WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

nun ağır kusur teşkil eden fiili nedeniyle noterlik işlemi ile zarar arasında nedensellik bağının kesildiği gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesine dayalı noterin sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır. Yargıtay uygulamasında; noterlerin hukukî sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu genel bir ilke ve prensip olarak benimsenmiştir. Ancak, bu sorumluluktan mutlak kusursuz sorumluluk olarak benimsendiği sonucu çıkarılmamalıdır. Noterin hukukî sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için ortada; noterin veya noter çalışanının bir eyleminin bulunması ve bu eylemden dolayı bir zararın doğması, bu zararla birlikte eylem ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu şartlardan birisinin gerçekleşmemesi hâlinde noterin hukukî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir....

O halde; davalı noterin sahte kimlik belgesine dayanarak araç satışı yapması nedeniyle özen yükümlülüğünü kusurlu şekilde aksattığı, Noterlik Kanunu'nun 72. maddesindeki yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davalı noterin sahte sürücü belgesinin iğfal kabiliyeti bulunduğu iddiasını ise ispat edemediği, noterlerin sorumluluğunun da kusursuz sorumluluk olduğu, bu nedenle davalı noterin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine yönelik hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı temyizi yönünden ek kararın ONANMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Oto Şirketi nin sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı ......

Davalı noterin imza farklılığını fark etmeden sahte sürücü belgesine dayanarak vekaletname düzenlemiş olması özen yükümlülüğünü kusurlu şekilde aksattığı, davalı noterin sahte sürücü belgesinin iğfal kabiliyeti bulunduğu iddiasını ise ispat edemediği, noterlerin sorumluluğunun da, kusursuz sorumluluk olduğu, bu nedenle de davalı noterin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kabul edilip, davacının uğradığı maddi kayıpların belirlenmesi ve davalı A.. O..'dan tazminine karar verilmesi gerekirken; itibar edilmeyen gerekçeler ile, davanın reddine yönelik hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Noterin hatalı işlemi sonucu malı elinden çıkan gerçek malikin veya iyi niyetli alıcının zararlarından dolayı noterin sorumluluğunu azaltmak veya gerçek malik ile iyi niyetli alıcıyı noter haricinde tanımadıkları kişilere muhatap etmek özellikle Noterlik Kanununa, hukukun genel prensiplerine ve hakkaniyete aykırıdır....

Noterin hatalı işlemi sonucu malı elinden çıkan gerçek malikin veya iyi niyetli alıcının zararlarından dolayı noterin sorumluluğunu azaltmak veya gerçek malik ile iyi niyetli alıcıyı noter haricinde tanımadıkları kişilere muhatap etmek özellikle Noterlik Kanununa, hukukun genel prensiplerine ve hakkaniyete aykırıdır....

Hal böyle olunca, mahkemece;davalı noterin aslı temin edilemeyen ve bu nedenle iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilemeyen davalı ... adına düzenlenen sahte sürücü belgesinde yukarıda belirtilen ve gerçek kimlik bilgileri ile karşılaştırılsa idi çıplak gözle görebileceği farklılıkları gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle gözden kaçırdığı,ispat yükü üzerinde bulunan davalı noterin söz konusu sahte sürücü belgesinin iğfal kabiliyeti bulunduğunu ispat edemediği ,noterlerin sorumluluğunun da kusursuz sorumluluk olduğu, bu nedenle de davalı noterin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kabul edilip, davacının uğradığı maddi kayıpların belirlenmesi ve belirlenecek bu maddi kaybın davalı noterden tazminine karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Mahkemece; noterin nüfus cüzdanının sahteliğini anlayabilecek durumda olduğunun kanıtlanamadığı, bu nedenle davalı Noterin olayda kusuru bulunmadığı, davalı Bankanın da vekaletnamenin gerçek olup olmadığını düzenleyen Noterden telefonla sorarak teyit ettirdikten sonra ödeme yaptığı, Noterin doğruladığı vekaletnameyle ilgili yeniden bir araştırma yapmasının beklenemeyeceği, bu nedenle olayda kusuru bulunmadığı, ancak davalı Avukat S.. A..'...

Şubesi'ndeki toplam 61.525,00 TL alacağının kendisine devir ve temlik edildiğini, sözleşme taraflarının müşterek beyanlarında devredilen paranın davacı hesabına yatırılmasının da kararlaştırıldığını, noter tarafından yapılması zorunlu olan tebligat masrafının da davalıya peşin olarak ödendiğini, buna rağmen davalı noterin kusurlu bir şekilde yapılan devir sözleşmesini ilgili T.C. Merkez Bankası ......

Böyle bir iddianın sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilecektir. Şu halde vekaletnamenin sahteliği iddiasının noterin taraf olmadığı bir davada incelenip hükme bağlanması usul hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir. 6100 sayılı HMK'nın 208/ 4. maddesi gereğince resmi bir senetteki yazı veya imzayı inkar eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir....

Böyle bir imzanın sahteliği iddiası ise, sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşıda ileri sürülmüş bir iddia olup, hükmen sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunun'un 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi, noterin savunması bu davanın sonucunu etkileyebilir. Şu halde onaylı imzanın sahteliği iddiasının bu imzayı onaylayan noterin taraf olmadığı bir davada incelenip, hükme bağlanması usul hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir. Bu durumda mahkemece davacı tarafa ilgili noter aleyhine dava açmak üzere mehil verilerek açtığı davanın iş bu davayla birleştirilmesi halinde noterin de savunması ve sunduğu deliller incelenerek, birleştirilmeme halinde o davanın sonucu beklenerek bir karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.10.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi....

UYAP Entegrasyonu