WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Velayetin Değiştirilmesi-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, iştirak nafakası hakkında karar verilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı 11.05.2015 tarihli dava dilekçesiyle; velayetin değiştirilmesi ve iştirak nafakası talep etmiştir. Mahkemece, davacının velayetin değiştirilmesi talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; davacının iştirak nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.12.2015 (Çrş.)...

e 350 TL iştirak nafakası ödemekte olduğunu, aynı müşterek çocukla ilgili Kanada Ontario Aile Üst Mahkemesince aylık 750 Kanada Doları nafaka ödemekle yükümlü tutulduğunu, bilahare 21.02.2006 tarihli karar ile nafakanın 489,5 Kanada Doları olarak değiştirildiğini öne sürerek mükerrer nafaka ödemek zorunda kaldığı için Karşıyaka 2.Aile Mahkemesince verilen iştirak nafakası kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, mükerrer nafaka ödeme iddiasının Karşıyaka 2.Aile Mahkemesinin kesinleşen 2006/530 Esas sayılı davasında da ileri sürüldüğünü bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir....

Reşit olan çocuk için, lise öğrencisi olması ve eğitiminin devam etmesi nedeniyle istenilen nafaka, mahiyeti itibariyle (TMK. nun 364/1 mad.) yardım nafakası niteliğindedir. Mahkemece, yanlış nitelendirme sonucu davacı Törehan için talep edilen nafakanın "iştirak nafakası" olarak kabul edilip iştirak nafakasının artırılması suretiyle hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir. Türk Medeni Kanununun 364/1 maddesine göre; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt soyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 365. maddesinin 2. fıkrasında davanın; davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibaret olduğu düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 328/2.maddesine göre; çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, ana ve babasının durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler....

Alacaklı vekili, iştirak nafakası alacaklısının velayet hakkı kendisine verilen eş olduğunu, nafaka alacaklısının herhangi bir muvafakati olmaksızın ağabeyi yahut babasının hesabına yapılan ödemelerin yasaya uygun bir itfa olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle borçlunun bu yöndeki iddialarının kabul edilebilir ve dinlenebilir nitelikte olmadığını, borçlunun müvekkilinin annesi ...'e elden iştirak nafakası ödediğine dair iddialarının da gerçek dışı olduğunu, borçlu tarafından bugüne dek iştirak nafakası olarak müvekkili ...'e yapılan tüm ödemelerin, toplam iştirak nafakası borcundan mahsubu ile kalan birikmiş iştirak nafaka borcunun hesaplandığını, Mahkeme tarafından re'sen tayin edilecek bilirkişi tarafından yapılacak incelemelerle bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, haksız ve iyi niyetten tamamen yoksun itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Hal böyle olunca mahkemece; nafaka yükümlüsü olan davacının ekonomik ve sosyal durumunda, dava konusu iştirak nafakası miktarlarında indirim yapılmasını haklı kılacak bir değişikliğin olmadığı gözönünde bulundurularak, iştirak nafakalarının indirilmesine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın, iştirak nafakalarının artırılması yönünden, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; taraflar evli olup, davacı eş ayrı yaşamda haklılık nedeniyle kendisi ve fiilen baktığı müşterek çocuk için nafaka talebinde bulunmuş olduğuna göre; mahiyeti itibariyle talep edilen nafakalar, tedbir nafakası niteliğindedir.(TMK. md.197) Buna göre, mahkemece; hüküm altına alınan nafakaların kararın kesinleşmesinden itibaren “yardım” ve “iştiraknafakası olarak nitelendirilmesi, usul ve yasaya aykırıdır....

Mahkemece; boşanma davası sırasında davacı ve çocuk lehine sadece tedbir nafakasına hükmedildiği, bunun dışında davacının herhangi bir nafaka talebinin olmadığı, mahkemece de nafakaya hükmedilmediği, verilen boşanma kararının 26.05.2006 da kesinleştiği, bu tarihten itibaren bir yıldan fazla sürenin geçtiği, bu nedenle davacının kendi adına nafaka istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle yoksulluk nafakası bakımından davanın reddine, iştirak nafakası yönünden ise davanın kısmen kabulüyle 375 TL nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesinde boşanma davası sırasında hükmedilen tedbir nafakasının artırılmasına karar verilmesi istenilmiş ise de ; boşanma davasının fer'i niteliğinde olan tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erdiğinden davadaki istem boşanmanın kesinleşmesinden sonraki yoksulluk ve iştirak nafakası talebi olarak kabul edilmesi gerekmektedir....

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile birlikte müşterek çocuk için karar kesinleşinceye kadar tedbir, kesinleştikten sonra iştirak nafakası olarak devam etmek üzere 100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakası talebine ilişkindir. TMK.'nın 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur....

ün 28/01/2012 tarihinde 18 yaşını ikmal etmesi nedeni ile bu tarihten sonra artık iştirak nafakası talep edilemeyeceği, bunun kararda ayrıca belirtilmesine gerek olmadığı, küçüğün eğitime devam etmesi halinde kendisi yeni bir dava açarak yardım nafakası talep edebileceği, ayrıca iştirak nafakası alacaklısı müşterek çocuğun velayeti kendisine verilen eş olduğundan müşterek çocuğun iştirak nafakası tahsili için icra takibi başlatamayacağı, bundan dolayı şikayet hakkı bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği, keza anılan nedenlerden dolayı icra takibinin iptali için açılan davada İstanbul 2....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Yoksulluk ve iştirak nafakaları, aidiyetleri nitelikleri ve sonuçları itibariyle ayrı nafakalardır. Ayrı ayrı değerlendirilir. Artıralan yoksulluk nafakası aylık 75 TL, artırılan iştirak nafakası aylık 100 TL, ayrı ayrı olarak yıllık toplamı 1.400 TL'den azdır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasa ile değişik 427/2 maddesine göre miktar ve değeri 1.430 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olarak verilen kararlar kesindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3-169 E- 235K....

UYAP Entegrasyonu