aralarındaki nafakanın artırımı davasına dair İstanbul Anadolu 9.Aile Mahkemesinden verilen 30.04.2015 günlü ve ... sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen ... sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 440.maddesinde öngörülen karar düzeltme sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 12.690 TL'ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve 2005/3–169 E-235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Yıllık nafaka (farkı) miktarı, karar düzeltme sınırının altındadır....
Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır. ./.. -2- Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası.oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; .Karar sayılı ve 04.07.2013 tarihli ilamıyla davacı lehine aylık 450,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, karar 30.09.2013 günü kesinleşmiş, eldeki artırım davası 04.05.2015 tarihinde açılmıştır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, önceki nafaka tarihinden itibaren yaklaşık 2 yıl geçmiş olması, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı fazladır....
Mahkemece; yakın bir tarihte kesinleşen nafakanın artırımı davasının kısmen kabul edildiği, nafakaların artırımı yönünde hüküm tesis edildiği, nafaka yükümlüsü davacının açtığı nafakaların kaldırılmasına ilişkin karşı davanın reddedildiği, kararın temyiz edilmeksizin 16.11.2011 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinden kısa bir süre sonra 16.01.2012 tarihinde eldeki davanın açıldığı, o kararın kesinleşmesiyle eldeki davanın açılma tarihi arasında geçen iki aylık sürede davacının ekonomik ve sosyal durumunda, olağanüstü bir değişikliğin varlığının ispat edilemediği, diğer taraftan kararın temyiz edilmemesinin nafaka artırımının kabulü anlamına geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması, bu talep kabul görmezse indirilmesi istemine ilişkindir....
Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir. Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, tarafların 31.03.2005 tarihinde boşandığı, 01.07.2003 doğumlu Z... E.. adında müşterek çocuklarının bulunduğu, boşanma kararı ile birlikte çocukların velayetinin davacı anneye verildiği ve müşterek çocuk lehine aylık 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiği; ilgili miktar nafakanın artırımı talebiyle, 16.10.2012 tarihinde, davacı tarafça, nafakanın artırımı talebiyle dava açılmışsa da, takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, müşterek çocuk Z...E...nin dava tarihi itibariyle 11 yaşında olduğu, T......
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur" (TMK. 330/1). TMK 331. Md. uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir. Söz konusu hüküm gereğince; nafaka miktarının yeniden belirlenmesi için aradan uzunca bir zamanın geçmesi gerekli olmayıp, tarafların gelirlerinde ve küçüklerin ihtiyaçlarında artış olması halinde her zaman artırımı istemi ile dava açılabilir. İştirak nafakasının; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle takdiri gerekir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2015 NUMARASI : 2014/803-2015/419 Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların Sarıyer Aile Mahkemesi’nin 2011/270 Esas ve 2011/390 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve bu karar ile müşterek çocuklar Katerina ve Marianna için ayrı ayrı 100'er TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak aradan geçen zaman içerisinde müşterek çocukların ihtiyaçlarının arttığını ve nafakanın yetersiz kaldığını, bu nedenle her iki çocuk için iştirak nafakasının ayrı ayrı 500'er TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 05/08/2014 NUMARASI : 2014/386-2014/594 Taraflar arasındaki iştirak nafakası artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 2012 yılında boşandıklarını, velayeti verilen müşterek çocukları Betül için 400,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, çocuğun ihtiyaçlarının arttığını, nafakanın yetmediğini belirterek nafakanın 900,00 TL'ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir....
yetersiz kaldığını, davalının kendisini asgari ücretle çalışan işçi gibi gösterdiğini, şirketin ortağı olduğunu, 7.000-8.000 TL aylık geliri bulunduğunu belirterek dava tarihinden geçerli olmak üzere müvekkili için ödenen nafakanın aylık 700.TL’ye, müşterek çocuklar için ayrı ayrı aylık 500'şer TL'ye yükseltilmesini, izleyen yıllar için de nafaka artış oranının belirlenmesini talep etmiştir....
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Nafaka Artırımı-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafakanın artırılması davası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 14.07.2004 gün ve 5219 sayılı yasa ile değişik 427/2. maddesi ile taşınır mal ve alacak davalarında temyiz sınırı 21.07.2004 tarihinden itibaren 1000 YTL’ye çıkarılmıştır. 5219 ve 5236 sayılı Yasalar uyarınca, her yıl “yeniden değerlendirme oranına” göre bulunacak miktarlar dikkate alınarak, belirtilen konularda değer itibarıyla bu miktarların altında kalan kararlar kesindir. Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2005 gün ve 196-239 sayılı kararında da temyizde bağlanan yıllık nafaka miktarının gözetileceğini açıklamıştır....


