WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Yoksulluk nafakasının artırım davasında ise; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin, önce kurulan dengeyi bozup bozmadığı göz önünde bulundurulmalı, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde artırım yapılmalıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....

İstinaf Sebepleri 1.Davacı kadın vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesiyle; ortak çocuğun ihtiyaçları da dikkate alındığından nafakaların az olduğunun açık olduğunu, nafakanın her yıl % 50 oranında artırılması talepleri hakkında karar verilmediğini, erkeğin cevap dilekçesinde müvekkiline cinsel şiddet uyguladığını ikrar ettiğini,kadın için hükmedilen maddî tazminat miktarının da yetersiz olduğunu belirterek kusur belirlemesi ve ortak çocuk için hükmedilen iştirak nafakası ile nafakanın artırım talebi ile ilgili karar verilmemesi, kadının manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesiyle; müvekkilinin eşini sevdiğini, barışmak istediğini, müvekkili hakkında yapılan bir icra takibinin bulunmadığını, müvekkilinin eşi ile sosyal ortamlarda alkol aldığını, ortak çocuğun burslu okuduğunu, Mahkemece yeniden inceleme yapılarak eksikliklerin giderilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....

Mahkemece; aradan geçen sürede nafaka alacaklısı müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığı, nafakanın yetersiz kaldığı, tarafların ekonomik sosyal durumları ve davalının aynı zamanda velayeti kendisinde olan diğer müşterek çocuğun giderlerini karşıladığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile nafakanın aylık 250TL olarak artırımına, hükmedilen nafakaya 2 yıl ile sınırlı yıllık ÜFE artış oranında artırım uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK.nun 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.Somut olayda; mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin kadının kendisi için artırım talebi reddedilmiştir.O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, davacı kadının kendisine ilişkin artırım talebinin gerekçe gösterilmeksizin reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz...

Her ne kadar, nafakanın takdirinde; davalı (baba) nın hayat koşulları ve ödeme gücünün de dikkate alınması zorunluluğu var ise de; bu durum, yani davalının gelir seviyesinin düşüklüğü nafakanın artırılması gerekliliğini büsbütün ortadan kaldırmaz.Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şeklide dikkate alınır. Diğer taraftan nafaka miktarı belirlenirken, velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın, bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Hakim, nafaka takdirinde; nafaka alacaklısı çocuğun ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalı babanın gelir durumu arasındaki dengeyi kurarak, hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/478 esas, 2001/521 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, ve bu karar ile müşterek çocuğun velayetinin anneye bırakılarak çocuk lehine aylık 40 TL nafakaya hükmedildiğini, daha sonra açtıkları arttırım davası mahkemenin 2009/532 esas 2010/519 karar sayılı ve 26.08.2010 tarihli kararı ile nafakanın aylık 200 TL. ye yükseltildiğini, kararda ayrıca bundan böyle nafakanın her yıl TÜFE oranında artırım öngörülmüş ise de nafaka miktarının düşük olduğundan % 10 u bulmayan TÜFE oranındaki artışla müvekkilinin çocuğun artan ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığı, davalının TÜFE oranındaki artırım hükmüne de uymayarak 200 TL. aylık nafaka ödemeyi sürdürdüğünü, bu nedenlerle nafakanın aylık 350 TL. ye yükseltilmesini talep etmiştir.Davalı çocuk için hükmedilen aylık 200,00 TL nafakayı karardaki arttırım oranından fazla olarak 225,00 TL olarak ödediğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece önceki arttırım kararı ile...

Nafaka artırım davasının açılması belirli zamanın geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki nafaka artırım davasının tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 2 yıldan fazla süre geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, davacının ve ortak çocukların ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Başka bir anlatım ile davacı yandan önceki nafaka artırım davasının kararında belirtilen (ve her yıl ÜFE artış oranına göre yapılacak) artırım ile yetinmesi beklenemez. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına, davalının gelirine, davacı ve ortak çocukların artan ihtiyaçlarına göre, tedbir nafakası miktarının hak ve nesafete uygun olacak şekilde artırılması gerekir. Tedbir nafakasının miktarının tayin edilmesinde davalının geliri ve tarafların birlikte yaşadıkları sırada davalının alıştırdığı geçim şartları dikkate alınmalıdır....

Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarafların 27.11.2001 tarihli karar ile boşandıkları; 03.03.2000 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin anneye verildiği, çocuk için 25,00 TL nafakaya hükmedildiği; son artırım davasının 19.11.2004 günü açıldığı ve bu dava ile 25,00 TL olan nafakanın 50,00 TL artırılmak suretiyle 75,00 TL'ye çıkarıldığı, eldeki artırım davasının ise bu davadan 7 yıl sonra 28.11.2011 günü açıldığı, davacı annenin ev hanımı olduğu; davalı babanın ise kendisine ait taksi ile taksicilik yaptığı anlaşılmaktadır....

Davacı vekili dilekçesinde, 2009 yılında davacı lehine boşanma ilamıyla hükmedilen 250 TL yoksulluk nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesini, ayrıca nafakanın her yıl enflasyon oranında artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevabında; ekonomik durumunun iyi olmaması nedeniyle nafaka artırım davasının reddini, karşı davasında ise kendi isteğiyle çalışmayan davacının ekonomik durumunun iyi olması nedeniyle, nafakanın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, nafaka artırım davasının kısmen kabulü ile nafakanın 350 TL'ye yükseltilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir....

Bu bağlamda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen artırım miktarı fazladır. Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda açıklanan nedenlerle, yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle nafakanın takdir edildiği tarihte kurulan dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu fazla miktarda artışa hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu