WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2008/260 Esas-2009/108 sayılı nafaka artırımı kararına karşı sanığın yasal sürede temyiz yoluna başvurmaması sebebiyle verildiği nazara alındığında, müştekinin diğer şikayeti ile ilgili mahallinde zamanaşımı süresince her zaman soruşturma yapılabileceği gözetilerek, son soruşturmanın açılmasına konu iddia ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve yasaya uygun olduğundan katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Buna göre tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) tespit edilen gelir durumu, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçları nazara alındığında, takdir edilen nafaka artış miktarının az olduğu açıktır. O halde, tarafların tespit edilen sosyal ekonomik durumları, nafakanın niteliği, nafakanın hükmedildiği tarih ile eldeki dava arasında geçen süre, müşterek çocuğun yaşı, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim dikkate alındığında, mahkemece TMK'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun miktarda nafaka artışına hükmedilmesi gerekirken; Üfe artış oranı gözetilmek suretiyle, müşterek çocuk lehine az miktarda işirak nafakası artışına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 3-Mahkemece davanın kısmen kabul edilmesine rağmen, davanın kabulüne şeklinde karar verilmesi de doğru görülmemiş, ancak; bozma nedenine göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki (asıl dava)nafakanın kaldırılması - (karşı dava)nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-k.davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı -karşı davalı vekili dilekçesinde;......

Asıl dava, yoksulluk ve iştirak nafakası artırımı, karşı dava nafaka indirimi davasıdır. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı/karşı davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 9. maddesi uyarınca hükmedilen nafakanın (ya da artırım davalarında hükmedilen artış miktarının) bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin 3. kısmı uyarınca hesaplanacak miktarın tamamına avukatlık ücreti olarak hükmolunacağı, bu miktarın Tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamayacağı düzenlenmesi yer almaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde,...2. Aile Mahkemesi'nin 2011/285 Esas ve 2012/141 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk 2008 doğumlu.. için 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; aradan geçen zamanda takdir edilen nafakanın müşterek çocuğun ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını bu nedenle iştirak nafakasının 500 TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini,talep edilen nafakayı ödeme gücünün olmadığını bu nedenle davanın reddini istemiştir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; taraflar ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.2009 Tarih 2009/251 E. 2009/366 K. sayılı ilamı ile boşanmışlar ve davacı kadın lehine 100 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir....

Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2005 gün ve 196-239 sayılı kararında nafaka davalarında temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde, bağlanan yıllık nafaka miktarının gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda kadının arttırılmasına karar verilen yoksulluk nafakasının reddedilen miktar üzerinden yıllık 9.000TL; erkeğin kaldırılmasını talep ettiği yoksulluk nafakasının yıllık miktarı 4.200,00 TL. ve kadının kabul edilen nafaka artırımı üzerinden ise yıllık 4.800 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı 78.630,00 TL'yi aşmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince temyiz sınırının altında kalmakla kesindir. Açıklanan nedenle, tarafların temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir....

Davalı cevap dilekçesinde; bağlanan nafakayı enflasyon oranında arttırdığını şu anda müşterek çocuklara 200'er TL ödediğini, borçları nedeniyle maaşında hacizler bulunduğunu, çocuklarına nafaka dışında ihtiyaçları durumunda fazlaca para da gönderdiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, müşterek çocuklar .... ve .... için aylık 150,00'şer TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 225,00'er TL'ye yükseltilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, nafakanın gelecek yıllarda ÜFE oranında artırılması karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...’in yayınladığı ... oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın ....in yayınladığı ...oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyacı, son nafaka artırım dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında geçen süre ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, TMK.nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir nafaka takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu