WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir. Somut olayda, davacı annenin ev hanımı olduğu ,yeniden evlendiği,geçimini eşinin sağladığı, davalı babanın ise emlakçı olup, aylık 2000 TL gelirinin bulunduğu, yeniden evlendiği ve bir çocuğunun daha olduğu, müşterek çocuğun ise 1998 doğumlu olduğu anlaşılmıştır....

Mahkemece;davanın kabulü ile müşterek çocuk 2012 doğumlu ... için aylık 400 TL iştirak nafakasının, dava tarihinden itibaren 400 TL artırılarak 800' TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakasının artırılmasına ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir. Somut olayda; velayet hakkı annede olan müşterek çocuk ..'in 2012 doğumlu olduğu, davacının mevsimlik işçi olup , aylık 850 TL geliri olduğu; davalının ise inşaat işçisi olup, aylık 1.000 TL geliri olduğu anlaşılmaktadır....

Dava; iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir. Dosya içeriğinden; velayet hakkı annede olan müşterek çocuk ...'in 2010 doğumlu olduğu, anaokulunda eğitim gördüğü, tarafların ise öğretmen olduğu anlaşılmaktadır. Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında yaklaşık 1,5 yıl geçmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yoksulluk ve iştirak nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, talep edilen yoksulluk nafakası yönünden; taraflar arasında görülen boşanma davacında davacı(Kadın) dava dilekçesinde kendisi için ayda 10.000.000 TL yoksulluk nafakası talep etmesine rağmen, 09/02/2002 tarihli duruşmada "...ayrıca nafaka talebim de yoktur" şeklinde açıklama yapmıştır....

İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu bu dosyanın derdest olup ödemeler yaptıklarını, kesinleşmeden sonra ancak 3.600,00-TL yoksulluk ve iştirak nafakası istenebileceğini ileri sürerek borcun 1.800,00 TL’ lik kısmı ve fer’ileri yönünden takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı vekili 7.200,00 TL nafaka talep ettiklerini, nafakanın türünün takip dayanağı ilam nafaka yönünden temyiz edilip kesinleşmediğinden tedbir nafakası olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Dava iştirak nafakası istemine ilişkindir. Anne baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. (TMK m.182) Anne ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. (TMK m.328/1) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçlarıyla anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafakanın takdirinde çocuğun alıştığı yaşam şekli dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan nafaka miktarı belirlenirken, çocuğa fiilen bakan anne babanın, bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olan harcamaların dikkate alınması zorunludur. Hakim, nafaka takdirinde; nafaka alacaklısı çocukların ihtiyaçlarıyla nafaka yükümlüsünün gelir durumu arasındaki dengeyi kurarak, hakkaniyet ölçüsünde nafakaya hükmetmelidir Dosyadaki bilgi ve belgelerden, tarafların 14.04.2014 tarihinde boşandığı, müşterek çocuk 1999 doğumlu ...'...

Davalı,söz konusu iş sağlığı ve güvenliği şirketinin %50 ‘sine sahip olduğunu ve bu şirketten 2015 yılı için aylık 3.000 TL geliri bulunduğunu,turizm sezonunun kötü gitmesi nedeniyle muayenehanesinden ise aylık 400 TL civarı geliri bulunduğunu, ikinci eşinden de ayrıldığını, ikinci evliliğindeki eşi ile kızına da aylık 1.000’er TL nafaka ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile;davacı ... için dava tarihinden itibaren aylık 350 TL yardım nafakasına;müşterek çocuk ... için hükmedilen aylık 250 TL’lik iştirak nafakasının ise dava tarihinden itibaren aylık 400 TL’ye çıkarılmasına ve söz konusu nafakaların davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava;iştirak nafakası artırım ve yardım nafakası istemine ilişkindir. TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır....

İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin, velayet hakkı verilen eşe çocuğun bakım ve eğitim giderleri karşılığı gücü oranında yapacağı parasal katkıdır. Bu nedenle, iştirak nafakası takdir edilirken küçüğün yaşı, okul durumu ve zorunlu ihtiyaçları ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak “hakkaniyete” uygun bir miktara hükmetmek gerekmektedir. Somut olayda 1995 doğumlu müşterek çocuğun okul çağında olduğu anlaşılmaktadır. Çocuk için aylık 75 TL nafaka günün ekonomik koşulları karşısında küçüğün ihtiyacını karşılamaktan uzaktır.O halde davalı babanın en azından gündelik işlere giderek geçimini sağlayabildiği hususu gözetilerek küçüğün ihtiyaçlarına ve hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....

yerlerine "250,00 TL, 150,00 TL toplamda 400,00 TL" rakamları yazılmak suretiyle, "karar tarihinden itibaren" ifadesi çıkartılıp yerine "dava tarihinden itibaren" ifadesi yazılmak suretiyle; "iştirak nafakası" ifadesi çıkartılıp yerine "tedbir nafakası" ifadesi yazılmak suretiyle, "çocuklar" ifadesi çıkartılıp yerine "çocuk" ifadesi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 29,10 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 15.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi....

Davacı dava ve cevaba cevap dilekçesinde müşterek çocuğun yatılı öğrenci yurdunda kaldığını, yurt giderlerinin kendisi tarafından ödendiğini, hesap hareketleri incelendiğinde ödenmesi gereken nafaka bedellerinin bir kısmının davalının hesabına yatırıldığını, geri kalan kısmının ise müşterek çocuğun yurt aidatı, harçlık sair giderleri için yurt görevlisinin hesabına yatırıldığını beyan etmiş, bu hususlara ilişkin delillerini dava dilekçesinde göstermiş, hesap hareketlerini de dosyaya sunmuştur. Mahkemece davacının iştirak nafakası haricinde kendiliğinden çocuk için yapmış olduğu yurt giderleri ve harici giderlerin iştirak nafakasından mahsup edilmesini talep edilemeyeceği, bu konuda davalı anne ile yapılmış bir anlaşmanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu