WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davada, annenin velayeti altında bulunan müşterek çocuk için nafaka talebinde bulunulmuş olduğuna göre; mahiyeti itibariyle istenilen nafaka iştirak nafakası niteliğindedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tanıma ve Tenfiz (Nafaka - İştirak Nafakası) Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 218.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.06.2020(Pzt.)...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Soybağının Kurulması ve Nafaka (İştirak Nafakası) Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile 2,20 TL'nin davalıdan mahsubuna 09.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, velayet, kadına verilen nafaka, iştirak nafakası ve reddedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.03.2013 (Pzt.)...

Dava iştirak ve yardım nafakası talebine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak müşterek çocuk ....lehine hükmedilen nafaka iştirak nafakası, davacı ... lehine hükmedilen nafaka yardım nafakası olmasına rağmen mahkemece hüküm kısmında tedbir nafakasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan "tedbir" ifadesinin çıkarılarak yerine "iştirak" ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan "tedbir" ifadesinin çıkartılarak yerine "yardım" ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 11.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

O halde, küçük ... ’in bakımı ve eğitimi için TMK. nun 329. ve 330.maddeleri gereğince, hayat koşulları ve tarafların ödeme güçleri de dikkate alınarak uygun miktarda nafaka takdiri gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile isteğin tümden reddi doğru görülmemiştir.Bundan ayrı, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve özellikle küçük ... ’un yaşı ve ihtiyaçları dikkate alındığında; takdir edilen nafaka azdır. Mahkemece, TMK. nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak küçük ... için daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir.Öte yandan, müşterek çocukların velayeti davacı anneye ait olup (TMK. md.337/1), küçüğe fiilen bakılması nedeniyle nafaka talebinde bulunulduğuna göre (TMK. md. 329/1); mahiyeti itibariyle istenilen nafaka, iştirak nafakası niteliğindedir....

Mahiyeti itibariyle istenilen nafaka iştirak nafakasıdır. Nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili davası niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. (28.11.1956 gün, 15 Esas-15 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Buna göre, nafakaya dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, kararın kesinleştiği tarihten itibaren hükmedilmesi doğru değil ise de, temyiz edenin aleyhine olacağından, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. ./.. Ancak, hükmedilen nafaka iştirak nafakası olduğu halde tedbir nafakası denilmesi ve yerleşmiş Yargıtay uygulamaları gözönünde bulundurularak “ÜFE “ oranında artışına hükmedilmesi gerekirken, “enflasyon “ oranında karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Hal böyle olunca mahkemece; tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, okul durumu ve zorunlu ihtiyaçları, velayet kendisinde bulunan annenin de nafakaya ihtiyaç duyması dikkate alınarak hakkaniyete uygun daha yüksek oranda artırıma karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu nafaka miktarında yalnızca 35,00 TL'lik artış yapılması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Diğer taraftan boşanmanın kesinleşmesinden sonra müşterek çocuk için ödenen nafaka iştirak nafakası olup, mahkemece tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi doğru değildir....

Davacı tarafından yoksulluk nafakası ile iştirak nafakasının aylık 7.000,00 TL'ye yükseltilmesi talebiyle dava açılmış olup, yoksulluk nafakası aylık 1.250,00 TL'ye, iştirak nafakası ise aylık 2.250,00 TL'ye yükseltilmiştir. Yoksulluk nafakası bakımından reddedilen aylık nafaka 5.750,00 TL, iştirak nafakası bakımından reddedilen aylık nafaka ise 4.750,00 TL'dir. Nafaka alacaklarında temyiz kesinlik sınırı nafakanın yıllık tutarı üzerinden hesaplandığından reddedilen yıllık yoksulluk nafakası miktarı 69.000,00 TL, reddedilen yıllık iştirak nafakası miktarı ise 57.000,00 TL'dir. Buna göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 126.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin davanın açıldığı 2023 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır....

İştirak nafakası (TMK 182/2.maddesi) miktarının belirlenmesinde ana babanın özelliklerine ilişkin ilkelerden bir diğeri sonuncusu ana babadan geliri olmayan iştirak nafakası vermemelidir ilkesidir.Ekonomik sosyal durumu yetersiz ise katılmak zorunda da değillerdir.Örneğin velayet kendisinde bulunmayan taraf yoksulluk nafakası alıyorsa iştirak nafakası vermek başka bir anlatımla çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak zorunda değildir.Kendi geçimini sağlamaktan yoksun olanın katkısının beklenemeyeceği doğaldır.Velayet hakkına sahip olmayan eşin çalışamayacak durumda olduğu sağlık kurulu raporu ile ve gelirinin bulunmadığı soruşturma yazılarıyla anlaşılmış ise ödeme gücü bulunmayan ana ya da babanın iştirak nafakası ile yükümlü tutulması elbette olanaklı değildir. (Ö.. U..G.., Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku, Ankara 2008, sayfa 1323-1324) Yargıtayın yerleşik görüşüne göre de, yoksulluk nafakası alan eşten iştirak nafakası talep edilemez....

UYAP Entegrasyonu