Ancak, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, yoksulluk nafakası artırılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının yanında, ülkedeki ekonomik gelişmeler (paranın satın alma gücündeki kayıp ve bu hususun taraflara etkisi) de gözönünde tutulmalıdır. TÜİK tarafından yayımlanan ÜFE oranları nazara alındığında; artırılan yoksulluk nafakası miktarı çok olup, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine aykırı görülmüştür. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı tarafa ödenen yoksulluk nafakasının aylık 250,00 TL artırılarak 500 TL'ye çıkartılması yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. TMK'nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Ancak, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, yoksulluk nafakası artırılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının yanında, ülkedeki ekonomik gelişmeler (paranın satın alma gücündeki kayıp ve bu hususun taraflara etkisi) de gözönünde tutulmalıdır. TÜİK tarafından yayımlanan... oranları nazara alındığında; artırılan yoksulluk nafakası miktarı çok olup, ...'...
davasında (TMK 161.md.) zinanın gerçekleştiğinin kabulü ile her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına 9.500 TL toptan yoksulluk nafakası ile 15.000 TL maddi, 12.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince kadın yararına toptan yoksulluk nafakası yerine aylık 500 TL yoksulluk nafakası ile 50.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminata hükmolunmuştur....
İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen anne babanın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün geliri gözönünde bulundurulmalıdır. Diğer taraftan nafaka takdirinde velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Somut olayda, tarafların ... 4. Aile Mahkemesinin 2014/1217 Esas ve 2014/1145 Karar sayılı 18.12.2014 tarihli kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, davacı lehine 200 TL yoksulluk ve müşterek çocuklar lehine 100'er TL iştirak nafakasına hükmedildiği, kararın 21.01.2015 tarihinde kesinleştiği, ... 4....
.-2011/109 K.sayılı ilamı ile boşandıklarını, ancak boşanma ilamı ile lehine aylık 300 TL yoksulluk nafakası takdir edilen davacının sigortalı olarak çalışmaya başladığını ileri sürerek; davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı, üniversite sınavlarına hazırlanan müşterek çocuk ile birlikte halen kirada oturduğunu, nafaka gelirinin giderlerini karşılamaması nedeniyle çalışmak zorunda kaldığını savunarak; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davalının çalışarak elde ettiği gelir ile aldığı nafaka miktarı toplamının, davalıyı yoksulluktan kurtaracak nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere, her dava açıldığı tarihteki duruma (hukuki ve fiili koşullara) göre hükme bağlanır....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2015 NUMARASI : 2014/512-2015/59 Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını,davacının nafaka ve tazminat talep etmediğini,boşandıktan sonra çocuğunun dünyaya geldiğini ileri sürerek; 1.000.00'er TL yoksulluk ve iştirak nafakası ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; boşanma davası sırasında istenmediği belirtildiğinden yoksulluk nafakasının, ortak çocuğun velayeti düzenlenmediğinden iştirak nafakasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Temyize konu edilen karar 5219 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 21.07.2004 tarihinden sonra verilmiş olup, davalı çocuklar ve davalı eş davada ihtiyari dava ortağı olup ve ayrıca nafakalar da nitelikleri itibariyle bağımsız nafakalar (iştirak ve yoksulluk) olup hepsi ayrı ayrı değerlendirilir. Herbir çocuk için kaldırılması istenen iştirak nafakası miktarlar ve yoksulluk nafakası miktarlarının ayrı ayrı yıllık toplam 1.540 TL'yi geçmediğinden 01.06.1990 gün ve 1989/3-E, 1990/4-K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10..2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Somut olayda; tarafların 05.07.2012 tarihine kesinleşen ilam ile boşandıkları, boşanma ilamı ile davacı ve 2010 doğumlu müşterek çocuk lehine 150'şer TL yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedildiği, eldeki davanın ise 03.09.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) tespit edilen gelir durumu, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçları nazara alındığında, takdir edilen nafaka artış miktarının az olduğu açıktır....
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK m.175). Ancak, 29.01.2015 tarihli ekonomik ve sosyal durum araştırma formundaki davacı kadının kendi beyanından, geçiminin birlikte yaşadığı erkek arkadaşı tarafından sağlandığını bildirdiği görülmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi gereğince "Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın, fiilen evliymiş gibi yaşaması" yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebidir. Ortada yoksulluk nafakasının kaldırılması koşulları varken yoksulluk nafakasına hükmetmek yasanın amacına uygun olamaz. Bu durumda davacı kadın yararına yoksulluk nafakası verilmesi koşulları oluşmamıştır....


