"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davalıya boşanma ilamı ile 350,00-TL yoksulluk nafakası bağlandığını,yoksulluk nafakası alacaklısı davalının babasından dolayı maaş almaya başladığını, elde ettiği gelirin nafaka borçlusu davacıdan daha fazla olduğunu ve yoksulluğun kalktığını ileri sürerek boşanma kararı ile birlikte hükmedilen 350,00-TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, cevap vermemiştir....
Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; taraflar .....Aile Mahkemesi'nin.... sayılı ve 29.12.2009 tarihli kararı ile boşanmışlar, boşanma ilamı 01.03.2010 tarihinde kesinleşmiş, boşanma ilamı ile davacı için aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, eldeki artırım davası ise 20.10.2015 tarihinde açılmıştır....
KARŞI OY YAZISI Sayın çoğunluğun görüş ve kararı ile karşı oy arasındaki uyuşmazlık Yoksulluk-Yardım nafakasındaki önceliktir.Uyuşmazlığın belirlenmesi için her iki nafakanın açıklanması gereklidir. a) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yoksulluk nafakası TMK 175.madde hükmünün eşlerle ilgili mali sonuçlarından birisidir. Yoksulluk nafakasının felsefesi şu varsayımlardan doğmaktadır. 1) Eşlerin birbirine yabancı sayılamayacağı, 2) Beklenen çıkarın aniden yok olması, 3) İddet müddeti 4)Ahlaki yardım gerekleri olup; maddi koşulları (TMK.175.madde hükmünde) belirlenmiştir. Yoksulluk nafakası "Kural olarak alamayacak olanlar içinde" yardım nafakası alanların bulunmadığı yargısal ve ilmi inançlarla belirlenmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 178.madde hükmüne göre, evliliğin boşanma sebebiyle son bulmasından doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (Ömer Uğurgençcan Boşanma-Nafaka Hukuku....
Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için gerekli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde TMK.'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir. Somut olayda; davacının emekli maaşı aldığı, 1.432.36 TL olan maaşının 207.20 TL bölümünün nafaka ödemesi için kesildiği, davacının boşandığı eşine yoksulluk nafakası ödediği, kira ödemediği,yeniden evlendiği tespit edilmiştir. Davacı, boşandığı eşine yoksulluk nafakası ödeyecek gelire sahip olduğuna göre yardım nafakasına muhtaç durumda değildir, yardım nafakasının takdir edilmesini gerektiren yasal koşullar somut olayda gerçekleşmemiştir. Diğer anlatım ile geçim sıkıntısı çektiğini iddia eden davacı, ödediği yoksulluk nafakasının kaldırılması için dava açmadığına göre açılan yardım nafakası davasının da yasal koşullar oluşmadığından reddi gerekir....
Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasının yanı sıra, nafaka talep edilen eşin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, yoksulluk nafakasının sosyal ve ahlâki düşüncelere dayanması özelliği, sadece nafaka talep eden tarafa nafaka verilmesinde değil, aynı zamanda nafaka talep edilen tarafın nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması koşulunda da kendisini göstermektedir. Dolayısıyla boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek olan tarafı koruma amacını taşıyan yoksulluk nafakası, hiçbir surette nafaka yükümlüsüne yükletilen bir ceza veya tazminat niteliğinde olmamalıdır. 5....
Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. ./... -2- Somut olayda; taraflar Karar sayılı ve 07.05.2013 tarihli ilamıyla boşanmışlar, davacı lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, karar 01.07.2013 günü kesinleşmiş, eldeki artırım davası 03.02.2016 tarihinde açılmıştır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, önceki nafaka tarihinden itibaren geçen süre, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve artış oranları dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı fazladır....
(Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı kadının yoksulluk nafakası talebi bulunmamasına rağmen, talep aşılarak (HUMK.mad.74) kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri doğru olmamıştır....
Mahkemece, hükmedilen aylık nafakada indirime gidilmesi halinde, daha sonra yapılacak ödemelerden her zaman mahsubunun mümkün olduğu, aile mahkemelerince lehine nafaka verilen tarafın, hayatına devam edebilmesi için hükmedilen nafakaya ihtiyacı olduğu düşünüldüğünde, ödemelerin sürekliliğinin esas olduğu, boşanma kararının kesinleşmiş olması nedeniyle, boşanmaya bağlı fer'i alacakların kesinleşmeden her zaman icraya konulabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 40/1. maddesinde "bir ilamın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, takibe konu ... 1. Aile Mahkemesi'nin 22.03.2012 tarih 2010/66 Esas 2012/209 sayılı Kararı, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nce iştirak nafakası yönünden onanmış, yoksulluk nafakası fahiş bulunarak bu nafaka yönünden bozulmuştur....
Bu doğrultuda yerleşen Dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; taraflar ... 2.Aile Mahkemesinin 2010/280 Esas 2011/992 Karar sayılı 19.11.2013 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşanmışlar, eldeki artırım davası 05.05.2014 tarihinde açılmıştır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, önceki nafaka tarihinden itibaren geçen süre, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı fazladır....
Bu durumda davalı yararına, davacının mali gücü oranında uygun miktarda yoksulluk nafakası tayini gerekirken; daha önce davalının açtığı nafaka davasının "ayrı yaşamakta haklı bulunmaması" sebebiyle reddedilmiş olmasının hukuki dayanağı ve koşulları farklı olan yoksulluk nafakasının reddine gerekçe oluşturamayacağı gözetilmeden yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru bulunmamıştır,..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 8. Elazığ 1....


