ın” maliki olduğu 607 parsel sayılı taşınmazın geldi kaydı bulunan 233 parselde sehven soyadının ... olarak yer aldığını, yanlışlık nedeniyle adlarına intikalin yapılamadığını ileri sürerek 607 parselin geldi kaydı olan 233 parsel sayılı taşınmazın 07.06.1954 tarihli tapulama tutanağında murisin ... olarak yer alan soyadının nüfus kaydına uygun ... olarak düzeltilmesine karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmışlardır.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, çekişme konusu 607 (yeni 235 ada 30) parsel sayılı taşınmazın maliki murisin ... olan soyadının ... olarak nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bilindiği üzere; Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde belirtilen ve kütükte bulunması zorunlu olan kimlik bilgilerinden tapu malikinin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasına ilişkin yanlış yazılan bilgilerin düzeltilmesi istenebilir.Somut olayda, dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme...
Adli Tıp Şube Müdürlüğü Adli Tıp uzmanı tarafından düzenlenen tek tabip raporu ile yetinilmesi, 3- Nüfus Müdürlüğünden getirtilen aile nüfus kayıt tablosu ve ekindeki doğum tutanağı içeriğinden yaşının düzeltilmesi istenilenlerden S...Y...'nını nüfusa 05.01.1994 doğum tarihli olarak kaydedilmiştir. S.. Eğitim ve Araştırma Hastanesince verilen 30.03.2010 günlü sağlık kurulu raporunda kemik yaşının 18 ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Saptanan bu durum karşısında mahkemece S...Y...'nını'nın nüfus kütüğünde 05.01.1994 olan doğum tarihinin rapora göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, Sağlık Kurulu raporu gözardı edilip adı geçenin doğum yılının 1990 olarak düzeltilmesine hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölümün tespiti ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasında, tespit ve kayıtların düzeltilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35 ... maddesinin birinci fıkrası, aynı kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 69 uncu maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 36 ncı maddesinin birinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 369 uncu 370 ... ve 371 ... maddesi, 3. Değerlendirme Nüfus kayıt düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın ... sicil oluşturmak zorundadır. Hatalı nüfus kayıtlarının her türlü delille ispatı mümkündür....
Somut olayda; dava konusu 930 ada 25 parsel numaralı taşınmazın tapulama tutanağının edinme sütunu incelendiğinde, Nisan 1316 tarihli ve 110 sıra no' lu tapu kaydı ile ...et” adına tespit edildiği, tespit tarihinde “... oğlu... hayatta olmadığından “... oğlu ... ... ölüdür.” şerhinin yazıldığı görülmektedir. Dosya içerisinde bulunan kaydı düzeltilmesi istenen davacıların murisi ...” üst soyunu gösterir nüfus aile kaydı incelendiğinde 1844 doğumlu 1905 tarihinde vefat eden "... oğlu ..." isimli dedesinin bulunduğu, nüfus kaydında dedesinin adının üzerinde “...lakabının yazılı olduğu görülmektedir. Dayanak Nisan 1316 tarihli tapu kaydı ise 1900 yılına tekabül ettiğinden ve kaydının düzeltilmesi istenen “... oğlu ...” 01.07.1926 doğum tarihli olup bu tarihte henüz doğmadığına göre tapu kaydında ...olarak görülen şahsın davacıların murisi “... oğlu ...”'in dedesi olan... olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerekir....
. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; tapu sicil müdürlüğünün 08.02.2012 tarihli cevabında üzerinde kimlik bilgileri düzeltmesi yapılan 28832 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının kapandığı ve yeni oluşan parsel numaraları bildirildiği halde mahkemece kapanmış bir kayıt için kimlik bilgilerinin düzeltilmesi kararı verilmesi doğru olmamıştır....
. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir....
. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir....
. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir....
. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir....
Tüm bu araştırmalar sonucu mahkemece hala kesin bir kanaat oluşturulamaz ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


