takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2009/904 sayılı dosyasında 15.01.2009 tarihinde yaptığı takibin itiraz üzerine 26.09.2009 tarihinde durmasından sonra aynı alacakla ilgili olarak asıl alacak ile depo edilecek çek sorumluluk miktarını ayırarak aynı miktar üzerinden bu kez davaya konu ... 26. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1027 sayılı dosyasında 31/01/2011 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, bu icra takibinde ödeme emrine “... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2009/904 sayılı takiple tahsilatta mükerrer olmamak kaydıyla” ibaresinin de eklendiği, davacının önceki tarihli takip dosyasında yaptığı takibin davalıların itirazıyla durmasından sonra itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gitmeden aynı alacakla ilgili olarak ilamsız icra yolu ile takip yapamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 42.000.TL kira parasının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine davacı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur....
Mükerrer takip bulunması dava şartı (icra hukukunda takip şartı) olduğuna göre, mahkemece, borçlunun mükerrerlik itirazının bu nedenle kabulü gerekirken, ...İcra Müdürlüğü'nün 2013/67 esas sayılı takip dosyasının her zaman yenilenmesi mümkün olduğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmesi yerinde değil ise de; karar sonucu itibari ile doğru olup şikayetin kabulü takibin iptali yerine “takibin geri bırakılmasına ve ödeme emrinin iptaline” karar verilmesi isabetsiz ise de, mahkeme kararını temyiz eden alacaklı taraf olduğundan, aleyhe bozma yasağı nedeniyle bu usulsüzlük bozma nedeni yapılamayacağından mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile, aleyhe bozma yasağı nedeniyle ve şikayetin kabulü yönünden sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'...
İcra Müdürlüğü'nün 2014/ 9480 E. sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine geçildiği, borçlu vekilinin 14.12.2015 tarihli talebi ile süresinde satış istenmediğini ileri sürerek satışın düşürülmesini talep ettiği, icra müdürlüğünce yasal süre içerisinde satış istenmediğinden bahisle İİK'nun 150/e maddesi uyarınca takibin düşmesi nedeni ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Mükerrer olduğu ileri sürülerek iptali talep edilen ... 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/ 28001 E. sayılı dosyayla yürütülen takibin ise aynı ipotek belgesi ve ihtarnameye dayalı olarak 22.12.2015 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. İİK'nun 150/e maddesinde; “Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir....
-TL.üzerinden iptali ile takibin devamına, birleşen davanın mükerrer talebe konu olduğu ve asıl dosyada karara bağlandığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Davacı asıl davada 6.029.30 TL tüketim borcunun davalıdan tahsilini talep etmesine rağmen mahkemece itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2-Davacı birleşen davada, asıl davada dava konusu yapılmayan takip tarihinden dava tarihine kadar olan faiz ve KDV alacağının tahsilini talep etmiş olup talebin mükerrer olduğu kabul edilemez....
Mahkemece, ilamın aynen icrasının mümkün olmaması durumunda, İİK'nun 24. maddesi gereği, ilam konusunun icra müdürü tarafından değeri tespit edilerek bu değer üzerinden takibin devamının gerektiği, şikayete konu icra takibinde de, bu şekilde bilirkişiye tespit ettirilen değer üzerinden takibe devam olunduğu, borca ve faize itiraz mahiyetindeki diğer taleplerin süresi içinde ve ayrıca itiraz yolu ile ileri sürülebileceği, bu şekilde şikayet istemine konu edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takibin devam edeceği miktara ilişkin icra memuru işlemini şikayeti yanında, ödeme itirazı ile işlemiş ve işleyecek faize yönelik talepte de bulunduğu halde, mahkemece anılan konularda inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir....
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kıdem tazminatı işlemiş faizinin 8.617,40 TL olarak kabulüne, bu miktar yönünden takibin devamına ve fazla kısmın iptali ile diger alacaklar işlemiş faizinin 5.176,55 TL olarak kabulüne, bu miktar yönünden takibin devamına ve fazla kısmın iptaline karar verilmesi üzerine hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlunun, takipte ilama aykırı olarak faiz ve alacak kalemlerinin bulunduğu yönündeki iddiası ilama aykırılık şikayeti niteliğinde olup, bu tür şikayetler kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak İcra Mahkemesi önüne getirilebilir....
Ancak, mahkemece hükme esas alınan raporun kesin kanaat içermemesi nedeniyle başlı başına bu rapora dayalı olarak hüküm kurulamayacağından, imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, borçluların takip dayanağı senede ilişkin imza itirazları kabul edildiğine göre, İİK’nun 170/.... maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi de isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ..............
Sayılı kararına dayanılmış ise de, somut olayda bu kararın emsal teşkil etmeyeceği, bahsi geçen Dairemiz kararında; borçlular hakkında iki ayrı kombiyo takibi yapıldığı, oysa şikayete konu olayda genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibinin yanı sıra kambiyo takibinin başlatıldığı görülmekle Bölge Adliye Mahkemesince mükerrer takip iddiasına yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken takibin iptali isabetsizdir. 2) Borçluların temyiz isteminin incelenmesine gelince; İİK'nun 169/a-6. maddesine göre; "Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi halinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın (Değişik ibare: 02/07/2012-6352 S.K./34.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir."...


