Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazî kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Keza bordro hilesi bulunmadığı ve bordro ile fazla mesai ücreti ödenmiş ve ihtirazı kayıt konmamış ise tanık beyanlarına dayalı fazla çalışma tespitinde ödenen ayların dışlanması, aksi halde ise ödenenlerin mahsup edilmesi gerekir. Başka bir anlatımla, işverence işçilerin fazla çalışma ücreti talep etmesine engel olacak şekilde sembolik fazla çalışma tahakkukları yapılırsa bu aylar fazla çalışma hesabından dışlanmaz ancak yapılan fazla çalışma ödemeleri tespit edilen fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilir. ..." 3. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/12852 Esas, 2022/1015 Karar sayılı kararında bordro hilesinin varlığı durumunda Dairenin ilkesi şu şekilde ifade edilmiştir: "......
Davacı tarafından, yapılan işin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında bulunduğu ileri sürülerek fazladan ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusu zımnen reddedilmiştir. Söz konusu işlemin iptali ve ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle iş bu dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 213 sayılı Kanun'un "Vergi hatası" başlıklı 116. maddesinde, "Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır." kuralına yer verilmiştir. Kanun'un "Hesap hataları" başlıklı 117. maddesinde, matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması hesap hataları olarak sayılmıştır....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, iş akdi sona erdirilen davacıya "hizmet ödülü" adı altında ödenen brüt 2.909.606,02 TL'lik ödeme üzerinden yapılan gelir (stopaj) vergisi kesintisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddi üzerine şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı'na yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemenin 23/10/2018 tarihli ara kararına cevaben işveren ......
O halde; Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu tarafından yapılan 176.300,00 TL ödemeden, icra müdürlüğünce alacaklının hesabına gönderilen 157.448,15 TL’nin mahsubu ile icra dosyasında kalan bir para varsa, bu paranın, itirazın iptali davası sonucuna göre borçluya iadesi tabii ise de; alacaklıya ödenen 157.448,15 TL’nin şikayet yolu ile iadesi mümkün olmadığından bu kısım yönünden şikayetin reddi gerektiğinden, icra müdürlüğüne yatırılan paranın tamamının borçluya iadesine karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Direnme kararına karşı süresi içinde alacaklı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. B....
TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Davacı kurumun mülkiyetinde bulunan taşınmazlar için 2001-2006 yıllarına ilişkin olarak ödenen emlak vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen emlak vergisinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 213 sayılı Kanunun 116. maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış, 118. maddede, vergilendirme hataları sayıldıktan sonra 2. fıkrasında, açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasının mükellefiyette hata olduğu belirtilmiştir....
Davacı tarafından, sermayeye yeniden değerleme yoluyla ilave edilen tutarın ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymet olduğu ve sermaye azaltımı yoluyla ortaklara aktarılmasının kâr dağıtımı olarak kabul edilemeyeceği ihtirazi kaydıyla verilen muhtasar beyannamede kâr payı dağıtımı olarak beyan edilen tutara isabet eden 312.000,00 TL tahakkukun kaldırılması ile ödenen tutarın iadesi istemiyle işbu dava açılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinde 5024 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 01/01/2004 tarihinden önceki dönemde şirketin sermayesine ilave edilmiş yeniden değerleme değer artış fonu tutarlarının 2013 yılında yapılan sermaye azaltımı sonucu işletmeden çekilerek şirket ortaklarına ödenen kısmının kâr payı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespitine bağlıdır....
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükümleri mevcut olup, eldeki davada, davacının talebinin davalı Kurumca yaşlılık aylığı bağlanmadan ve tahsis talebi öncesinde, borçlu olduğu prim tutarından daha fazla prim tutarının tahsil edildiği ve bu nedenle fazladan ödenen prim tutarının iadesi istemine yönelmesi ve mahkemece fazladan ödendiği belirlenen tutarın 23,69 TL olması karşısında, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin asıl alacağı geçemeyeceği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI....
Esas sayılı icra dosyasına ödenen tutardan makul miktardan fazla olması nedeniyle, davalının mahrumiyet zararının, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra bu miktarı aşan müvekkili tarafından yapılan ödemeden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50,00 TL nin ve bankalardaki haciz şerhin kaldırılması için ödenen 92,55 TL (43,05 TL ve 49,50 TL lik ) ödemelerin ödeme tarihi 18/02/2020'den itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini ve tespitin talep ve dava etmiştir....
kararı ile sebepsiz kalımış davalının elinde bulunan husumet nedeniyle teslim edilmeyen 9 adet beher 416.00 TL (altı sıfır atılmıştır) değerindeki senetlerin davalıdan alınarak davacıya teslimine ; Yargılamanın yenilenmesi istemlerinin kabul edilerek, yeniden yargılama yapılmasına, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın ortadan kaldırılmasına talebi doğrultusunda yeni bir karar verilmesine; yargılama giderlerinin tümünün davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 379. maddesi gereğince “ Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra ; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler....
Vergi Dava Dairesinin E:2024/2249 sayılı dosyasına konu yargılama süreci: Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından, satın aldığı uyuşmazlığa konu benzin ve elektrik motoru bulunan araca ilişkin olarak özel tüketim vergisi oranının hatalı olarak tespit edildiğinden bahisle fazladan ödendiği iddia edilen özel tüketim vergisi ve bu vergiye matrah yönünden bağlı katma değer vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 15....


