Davalı vekiline TBK 138. Meddesine istinaden uyarlama yapılması talebini HMK 31. Maddesine göre açıklamak üzere 2 haftalık süre verilmesine karar verilmiş , davalı vekili beyan dilekçesinde “Eser sözleşmesinde ifanın aşırı derecede güçleşmesi masrafların artmasından başka bir nedenden meydana gelmişse de genel hüküm niteliğindeki TBK 138. madde hükmüne dayanılarak uyarlama talep edilebilecektir.” şeklindeki düzenleme gereği TBK 138. madde hükmüne dayanılarak sözleşmenin değişen şartlara uyarlanması taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili ---- tarihli beyan dilekçesinde dava konusu taşınmazın ---- nedeniyle tapu kaydında bildirilen----------- olduğunu, dava dilekçesini bu şekilde tavzih ettiğini bildirmiştir. Mahkememizce dava konusu taşınmazın -------------- müzekkere cevabında------ olmadığı hususunda dosya daha önce rapor sunan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, alınan ek bilirkişi heyeti raporunda dava konusu taşınmazın ----------- olduğu bildirilmiştir....
Şti. aralarındaki iptal davası hakkında Erdek Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 01.12.2006 gün ve 15-315 sayılı hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Yargıtay 21.ci Hukuk Dairesinin İş Bölümü alanı, özel Kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı taktirde, "Yargıtay Kanunu" nun 14'ncü maddesiyle sınırlıdır. Anılan madde hükmünde ise, Dairemizin hasren 506 ve 1479 sayılı Yasalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin olarak İş Mahkemelerinden verilen hüküm ve kararları inceleyeceği öngörülmüştür. İnceleme konusu karar, tacirler arası ticari ilişkiye dayalı itirazın iptali takibin devamına ilişkin olup belirgin şekilde 14'ncü maddenin kapsamı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin işbölümü alanı içine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü dava dosyasının Yargıtay 19....
Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2013 NUMARASI : 2009/114-2013/345 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; KARAR Dava, muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Davacılar, ortak mirasbırakan kardeşleri İsmail ’nın kayden malik olduğu 1797 ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 nolu bağımsız bölümü davalı kardeşlerine ölünceye kadar bakma akti ile devrettiğini, yapılan işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile miras payları oranında adlarına tescili istemişlerdir....
Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur....
Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır (TBK m.19). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 günlü ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur....
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tarafından yapılan ödemelerin daha önce muaccel hale gelen alacağa mahsup edilmesinin BK 86. maddesi (TBK Madde 102) hüküme uygun bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davalının bakım borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle tapu, iptal tescil talebinin kabulüne karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından davalının istinaf talebinin esastan reddine oyçokluğuyla karar verilmiştir. Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil ile tenkis istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1933 doğumlu mirasbırakan ...’nın 11/11/2014 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak ilk evliliğinden olma oğlu davalı ... ile ikinci evliliğinden olma oğlu davacı ...’ı bıraktığı, ... 13. Noterliği’ne ait 02/09/2014 tarih 13084 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma akdi ile mirasbırakanın maliki olduğu 12 numaralı bağımsız bölümü davalıya devrettiği kayden sabittir....
Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır (TBK madde 19). Şayet bakım alacaklısının, temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunu değil de bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda uygulama yeri bulur....
içinde ---------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/07/2022...


