Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, asıl davada, davalı karşı davacı tarafın borcu ödediğini iddia etmesine rağmen bu hususu ispatlayamadığı, davalının dosyaya sunduğu çekler ve ödeme belgelerini dava konusu edilen silme makinesi ile ilgisinin olmadığı, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde davaya konu edilen borç ödenmiş olarak gösterildiği halde dosyaya herhangi bir makbuz havaleyi gösteren banka evrakı ya da elden ödendiğine dair başka bir belge sunulamadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açıldığı, bu davalardaki öngörülen zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu, davalı ile karşı davacı arasındaki alacak ilişkisinin 2008 yılında meydana geldiği, davanın ise 2014 yılında açıldığı gerekçesiyle, karşı davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı karşı davacının asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde, dosyadaki...
Dava, hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 77 ve devamı maddelerine dayanmaktadır. 6098 sayılı TBK m.77 uyarınca "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." denilmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. TBK'nın 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....
Dava konusu alacak, sosyal yardım ödemelerinden eksik gelir ve damga vergisi kesilmesi nedeniyle davalıya yapılan fazla ödemenin tahsiline ilişkindir. Fazla ödemenin idarenin bir şart tasarrufuna dayanmadığı, salt hatalı ödemeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 77/1. maddesine göre, zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK'nın 79 ve 80. maddelerde "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşmiş 2023/49 E. sayılı kararı ile çek takibi geçerliliğini koruduğundan bu takibe istinaden yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği iddia edilemeyeceğinden, davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kambiyo senetlerine karşı sebepsiz zenginleşme davasının açılmayacağını uyuşmazlık konusu çek hakkında kesinleşmiş mahkeme ilamı olduğunu, ispat yükü davalı tarafta olmasına rağmen sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediğini, kambiyo vasfında olmayan çek için yapılmış ödeme de sebepsiz zenginleşme kapsamında olduğunu, davalı tarafın çekin kambiyo vasfında olduğunu iddia ettiğini, sebepsiz zenginleşme istenemez derken diğer yandan da İstanbul Anadolu 10....
Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir. Borçlar Kanunu'nun 61.maddesinin 1.cümlesine göre, haklı bir neden olmaksızın başkasının zararına zenginleşen kimse, onu geri vermek zorundadır. Sebepsiz zenginleşmeden sözedilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....
Sulh Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmayıp talebin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olduğundan bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda davacılar, murislerinden intikal eden taşınmazın kiraya verilmiş olduğunu, murisin eşi tarafından kira bedellerinin tahsil edildiğini belirterek davacıların veraset belgesine göre paylarına düşen kira bedelinin tahsilini talep etmektedirler. Davacıların iddiasına göre taraflar arasındaki temel ilişkinin kira sözleşmesi kapsamında değil sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası niteliğinde olduğu gözetildiğinde, buna göre uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 09.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık, davalıya sosyal yardım ödemeleri sırasında verginin yanlış hesaplanması nedeniyle 2004 yılında 3.377,05 TL ve 2005 yılında 2.621,40 TL olmak üzere toplam 5.998.45 TL'nin fazla ödendiği iddiasına dayalı açılan sebebsiz zenginleşme davası niteliğindedir. Sebepsiz zenginleşme, BK.nun 61-66.maddeleri (TBK.nun 72-82.maddeleri) gereğince, bir kimsenin malvarlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin malvarlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun malvarlığından bir başkasının aleyhine olarak zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Haklı bir sebep olmaksızın başkası zararına mal edinen kimse onu iade ile yükümlüdür. Sebepsiz zenginleşme kurumunun varlık sebebinde haksız değer kaymalarının önlenmesi amaçlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davalıya yersiz ödeme yapıldığı sabittir....
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki açıklamalarına göre, kesinleşen ortaklığın giderilmesi davası sonrası açılan bu davanın muhdesatın tespiti niteliğinde olmadığı,muhdesat bedeli sebebiyle davalıların hisselerine düşen miktarın fazla kısmı bakımından sebepsiz zenginleştikleri iddiasına dayalı olarak eda nitelikli alacak davası açıldığının kabulü gerekir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun bu muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülmez. Zira, vücuda getiren tarafından kullanılan muhdesatın taşınmaz maliklerine herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir....
Mahkemece; taşınmaz bedelinin davacı tarafından bankaya yatırıldığı kabul edilmekle birlikte davacının davalı belediyenin dahili olmadan kendiliğinden hukuki işlemler yaptığı, bu hukuki işlemlerin sonucunda kendi yanılgısına göre sonuç beklediği, bu sonuca ulaşamaması nedeniyle bu davayı açtığı ve davalı belediyenin sebepsiz zenginleştiğini kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.Duruşma davetiyelerinin tebliği için dosyadan posta pullarının çıkmadığı tutanakla saptandığından ve miktar itibariyle duruşmalı inceleme şartları oluşmadığından davacı vekilinin duruşma istemi red edilerek, temyiz incelemesi dosya üzerinde yapılmıştır.Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemidir....
KARŞI OY YAZISI Dava, bir kamu kurumu tarafından idari bir karar ile maaş, sağlık ödemesi v.s. ad altında ilgilisine ödeme yapıldıktan ve kendisine ödeme yapılan ilgilinin kendisine ödeme yapılmasını gerektiren koşulları taşımadığının anlaşılması üzerine kamu kurumunca ödemeye ilişkin kararın iptal edilmesinden sonra, dayanaksız kalan ödemelerin ilgilisinden geri istenmesine (sebepsiz zenginleşme nedeniyle) ilişkin kamu kurumunun açtığı bir davadır. Kamu kurumunun (idarenin) ödeme yapılmasına ilişkin kararı nasıl bir idari işlem ise, ödeme yapılmasına ilişkin kararın dayanağı olan koşulların kalmaması veya bulunmadığının anlaşılması üzerine kamu kurumunca (idarece) ödemenin iptaline ilişkin kararı da idari bir işlemdir....


