları kişilere muhatap etmek özellikle Noterlik Kanununa, hukukun genel prensiplerine ve hakkaniyete aykırıdır....
Bu nedenle ek kusuru bulunan davalı noterin, ek kusuru bulunmayan diğer kusursuz sorumlulara ve bu arada davacıya göre daha ağır bir tazminat sorumluluğuna tabi tutulması zorunludur. O halde, mahkemece; kusursuz sorumlu olan davalı noterin ek kusuru gözetilerek, davacının bölüşük kusuru nedeniyle talep edilen tazminat tutarından daha makul bir düzeyde indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek oranda indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, kabul edilen alacak yönünden vekil olunanlar ve noterin müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verilmiş olup, temyizin kapsamına göre noterin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi gerekeceğinden hükmü temyizen inceleme görevi, yürürlükte bulunan işbölümü uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesinindir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 28/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Noterin işlemi yaparken sahtecilik nedeniyle aldatılmasının, belgelerin iğfal kabiliyetinin olup olmamasının, zarar gören gerçek malik veya iyi niyetli alıcı yönünden hiçbir etkisi yoktur. Bu hususlar noter tarafından sahtecilik yapanlara karşı açılacak rücu davasında veya sahtecilik işleminde katkılarının olması halinde gerçek malik ve kötü niyetli alıcı yönünden ileri sürülebilir ve davaya etkisi olabilir. Noterin hatalı işlemi sonucu malı elinden çıkan gerçek malikin veya iyi niyetli alıcının zararlarından dolayı noterin sorumluluğunu azaltmak veya gerçek malik ile iyi niyetli alıcıyı noter haricinde tanımadıkları kişilere muhatap etmek özellikle Noterlik Kanununa, hukukun genel prensiplerine ve hakkaniyete aykırıdır....
Yerel mahkemece; kusursuz sorumlu olan davalı noterin sorumluluğunun sınırsız sorumluluk anlamına gelmeyeceği, noterlikte kullanılan belgelerin aldatma yeteneği bulunduğundan noterin eylemi ile zarar arasındaki nedensellik bağının üçüncü kişinin ağır kusurlu eylemi nedeniyle kesildiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Noterlik Yasası'nın 162. maddesi gereğince noterler; yaptıkları işlemlerden doğan zararlardan dolayı kusursuz sorumlu olup sorumlu tutulmaları için kusurlu olmaları gerekmez. Diğer bir anlatımla; tüm kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu gibi zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Bu bağlamda zarar görenin, kusurlu sorumlulukta olduğu gibi, zararın varlığını ve zarar ile zarar verenin eylemi arasında uygun nedensellik bağı bulunduğunu kanıtlaması yeterlidir. Eldeki davada, davalı notere sunulan araç ilişik kesme belgesinin 14.09.2007 günü ......
Anılan madde uyarınca noterlerin sorumluluğu için, noterin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin görevleriyle ilgili bir eylemleri olmalı, bir zarar bulunmalı, zarar doğuran eylem hukuka aykırı olmalı ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağ bulunmalıdır. Kusursuz sorumluluk şeklinde düzenlenen noterin sorumluluğu ancak zarar ile uygun nedensellik bağının kesildiğinin kanıtlanması durumunda ortadan kalkacaktır. Tüm kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu gibi zarar gören davacı, davalı noterin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zarar gören davacı yalnızca zararla eylem arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamak zorundadır. Noterlik Kanununun 60/3 ile 84. Ve devamı maddeleri gereğince satış vaadi sözleşmesinin yasaya uygun şekilde düzenlenmesi ve ona resmi belge niteliği kazandırılması görevi notere aittir. Noterlerin yaptıkları işlerin uzmanı olduğu kabul edilir. Noterin yapacağı işler oldukça sıkı kural ve şekil şartı esasına bağlanmıştır....
Noterin hatalı işlemi sonucu malı elinden çıkan gerçek malikin veya iyi niyetli alıcının zararlarından dolayı noterin sorumluluğunu azaltmak veya gerçek malik ile iyi niyetli alıcıyı noter haricinde tanımadıkları kişilere muhatap etmek özellikle Noterlik Kanununa, hukukun genel prensiplerine ve hakkaniyete aykırıdır....
Mahkemece; somut olayda, ceza dosyasındaki 31.07.2004 tarihli ekspertiz raporuna göre notere ibraz edilen iğfal kabiliyetine haiz belgeleri kullanan 3.kişinin bu eylemi ile illiyet bağının kesildiği, böylece davalı noterin sorumluluğunun ortadan kalktığı, nitekim noterin işlem yaptığı belgelerin sahte ve iğfal kabiliyetine haiz olduğuna ilişkin mahkumiyet hükmünün de kesinleştiği, bu sahte belgeler kendisine ibraz edilen noterin normal işlemini yaptığı ve artık iğfal kabiliyeti bulunan bu belgelerin menşeini araştırmasına gerek bulunmadığı gerekçesi ile davacının davayı ispat edemediğinden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Kusursuz sorumlulukta ise, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Diğer taraftan Noterlik Yasası'nın 72.maddesi gereğince noter; iş yaptıracak kişilerin kimlik ve adresleri ile gerçek isteklerini tam öğrenmekle yükümlüdür. Noterin sahte belgeler ile işlem yapması ve gerçek maliki iyi tespit edememesi, hatalı ve eksik bir işlemdir....


