in kan örneklerinin alınması hususunda celse arasında davacı tarafa süre verildiği, ancak şahsın yurt dışında öldüğü ve bu nedenle DNA örneklerinin alınamayacağına ilişkin davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu, davanın niteliği gereği tek başına tanık beyanları ile soybağı tesisi kurulamayacağın gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına yönelik tespit davaları kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır....
Somut olayda davacı, biyolojik anne ve babasının ... ile ... olduğunu, nüfus kaydında anne ve baba olarak görülen diğer davalıların ise yenge ve amcası olduğunu, bu durumun pek çok soruna neden olması nedeniyle nüfus kayıtlarının gerçek duruma uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmektedir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Vesayet” başlıklı üçüncü kısımı hariç olmak üzere “Aile Hukuku” başlıklı İkinci Kitabından (m.118 ilâ 395 arası) kaynaklanan davalara bakmak görevi aile mahkemelerine aittir. Bu nedenle, TMK'nın “hısımlık” başlıklı 282 ilâ 363. maddeleri arasında yer alan soybağına ilişkin davalar, aile mahkemeleri tarafından çözümlenmelidir. Diğer taraftan, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi gereğince, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemlerine ilişkin davalara bakmak görevi ise asliye hukuk mahkemelerine ait bulunmaktadır....
Kayıt malikine ait açık nüfus kayıtlarında kayıt malikinin soyadının bulunmadığı sabittir. Kimlik bilgileri ancak nüfus kaydına göre düzeltilebileceğinden o kişinin öncelikle soyadı almış olması gerekir. Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir....
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarında tespit ve tescile esas alınan vergi kayıtları getirtilmeli, eski Türkçe ile yazılı tapu kayıtları tercüme ettirilerek kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen tapu maliki ile nüfus kayıtları arasında paralellik sağlanarak Dairemizin yukarıda belirtilen ilkeleri doğrultusunda tüm inceleme ve araştırmalar yapılarak, mümkün olduğu takdirde diğer paydaşların da beyanları alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir....
. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir....
nın 1994 olan doğum yılının 1990 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar dava dilekçesinde, ...'nın 1994 olan doğum yılının 1990 olarak düzeltilmesini istemişler, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Nüfus Müdürlüğünden getirtilen aile nüfus kayıt tablosu ve ekindeki doğum tutanağı içeriğine göre yaşının düzeltilmesi istenilen ... nüfusa 18.11.1994 doğum tarihli olarak kaydedilmiştir. ... Devlet Hastanesi'nce verilen 01.11.2012 günlü sağlık kurulu raporuna göre yaşının tıbben "20-21 yaş arasında" olduğu tespit edilmiş bulunmaktadır. Saptanan bu durum karşısında mahkemece ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 15.02.2012 gün ve 2011/15355 Esas - 2012/2154 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – 1-Dava konusu taşınmaza ilişkin Kadastro tutanağının Kadastro Müdürlüğünden, tapu kütük sayfa suretinin Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten, 2-Tapuda 634/2016 pay sahibi baba adı bulunmayan ...'nun tapu kütüğündeki hüviyeti tespit edilirse bu şahsa ait veraset ilamı veya aile nüfus kaydının Nüfus Müdürlüğünden, varsa veraset ilamının ilgililerden alındıktan, 3-Tapuda 317/2016 pay sahibi, Şahanoğlu ...'...
Bu nedenle mahkemece, Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta adı geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. Yerel mahkemece de bu yönde araştırma ve inceleme yapılmıştır. Dosyaya getirtilen tapu kaydı ve kadastro tutanağının edinme sebebine ilişkin bölümün incelenmesinde, taşınmazın ... oğlu ...’ın zilyetliğinde iken 1966 yılında ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılarının tespit edilemediği, halen oğlu ... ...’ın kullanımında olduğu, ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... adına tespit edildiği anlaşılmıştır....
Mahkemece, dava konusu 68 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik olarak yer alan “...”in adının “...” olarak, anne adının “...” olarak düzeltilmesine ilişkin verilen 01.10.2013 tarihli karar Dairece; “davacı yukarıda açıklandığı şekilde anne adının nüfus kaydına göre düzeltilmesi talebinde bulunmuş olup, anne adının Tapu Sicili Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen ve kütükte bulunması zorunlu olan kimlik bilgilerinden bulunmadığı açıktır. Öyleyse, davacının diğer nüfus bilgilerinden olan anne adının düzeltilmesi şeklindeki talebinin tespit isteğini de içerdiğinde kuşku yoktur....
Asliye Hukuk ve ... 8. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davalıların nüfus kaydındaki anne ve baba adı düzeltilmesi istemine ilişkindir. ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesince, davada, öncelikle, davacının ... ve ... üzerine olan nüfuus kaydının iptali (TMK 286. md), ikinci aşamada ise gerçek babası olduğunu iddia edilen ...'un nüfus kaydına (TMK 301 ve devamı maddeleri) taşınması talebi bulunduğundan davaya bakma görevi aile mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. ... 8. Aile Mahkemesince ise çocuğun genetik ana ve babası yerine başka bir erkek ve kadın üzerine kayıt edilmesi yanlış kayıt olmakla her zaman nüfus kaydının düzeltilmesi istenebilir....


