WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Aile Mahkemesinde 24.01.2013 tarihinde nafaka artırım davası açtığını, davacının açmış olduğu nafaka davasının Isparta 1. Aile Mahkemesinde 2013/94 esas numarası ile görüldüğünü ve 21.03.2013 tarihinde karara bağlandığını, nafakanın yıllık TEFE-TÜFE oranında artırılmasına karar verildiğini, davacının yeniden dava açmasının yerinde olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davalı erkeğin boşanma davası esnasındaki ve nafakanın artırılmasına ilişkin bu davanın açıldığı sıradaki ekonomik şartlarının aynı olduğu, boşanma davasından sonra davalının gelirinde ayrıca bir artış olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, boşanma davasının üzerinden uzun bir zaman geçmeden ve davalının ekonomik gelir düzeyinde TÜFE oranının üzerinde belirgin bir artış olmadan nafaka artırım talebinde bulunulmasının hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmayacağı kanaatine varıldığından; açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Dava; yardım nafakasının artırılması talebine ilişkindir.Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın artırılmasına karar verilebilir. TMK.'nun 364/1.maddesinde; "herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür". TMK.'nun 365/2 maddesinde; "dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir"düzenlemesi yeralmaktadır. Artırılması istenen nafaka 27.06.2011 tarihindeki koşullara göre verilmiş olup, eldeki artırım davasının açıldığı 18.07.2012 tarihine kadar geçen 1yılı aşkın sürede tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve nafaka alacaklısının ihtiyaçları değişmiştir....

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı-karşı davacının nafaka artırım davasına yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı-karşı davacının nafakanın azaltılması davasına yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.01.2019 (Pzt.)...

Yasada nafakanın yeniden belirlenebilmesi için belli bir zamanın geçmesi aranmamıştır. Buna göre mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı zorunlu kılması gerekmektedir. Artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakası artırım davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde;davalı ile 2009 yılında boşandıklarını,boşanma ile lehine aylık 150 TL nafakaya hükmedildiğini,kirada oturması,ihtiyaçlarının olması ve günün ekonomik koşulları nedeniyle hükmedilen nafakanın yetersiz kaldığını,davalının ise nakliye işi ile uğraşıp gelirinin yüksek olduğunu belirterek,aylık 150 TL'lik nafakanın 850 TL artırılması ile aylık 1.000 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....

.- 2012/15578 K. sayılı kararı ile “...nafakanın belirlendiği tarihten dava tarihine kadar geçen süre, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile geçim ihtiyaçları, nafakanın niteliği ve hakkaniyet ilkesi gözetildiğinde ÜFE endeks oranına göre nafaka miktarının artırılması gerektiği” belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, endekse göre hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden alınan raporda 283,78 TL olması gerektiği belirtilse de uyulan bozma ilamında "artırıma esas alınacak nafaka miktarının aylık 275 TL olduğunun" kabul edildiği, bilirkişinin hesaplamasının bu nedenle yeterli olmadığı açıklanıp, 1991 yılında (uyulan bozma ilamı gereğince) 275 TL kabul edilen yoksulluk nafakasının endekse göre artırım ile ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile geçim ihtiyaçları, nafakanın niteliği ve hakkaniyete göre 500 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir....

Davacı vekilinin yoksulluk nafakasının artırım oranına ilişkin temyiz itirazına gelince; Yoksulluk nafakasının artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı göz önünde bulundurulmalı, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde artırım yapılmalıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; yoksulluk nafakasının ÜFE verilerine göre hesaplandığı belirtilmiş ise de hesaplama doğru yapılmamıştır. Mahkemenin endeks hesaplama şekli hatalıdır....

Buna göre, önceki artırım davasının açıldığı 20.06.2012 tarihi ile eldeki artırım davasının açıldığı 04.09.2013 tarihi arasında yaklaşık 15 ay geçmiştir. Aradan geçen bu sürede davacının ihtiyaçları doğal olarak artmış, davalının gelirinde de en az ÜFE oranında iyileşme meydana gelmiştir. Hal böyle olunca; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, iki dava tarihi arasındaki endeks artış oranları ve TMK'nun 4. maddesinde vurgulanan "hakkaniyet" ilkesi de dikkate alınarak nafakanın en azından ÜFE endeksi artış oranında artırılmasına karar verilmesi gerekirken, tümden reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir....

Aynı şekilde, 176/4.maddesinde de; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın, tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılıp azaltılabileceği kabul edilmiştir. Yoksulluğun ortadan kalkması halinde ise, mahkeme kararı ile nafakanın kaldırılabileceği öngörülmüştür. (TMK. md.176/3) Somut olayda; taraflar, 20.05.2009 tarihli kararla boşanmışlar ve davacı lehine 100 TL yoksulluk nafakası bağlanmıştır. Davacı ev hanımı olup, almış olduğu nafaka dışında hiçbir geliri bulunmamaktadır. Davacının içinde bulunduğu sosyo ekonomik durum itibariyle, nafakanın en azından Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre, ÜFE oranında artırılması gerekmektedir....

Yasada nafakanın yeniden belirlenebilmesi için belli bir zamanın geçmesi aranmamıştır. Buna göre, mahkemece; iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı zorunlu kılması gerekmektedir. Artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı gözönünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....

UYAP Entegrasyonu