Sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve müşterek çocuklarının velayet haklarının mahkemece kendisine bırakıldığını, söz konusu kararda müşterek çocukların her birine 300,00 TL katılım nafakası bağlandığını, çocukların büyümeleri ve okula başlaması okul masraflarının artması ayrıca kirada oturması nedeniyle 600,00 TL çocuklarının ihtiyaçlarının karşılanması açısından çok düşük kaldığını, bu nedenle müşterek çoçuklardan her biri için 300,00 TL olarak hükmolunan iştirak nafakasının her bir çocuk yönünden ayrı ayrı, aylık 500,00'er TL den toplam 1.000,00 TL nafakaya hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; nafaka harici çocuklarının her türlü ihtiyaçlarını da karşılamaya çalıştığını, talep edilen miktarın fazla olduğunu beyan etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat, nafaka miktarı ve eşyalarla ilgili tefrik kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmedilen nafakanın karar kesinleşinceye kadar tedbir nafakası, sonrasında ise yoksulluk nafakası olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi...
Yardım nafakasına karar verilebilmesi için nafaka isteyenin yardım edilmemesi halinde zarurete düşeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Zarurete düşme terimi çok sıkıntılı bir durumu ve ekonomik şartları ifade eder. Hükmedilecek yardım nafakasının miktarı yalnızca sözkonusu sıkıntılı durumu önlemeye matuftur. Yardım nafakası yoluyla nafaka isteyenin geçiminin ve her türlü gereksinmelerinin sağlanması gerekmez. Eğitimine devam eden reşit birey kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır. Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde Medeni Kanun'un 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, alacak talebi yönünden verilen tefrik ve görevsizlik kararı, nafaka ve tazminatların miktarı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 397.80'......
Somut olaya gelince; bölge adliye mahkemesince gerekçeli kararda, kadın eşin daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir gelirinin bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin gerçekleştiği kabul edilmiş, hüküm kısmında ise ilk derece mahkemesinin kadının yoksulluk nafaka istemi hakkında vermiş olduğu ret kararının doğru olduğu belirlenerek kadının tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş ve bu şekilde hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. Yoksulluk nafakası yönünden hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması bozma sebebi olup hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Nafaka -Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından yoksulluk nafakasının miktarı ile tedbir nafakası davasında vekalet ücretine karar verilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise reddedilen karşı boşanma davası ile kadının kabul edilen boşanma, bağımsız tedbir nafakası ve ziynet eşyası alacağı davalarının tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle karşı davaya, karşı dava açılamaz (HMK m. 132/3) ise de; açılması halinde, mahkemece davaların ayrılmasına karar verilmesi gerekmekle birlikte, her üç davanın tahkikatının birlikte yürütülmesi ve tefrik kararı verilmesi durumunda da, davalardan biri...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Mahkemece, hüküm altına alınan yardım nafakasının katılım nafakası olarak isimlendirilmesi sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 17,25 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 26.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi....
Davacı, dava konusu yabancı ülke mahkemesi kararında yer alan nafakalara ilişkin hükmün tenfizini de talep etmiş, mahkemece " çocukların bakımı ve yetiştirilmesi için nafaka belirlenmiş ise de, nafakanın tedbîr nafakası mı katılım ve yoksulluk nafakası mı olduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmadığı ve nafakanın mahiyetinin belli olmadığı" gerekçesiyle bu talep yönünden dava reddedilmiştir. Dosyada yer alan .... Mahkemesi kararı incelendiğinde; kararın 11.11.2008 tarihinde kesinleştiği, tarafların ortak çocukları 03.08.1990 doğumlu ...., 30.09.1994 doğuml.... ve 23.07.2000 doğumlu ....'ın anne ile birlikte yaşamalarına ve kararın kesinleşmesinden itibaren bu çocukların bakım ve yetiştirme masraflarına katkı olarak çocuk başına her ay 200,00 Euronun babadan alınarak anneye verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu yabancı mahkeme kararında yer alan bu ifadeye göre nafakanın niteliğinin iştirak nafakası (TMK m. 182) olduğunda duraksama bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından; nafaka ve tazminat miktarları yönünden, davacı koca tarafından ise; katılım suretiyle kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece davacı koca tam kusurlu kabul edilip, davalı kadın boşanmayı kabul ettiği gerekçesiyle boşanmaya karar verilmiş ise de, davada 166/3 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı ancak yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, sadakatsiz olduğu, davalı kadının ise eşinin hastalığında onunla ilgilenmediği anlaşılmaktadır....
Mahkemece; nafaka arttırım davasının açıldığı 31.08.2012 tarihine kadar 19 aylık katılım ve yoksulluk nafakasının talep olunduğunu, bu durumda da 4.750TL birikmiş nafaka ve 1.537,74 TL %9 kanuni faiz alacağının tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ..... sayılı icra takibinde davacının toplamda 7.462,48 TL borcunun olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Dava; nafaka alacağının tahsili amacıyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Somut olayda;.......


