Bu saptama yapılırken de nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. Dava konusu 568 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağında tespit işleminin dayanağını teşkil eden Mayıs 1927 tarihli, 9 numaralı tapu kaydı celp edilip incelenmemiştir. Ayrıca, nüfusta kayıtlı başkaca ... oğlu ... olup olmadığı da nüfus müdürlüğünden sorulmamıştır. Mahkemece, yukarıda belirtilen noksanlıklar giderildikten sonra hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, taşınmaz başında keşif yapılarak tespit bilirkişileri ve tanıklar dinlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı ... Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla ... kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmelidir. Somut olaya gelince, kişinin ... kaydındaki kimlik bilgileri ile nüfus kaydındaki kimlik bilgilerinin uyumlu olmasına rağmen ... kaydının dayanak belgelerinden olan tapulama tutanağında ... malikinin doğum tarihinin farklı olduğu bu nedenle davacının tapuda işlem yapamadığı anlaşılmaktadır....
Davacının nüfus kayıtları incelendiğinde; ... tarafından evlat edinildiği anlaşılmaktadır. Ancak tescile esas ilamdaki ...mirasçısı ... ile davacı arasındaki bağlantı mevcut delillerle ispatlanamamıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 3.2.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli görülmemiştir. Dava konusu 860 parsel sayılı taşınmaz 1954 yılında zilyetlik hukuki nedenine dayanılarak "...'in 25 sene önce ölümü ile kızları ... ve ...'ye kaldığından" bahisle tespit görmüştür. Bu nedenle davacının murisi ... ile diğer tespit maliki ... kızı ... arasındaki irtibatı sağlayacak delillerin toplanması gerekir. Murisin ... ilçesi ... köyünde kayıtlı anne, baba ve kardeşlerine ait nüfus kaydı araştırılmalı, ... adlı kardeşi bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, aynı yer nüfusuna kayıtlı ... kızı ...'in nüfus kaydı sorulmalı, mirasçıları tespit edilip dinlenmelidir. Kısacası tespit tutanağındaki tasarruf sebebi ile davacının murisinin nüfus kaydı birbirini doğruladıktan sonra bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....
Nüfus müdürlüğünden getirtilen kayıtlar arasında, “... oğlu...” isimli bir kişinin nüfus kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Tespit edilen bu kişinin ölmüş olması nedeni ile mirasçılarının dava konusu taşınmaz hakkında mülkiyet iddiaları bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yukarıda adı geçen “... oğlu ...in” mirasçılarının adresinin tespiti ile mahkemeye çağrılarak taşınmaz üzerinde bir hak iddiaları bulunup bulunmadığı sorulup beyanları tespit edilmeli, taşınmazda mülkiyet iddiaları olması halinde çekişmenin esası tapu iptali ve tescil davası ile çözülebileceğinden şimdi olduğu gibi davanın reddine karar verilmeli, böyle bir iddiaları bulunmadığı takdirde diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Şu açıklamalardan anlaşıldığı üzere, tapuda isim düzeltilmesi davalarındaki amacın tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesine yönelik olması karşısında; kaydı düzeltilmesi talep edilen kişinin nüfusta kayıtlı olması gerektiği, her türlü duraksamadan uzaktır. Genel ilke bu şekilde açıklandıktan sonra; somut olayda dava konusu taşınmaz 439 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşmuş olup Mayıs 307 tarihli ve 12 sıra numaralı tapu kaydına istinaden tespit ve tescil edilmiştir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 27.09.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu Kurtuluş mahallesi, 206 ada 33 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında yazılı olmayan baba adının “...” olarak ilavesi ayrıca 06.12.2011 tarihli oturumda da ıslah beyanıyla doğum tarihinin eklenmesi suretiyle tapu kaydının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir....


