WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Kut ve öz annesinin ... olduğu, davacı hakkında nüfus müdürlüğünde birden fazla nüfus kaydı bulunduğundan bahisle, hatalı nüfus kaydının silinmesi ile davacı ...'un kimlikte anne adının ... baba adının da ... Kut olarak düzeltilmesi ve nüfusa tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; celb edilen kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davanın mahiyeti itibariyle nüfus kaydının düzeltilmesi (mükerrer kayıt iptali) davası olduğu, 5490 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca davanın asliye hukuk mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Kanunun bu açık düzenlemesi karşısında ve bozmadan sonra ıslahın olanaklı bulunduğuna dair açık veya örtülü bir hüküm de yasada yer almadığına göre, ıslah yolundan yararlanma olanağı, karar Yargıtay'ca bozulduktan sonra bulunmamaktadır. Mahkemece davacı vekilinin dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi doğrultusunda, dava konusu taşınmazın tapu kaydında, tapu kayıt malikinin isim ve baba isminin düzeltilmesi hatalı olmuştur. Karar bu nedenle bozulmalıdır. Kabule göre de; nüfus müdürlüğünden, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin nüfus kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmadan, mevcut ise bu kişi duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı iddiası bulunup bulunmadığı kendisinden sorulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; nüfus kaydının düzeltilmesi istemine konu eldeki davada; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin karar vermeye yeterli olup olmadığı, hastane tarafından düzenlenmiş doğum raporunun bulunmasına rağmen mahkemece doğru sicil oluşturulması zorunluluğu gerekçesiyle DNA testi yaptırılıp, rapor alınmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 20. Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur (Özsunay, E.: Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s. 243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” şeklindedir [Nüfus Hizmetlerine Ait Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğin (Nüf....

in nüfus kayıtlarındaki ölüm kaydının iptali ile 18.7.2004 tarihinde ölen ...'in kayıtlarının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm C.Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2.3.2005 gün ve 2005/174-2 sayı ile düzenlenen davanamede, 18.7.2004 günü ölen ...'in nüfus kütüğünde sağ göründüğü kardeşi ...'in ise sağ olmasına karşın hakkında düzenlenen ölüm tutanağı uyarınca ölmüş olduğunun nüfusa işlendiği belirtilerek, nüfus kütüklerinde kayıtların düzeltilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın...yönünden kabulü ile sağ olduğunun tespitine ve nüfus kütüğündeki ölüm kaydının silinmesine, ... yönünden ise istemin idari nitelikte olması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmü Cumhuriyet Savcısı temyiz etmiştir....

Soybağına ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup Aile Mahkemelerinin görevi kapsamındadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen nüfus kaydının düzeltilmesi davalarına ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılır. Somut olayda dava; Zilan ve Halil İbrahim'in, Bedriye ve Halim çocuğu olarak gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kaydının iptali ile gerçek annelerinin ..., gerçek babalarının da...olduğunun tespiti ve buna uygun olarak nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir....

in bütün mirasçılarının davalı sıfatı ile davaya katılmaları gerekirken, mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bu durum nazara alınmadan ve taraf teşkili de sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi, 2. Mahkemece iptaline karar verilen davacının ... kaydının, ... kaydının evlilik kaydı olup olmadığı araştırılmadan, nüfus yer değiştirme tutanakları ve nüfus hareketlerine ilişkin diğer tutanaklar getirtilip, gerektiğinde bilirkişi raporu aldırılıp veya somut olaydaki iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, oluşacak sonuca göre adı geçenlerin aynı kişiler olduğunun tespit edilmesi halinde, her iki hane arasında bağ kurulmasına ve davacının bundan sonraki aile ve nüfus hareketlerinin kullanmakta olduğu ve ilk kayıt durumunda olan ... TC kimlik numaralı ... kaydı üzerinden devam etmesine karar verilmesi gerekirken, davacının evlilik hanesi olduğu kabul edilen nüfus kaydının iptaline karar verilmesi, doğru görülmemiştir....

Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması, Kabule göre de; Dava dilekçesinde davacı 01.07.1979 tarihinde doğduğu halde nüfus kütüğüne tescil edilmediğini, 01.02.1974 tarihinde doğup daha sonra ölen kardeşinin ismi ve doğum tarihi ile yaşadığını bu nedenle 01.02.1974 olan doğum tarihinin 01.07.1979 olarak düzeltilmesini istemiştir. Bu istek dikkate alındığında doğum ve ölüm vukuatının nüfus kütüğüne geçirilmesinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu, davacının nüfusa bir kaydının da bulunmadığı anlaşıldığına göre dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

ın nüfus kaydına hatalı yazılan anne ve baba adının düzeltilmesi, kendisi ile ... arasında kayden irtibat kurulması istemiyle dava açtığı, ... Aile Mahkemesince soybağının reddi isteğinin tefrik edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, istek hatalı yapılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. Yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemle kanuna aykırı olarak yapılan kayıtların düzeltilmesinin, nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu açıktır (Hukuk Genel Kurulu 2013/18-354 E. 2013/1554 K. 13.11.2013 T.). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine yönelik olan ve Türk Medenî Kanununun 282 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağı kurulmasıyla ilgisi bulunmayan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ......

in annesinin adı ile ilgili olarak bir tereddüt yaratıldığı nüfus kaydına göre de L..'nin (Ş..'nin) 27.08.1982 günü öldüğü anlaşılmaktadır. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davaları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin bulunan davalardan oldukları gerçeği dikkate alınarak bunların, bizzat kaydının düzeltilmesi istenen kişi tarafından açılması gerektiği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmekte ise de, çoğun içinde azında bulunduğu kuralı uyarınca düzeltme isteminin aynı zamanda tespiti de içeriğinden davacının, salt düzeltme isteminde bulunması, tespit kararı verilmesine engel oluşturmaz. Açıklanan duruma ve tüm dosya içeriğine göre davacının iddiası kanıtlanmış bulunduğundan ölü olan babaannesinin nüfus kütüğünde L.. olan adının Ş.. olduğunun tespitine karar vermek gerekirken doğrudan doğruya kaydın düzeltilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2013/1137-2013/1369 Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Tapu Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava konusu 289 ada, 5 parsel sayılı taşınmazda kayıt maliki olduğunu, tapu kaydının malik hanesinde baba adı “Yusuf” olmasına rağmen kadastro tespit çalışmaları sırasında hatalı olarak “Durmuş” yazıldığı iddiasıyla tapu kaydının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır....

UYAP Entegrasyonu