İlçesi Cilt No: 50, Hane No: 44 olduğu, dava dilekçesi ekinde tercüme sureti sunulan Suriye Arap Cumhuriyeti nüfus kayıtlarına göre ise (Şam Kırsalı İli ... Nüfus İdaresi Hane 71) ...'nin anne-baba bağı olmaksızın ... ve ...'den olma 05.11.1946 Kaysa doğumlu olarak 29.11.1971 yılında nüfusa tescil edildiği, bu hanede 10.07.2000 tarihinde ölen eşi ile daha sonra evlendiği eşi ... ve altı çocuğunun kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dava bu haliyle, nüfus olaylarına dair (evlenme, evlilikten doğan çocukların tescili vb) işlemlerin tamamına yakının gerçekleştiği Suriye Arap Cumhuriyeti nüfus kayıtlarındaki kişi ile Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarında sadece nüfus kaydı bulunan ancak hiçbir nüfus olayı olmadığından uzun süre işlem görmeyen ve hakkında ölüm araştırması yapılan kişinin aynı kişi olduğunun tespiti ist... ilişkindir....
ın, nüfus kayıtlarında ... ve resmi nikahlı eşi ... kızı olarak nüfusta yanlış olarak kayıt ve tescil edildiğini, ancak ...'nin, babası ...'ın resmi nikahlı eşinin yanında imam nikahlı ... isminde bir eşi daha olduğunu, ...'ın, annesinin ... olmasına rağmen nüfusta resmi nikahlı eşi olan ...'nın üzerine kaydedildiğini, anne ile soybağı doğumla meydana geldiğini, bu nedenle nüfus kayıtlarında biyolojik annesi olmayan ... adına kayıtlı olmasının anneannesi ... ile ... arasında soybağını kurmayacağını, yanlış olan bu tescil kaydının düzeltilmesi gerektiğini iddia ederek ...'ın annesinin ... değil, ... olduğunun tespitine, nüfus kayıtlarının buna göre düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Müteveffa ...'in nüfus kayıt örneği incelendiğinde, kardeş-kardeş çocuğu olmadığı anlaşılmış, ...'...
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir. Hal böyle olunca; 9/8/1973 tarihli kadastro tespiti, istinsah varakası, 11/02/1944 tarihli resmi senet içeriklerine göre kayıt m...ki ... ... kızı ...’nin var olduğunun, ... ... ve ...’dan olma ... ve ... ile ana baba bir, ... ile de baba bir kardeş olduğunun anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Davalının temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
un adını kullandığını bildirmiş olması ve dosyadaki nüfus kayıt örneğine göre baba ve anne adları aynı olup, kardeş bulunan 10.07.1983 doğumlu ... kaydının da mevcut olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın gerçek adının mahkemesince tespiti ile buna göre hüküm kurulması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 23.10.2014 tarihli yazı içeriğine göre, Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü Biyometrik Veri İşlemleri Büro Amirliğinden sanığın gerçek kimliğinin tespiti istenip, ayrıca ilgili nüfus müdürlüğünden ... adına bir kayıt olup olmadığı sorulup, sonuca göre sanığın gerçek kimliği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Yukarıda belirtilen araştırma sonucunda sanığın gerçek kimliğinin belirlenememesi durumunda ise; dosya içeriğine göre parmak izleri ile fotoğrafların aynı kişiye ait olduğu ve dosyamızın konusunu oluşturan suçu işleyen kişi bu kişi olduğunun parmak izinden kesin olarak tespit edilmesi karşısında; ... ve ...'...
nun baba adının ... olduğu, 3 çocuğunun bulunduğu, bunlardan birinin......, diğerlerinin adlarının ...ve Mehmet Ocaklılar olduğu anlaşılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36.maddesine göre; ilgililer nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme ve tespit davaları açmak hak ve yetkisine sahiptirler. Bir kimsenin ölmesi sonucu kaydı kapalı hale geleceğinden bu kişilerle ilgili sadece tespit davası açılabileceği, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmiştir. Davacı her ne kadar davada hem kayıt düzeltmesini hem de tespit istemiş ise de çoğun içinde azın da bulunacağı ilkesi gözetilerek düzeltme davası içinde tespit isteminin de mevcut olduğunun kabulü gerekir. Nüfus kayıt düzeltme davaları diğer bir kısım davalarda olduğu gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı hakim doğru sicili oluşturmak mecburiyetindedir....
in aynı kişiler olduğu hususunun tespiti ile nüfus kaydının düzeltilmesi isteğiyle eldeki davanın açıldığı, iddianın içeriği ve davanın niteliği gereği davada DNA incelemesi yapılması gerektiği, ilk bozma ilamında da ... ve ...'nin aynı anneden gelen kardeşler olduğunun tespiti açısından DNA testi yaptırılması gerektiğinin vurgulandığı, ne var ki davacı tarafın verilen süreye rağmen ... ve ...'nin mezar yerini bildirmediği, ikinci bozma ilamında belirtilen ... anne baba ve çocuklarının tespiti ile ...'in nüfus kaydına ulaşılması için araştırma yapıldığı, davacının babasının diğer kardeşlerinin nüfus kayıtlarının alındığı, ...'in nüfus kaydına ulaşılması adına Hacılar Nüfus Müdürlüğünden adı ... olan tüm vatandaşların nüfus kayıtları istenilmiş ancak davacının tarif ettiği şekilde bir ... ismine ulaşılamadığı, tanıkların ...'i tanımadığı ve ...'in anne babasını bilmedikleri, davacı vekilinin duruşmada tüm tanıkların ifadesinin aynı olduğunu beyan ettiği, ...'...
Bilirkişi kurulu ----- tarihinde vermiş bulundukları raporda, iptali istenen ---- alınan ------ gündem maddesinin oylamasında kabul ve ret oyu kullanan hissedarların nüfus kayıtlarının incelenmesi sonunda; pay sahibi ve yönetim kurulu üyeleri------------kardeş, pay sahibi --------- anne çocuk olduğu görülmekle ve kabul oylarının ---- olduğu nazara alınarak öte yandan-------kullanan pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi ---------- kardeş olduğu görülmekle, TTK 436/1 uyarınca " pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortak oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyeti altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işleme veya herhangi bir yargı kurulu ya da hakemdeki davaya ilişkin müzakerelere oy kullanamaz " hükmü gereğince yönetim kurulu üyeleri ------yapılan oylamada ------------ olumlu oy kullanıldığı, oy kullanan kişilerin kardeş ve anne olmalarından dolayı oy hakkından yoksun kişilerin oy kullanması halinin gerçekleştiği bu nedenle bu yönetim kurulu...
Dava, davacıların murisi ile tapu kaydında malik olarak görünen kişinin aynı kişi olduklarının tespiti istE.. ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar 316 parsel sayılı taşınmazda (1/6) oranında hissedar olarak gözüken M.. Şengönül ile nüfus kayıtlarına E.. (Şengönül) Yağcıoğlu olarak görünen kişinin aslında aynı kişi olduklarını; kayıtlardaki M.. Şengönül'ün aslında 1334 tarihinde vefat ettiğini, sonradan doğan E.. Şengönül'ün M.. Şengönül olarak hayatını sürdürdüğü ve evlilikten dolayı Yağcıoğlu soyadını aldığını belirterek 316 parsel sayılı taşınmazda (1/6) hisse sahibi mA..k olarak gözüken C.. (kızı) M.. Şengönül'ün kardeşi E.. (Şengönül) Yağcıoğlu ile aynı kişi olduğunun tespitini istemişlerdir. Mahkemece tapu kayıtları, nüfus kayıtları, kadastro tutanağı incelenerek ve tanık beyanları esas alınarak istem kabul edilmiştir. Dosyada bulunan aile nüfus kayıt örneği incelendiğinde C.. kızı M.....
yönünden nüfus kaydının gerçek durumu yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe kaydedildiğinden ve tarafların bundan haberdar olduklarından söz edilmesi gereklidir. Bu yönden davanın soybağı ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Anne olduğu iddia edilen ... yönünden ise, soybağının olamayacağı tartışmasızdır. Baba olduğu iddia edilen ... yönünden ise, ...'in ...'in annesi olduğunun tespiti halinde adı geçenler yönünden soybağı hakim hükmüyle değil Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca evlilik ile kurulmuş olacaktır. Dava dilekçesindeki iddiaların kabulü halinde, baba olduğu iddia edilen ... yönünden soybağı ilişkisi ...'in anne olduğunun tespiti halinde yasa gereği kendiliğinden gerçekleştiğinden bu halde de soybağı davasından sözedilemez. Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında soybağı davaları ile nüfus düzeltim davaları arasında davanın tarafları dava açması süresi ve ispat kuralları bakımından ciddi ayrımlar bulunduğu açıktır....


