AD VEYA SOYAD DEĞİŞİKLİĞİ 1587 S. NÜFUS KANUNU (MÜLGA) [ Madde 46 ] "İçtihat Metni" Davacı Şaban Çetin ile davalı Nüfus Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 6/7/2000 günlü ve 2000/188-185 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla C. Başsavcılığının 18/1/2001 gün ve Hukuk 184442 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile nüfus başmemuru veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur. Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen soyadı değişikliğine ilişkin davada Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk ve 1. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, haklı nedenle soyadı değişikliği istemine ilişkindir. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince; 6100 Sayılı HMK'nın 382. maddesinde ad ve soyadı değişikliğinin çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı, aynı yasanın 383. maddesi gereğince bu tür işlere bakmakla sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, 5490 Sayılı Yasanın 36/a maddesine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacı ile aynı dönemlerde soyadı ve/veya doğum tarihi farklı olan işe giriş bildirgelerindeki işyerlerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip beyanlarına başvurmak,zabıta araştırması yaptırarak soyadı ve/veya doğum tarihi farklı olan işe giriş bildirgelerindeki kimlik bilgilerine sahip kişilerin bulunup bulunmadığını tesbit etmek, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden soyadı ve/veya doğum tarihi farklı olan kişilere ait nüfus kaydı bulunup bulunmadığını araştırmak,davacının yaş tashihinin hangi tarihte yapıldığını sormak, buna ilişkin mahkeme kararını getirtmek, gerekirse 506 sayılı Yasa'nın 120.maddesi hükümleride gözetilerek işe giriş bildirgelerinin davacıya ait olduğunun tesbit edilmesi halinde davacının yaşlılık aylığı bağlanması için Kuruma yaptığı başvuru tarihi itibariyle...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde nüfus kütüğünde " ..." olarak yazılı soyadının " ..." olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1- Mahkemece yapılan yargılama sırasında 26.12.2008 günlü son oturuma katılan Cumhuriyet Savcısı ...,...( sicil numaralı) ad ve soyadı ile sicil numarasının gerekçeli kararın başlık kısmında gösterilmemiş olması, 2- Hüküm kısmında soyadının düzeltilmesine karar verilen ......
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinde ad ve soyadı düzeltilmesi işlerinin çekişmesiz yargı kapsamında bulunduğu; aynı Kanunun 383.maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olduğu düzenlenmekle birlikte, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinde de nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından mahkemece, adın düzeltilmesi istemine ilişkin davanın görevli asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiği dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....
I-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. II- 647 sayılı parselle ilgili olarak davacının yalnızca annesi ... ...'nın ad ve soyadının düzeltilmesini istemiş olmasına karşın bu konuda bir karar vermek yerine talep olmadığı halde ... oğlu ... ... mirasçıları adına tescil kararı verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. III- "Mülkiyet hakkının tescili" başlıklı Tapu Sicil Tüzüğü'nün 25.maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler, malikin adı, soyadı, ... adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki bunların arasında malikin doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez....
Mahkemece, Şırnak Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nde görevli adli tıp uzmanı tek hekim tarafından düzenlenen rapor ile yetinilmesi, yargılamanın son oturumuna katılan Cumhuriyet Savcısının ad ve soyadı ile sicil numarasının gerekçeli kararın başlık kısmında yer almaması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, Şırnak Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nde görevli adli tıp uzmanı tek hekim tarafından düzenlenen rapor ile yetinilmesi, yargılamanın son oturumuna katılan Cumhuriyet Savcısının ad ve soyadı ile sicil numarasının gerekçeli kararın başlık kısmında yer almaması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ın nüfus kütüğünde 1992 olan doğum yılının 1989 olarak düzeltilmesini istemişler, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-Dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen ... adında ikiz kız kardeşi olduğu anlaşıldığı halde; her iki kardeşin de birlikte tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevki sağlanarak ikiz olup olmadıkları konusunda sağlık kurulu raporu alınmadan, ....'in doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi, 2-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde mahkeme kararının kapsayacağı hususlar açıkça belirtilmiş olup, buna göre; kararın verildiği Yargılamanın son oturumuna katılan Cumhuriyet Savcısının ad ve soyadı ile sicil numarasının gerekçeli kararın başlık kısmında gösterilmemiş olması, Doğru görülmemiştir....
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinde ad ve soyadı düzeltilmesi işlerinin çekişmesiz yargı kapsamında bulunduğu; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olduğu; 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinde de nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından; mahkemece, işin esasına girilerek gösterilecek deliller toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine uygun bulunmayan gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir....


