SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Sınıfa 2012 yılında yazdırdıklarını, 2013-2014 eğitim yılında... sınıfının 281 nolu öğrencisi olduğunu, 2013-2014 eğitim öğretim yılı sona erdiğinde okul idaresi tarafından müşterek çoçuklarının okulda bir takım olumsuz davranışlarının bulunduğunu, öğrenci gelişim ve davranışları değerlendirme toplantısında diğer çocuk velilerinin şikayeti olduğu yeni eğitim öğretim yılı için kaydının yapılmayacağının söylendiğini, davalı yanca kaydının yenilenmeyeceğinin dönem sonunda bildirilmesi nedeni ile erken kayıt hakkının yok olmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle oluşan 4.764,00 TL zararın, kaydı yapılan yeni okula gönderilmesi nedeni ile ortaya çıkan 3.500,00 TL servis bedelinin, müşterek çocklarının kaydının yenilenmemesi nedeni ile ailenin yaşadığı üzüntü, yeni okul bulamama kaygısı, kaydın yenilenmemesi nedeni ile yaratılan küçültücü durumun yarattığı üzüntü ve çevre mahcubiyeti, sarf edilen söz ve suçlamaların anne ve babada yarattığı üzüntü nedeni ile herbir davacı için ayrı ayrı 6.000,00...
Mahkemece talebin kısmen kabulü ile 6486,48 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Evlilik ve nişan sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır. Ancak, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile iade edilmemek üzere bozdurulup ihtiyaçlar için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde, koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Davada, davacıya ait olduğu anlaşılan dava konusu ziynet eşyalarının bir kısmının evliliğin devamı sırasında bozdurularak ortak ihtiyaçlar için harcandığı davalı tarafından ileri sürülmüştür. Davalı koca, davalı kadının iade edilmemek üzere kendi rızası ile ziynet eşyalarını verdiğini kanıtlayamadığından, dava konusu ziynet eşyalarının davacıya iadesi gerekir. Mahkemenin buna ilişkin kabulünde yasaya aykırı bir yön yoktur....
***'ün babası ... ... ***, annesi Hatıra *** kolluk beyanlarında özetle, 2020 yılının Ekim ayında ... ile ...'ün evlenmek istediğini öğrendiklerini, ...'ü ailesinden istediklerini, düğün öncesinde nişan yapılması konusunda anlaştıklarını, başlık parası olarak 25.000 TL yi kızın babasına verdiklerini, ...'ün yaşını doldurması sonrasında düğün yapacaklarını söylemişlerdir. Şüpheli ... *** Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinde devam eden yargılaması sırasında verdiği ifadesinde özetle, mağdure ile cinsel birlikteliğinin olmadığını, aralarında nişan yapıldığını, mağdurenin babasına başlık parası verdiğini söylemiştir. Mağdurenin adli muayenesi kapsamında adli tıp uzmanı tarafından verilen 24.12.2020 tarihli mütalaada özetle, mağdurede eski yırtıklar saptandığı, bakire olmadığı, tespit edilen yırtıkların muayene tarihi olan 24.12.2020 tarihinden on gün öncesindeki herhangi bir zaman diliminde gerçekleşmiş olduğu belirtilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/816-2010/368 Esas Karar sayılı dosyasında görüldüğünü, olay nedeni ile uğradığı maddi zararının 229.067,25 TL olarak hesaplandığını ancak istemi 1.000,00 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğunu, şimdi ise bakiye alacağı olan 228.067,25 TL'nin ödetilmesini istediğini bildirmiştir. Davalı, usul ve esas yönden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, asıl dava dosyası getirtilmiş, kesinleşen mahkeme kararına göre davacı yararına hesaplanmış bulunan alacağın bakiyesi olan 228.067,25 TL'nin ödetilmesine karar verilmiştir. Davacının maddi zarar kapsamının hesaplandığı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/816-2010/368 Esas-Karar sayılı dosyasında, davalının %100 kusuru ile neden olduğu kaza nedeni ile davacının %68 oranda malul kalacak biçimde yaralandığı kabul edilmiş, daimi iş gücü eksikliği nedeni ile uğradığı zarar tutarı olay tarihinden itibaren belirlenmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Dava dilekçesinde haksız nişanın bozulması nedeniyle ortak hesapta bulunan 11.105,00 TL paranın, ziynet eşyaları ile cep telefonu mp3 çalar, muhtelif giyim eşyalarının aynen veya bedelinin iadesi ile 10.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü....
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/653 E., 2022/289 K. Taraflar arasındaki nişan bozulması nedeni ile maddî ve manevî tazminat ile hediyenin geri verilmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne 1300,00 TL'lik ziynet eşyasının aynen iadesine olmadığı takdirde değerinin davalı davacı kadından alınarak, davacı davalı erkeğe verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminatın davacı davalı erkekten alınarak davalı davacı kadına verilmesine karar verilmiştir....
Nişanın hukuken geçerli olması için belli bir rituel içinde yapılmış olması, nişanın duyurulması(ilan edilmesi) ve aile bireylerinin şahitliği çerçevesinde yapılması gerekmektedir.Davacı dava dilekçesinde nişanın bozulması nedeni ile kişilik haklarının zedelendiğini iddia ederek, maddi ve manevi tazminat ile alacak isteminde bulunmuş ise de; taraflar arasında geleneksel anlamda nişan merasimi bulunmamaktadır.Somut olayda; taraflar gayri resmi şekilde bir araya gelmiş olup, bu durumda nişandan ve yasal olarak korunması gereken bir birliktelikten söz edilmesi mümkün değildir. Dosya kapsamından tarafların nişanlanmadıkları anlaşıldığına göre, taraflar arasındaki ilişkinin aile hukuku prensiplerine göre değil, borçlar hukuku kurallarına, özellikle de haksız eyleme ilişkin hükümlere göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup, HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartlarındadır....
Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nun 49. maddesi uygulanır. TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir....
Mahkemece kişilik haklarına saldırı nedeni ile davacı taraf yararına manevi tazminat takdir edilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ...... manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir. (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır....


