- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı eşi ile aralarında bir süre önce anlaşmazlıklar çıktığını, müvekkilinin evlilik birliğini devam ettirmek ve eşinin ev kadını olması nedeni ile nafaka teminatı olarak boş bir bono verdiğini, ancak dava dışı eşin müvekkili hakkında nafaka davası açıp, yargılama sonunda hükmolunan nafakanın her ay müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin nafaka teminatı olarak verdiği bononun eşi tarafından müvekkiline iade edilmeyip, müvekkilinin baldızı olan davalıya verilip, müvekkili aleyhine takibe konulduğunu, davalı baldızın herhangi bir mesleği olmayan ev hanımı olduğunu, bononun bedelsiz kaldığını bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.2011 gün ve 2010/634 Esas- 2011/959 sayılı kararı ile takdir edilen yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine yöneliktir.TMK.nun 176/3.maddesine göre; “İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların ......
iadesiyle, nafakanın kaldırılmasını, bu talep yerinde görülmezse nafakanın aylık 5.000,00 TL'ye indirilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması-düşürülmesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davalının asgari ücret ile çalışıyor olması nafakanın kaldırılmasına değil, azaltılmasına etki edecek olgulardandır. O halde, mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı kabul edilerek, nafakanın (çoğun içinde azı da vardır ilkesi gereğince) TMK'nın 4. maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince uygun bir miktarda indirilmesine karar verilmelidir. Yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde yoksulluk nafakasının kaldırılması isteminin tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı dilekçesinde; boşanma kararı ile davalı lehine hükmedilen 250 YTL yoksulluk nafakasının emekli aylığından kesildiğini, geriye kalan parayla temel ihtiyaçlarını ancak karşıladığını, ilerlemiş yaşı ve çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle kendisine bakamadığını, huzurevine yerleşmek istediğini ancak maaşı yeterli olmadığından bunun dahi mümkün olmadığını, aylık 1.000 TL gelir elde eden davalının ekonomik durumunun ise kendisinden daha iyi olduğunu ileri sürerek nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....
Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması veya indirilmesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 176/4.maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın arttırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu bağlamda; nafakanın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. ./.. -2- Nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir. Sözleşmede, edimler arasındaki denge, umulmadık gelişmeler yüzünden bozulacak olursa sözleşme koşulları değişen maddi koşullara uyarlanır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....
TMK'nun 176.maddesine göre, yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması ya da azaltılmasına da karar verilebilir. Ancak HGK'nun yerleşik kararlarında asgari ücretle çalışılmakta bulunulması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmediği gibi yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak da kabul edilmiştir.(26.12.2001 gün ve 2001/2-1158 E.1185 K. ve 28.02.2007 gün ve 2007/3-84 E.95 K.sayılı kararlarında olduğu gibi) Somut olayda davalı kadının 2009/1.ayından itibaren temizlik şirketinde 666 TL aylıkla çalıştığı, 2010 yılında 726 TL aylık aldığı sabit ise de, iş akdinin sonlandırılması halinde yeniden nafakanın başlayacağına dair yasada hüküm bulunmadığına göre, nafakanın tümden kaldırılması doğru değildir....
Yardım nafakasının yukarıda yazılı niteliği, nafakanın kaldırılması talebinin indirilmesi talebini de içerdiği, davacının ekonomik durumu ile davalının ücretli öğrenci olması nedeniyle yardım nafakasının yüksek taktir edildiği nazara alındığında, davalının işsiz olması nedeniyle nafakanın kaldırılması talebi kabul edilmese de yasa ve hakkaniyet gereği uygun bir miktara indirilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


